<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<!-- generator="wordpress/2.3.1" -->
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	>

<channel>
	<title>Burkina Fasa Fiso Halk Cemahiriyesi</title>
	<link>http://www.burkinafasafiso.com</link>
	<description>Ali Işıngör'ün politika, açık yazılım, çizgi roman, tarih ve popüler kültür üzerine gündüz sayıklamaları...</description>
	<pubDate>Mon, 25 Feb 2008 13:15:06 +0000</pubDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.3.1</generator>
	<language>en</language>
			<item>
		<title>ECMA&#8217;dan Dersler: Bas bas paraları Leyla&#8217;ya-4</title>
		<link>http://www.burkinafasafiso.com/2008/02/25/ecmadan-dersler-bas-bas-paralari-leylaya-4/</link>
		<comments>http://www.burkinafasafiso.com/2008/02/25/ecmadan-dersler-bas-bas-paralari-leylaya-4/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 25 Feb 2008 13:12:28 +0000</pubDate>
		<dc:creator>AliIsingor</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Özgür yazılım]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.burkinafasafiso.com/2008/02/25/ecmadan-dersler-bas-bas-paralari-leylaya-4/</guid>
		<description><![CDATA[ECMA ve Microsoft&#8217;un OOXML&#8217;in ISO standardı olarak kabul edilmesi sürecinde yediği nanelerin haddi hesabı yok. Bu seferki öykümüz, Avustralya&#8217;dan.
Bilmem hatırlar mısınız, bundan yaklaşık bir yıl kadar önce Microsoft&#8217;un Wikipedia&#8217;daki OOXML ve OpenDocument maddelerini kendi ürününü övecek şekilde düzenlemesi ve değiştirmesi için Rick Jeliffe&#8217;e para ödediği ortaya çıkmış, ortalık epey bir karışmıştı. Şimdi o Rick Jelliffe&#8217;in [...]
<script type="text/javascript">
SHARETHIS.addEntry(
	{
	title: "ECMA&#8217;dan Dersler: Bas bas paraları Leyla&#8217;ya-4",
	url: "http://www.burkinafasafiso.com/2008/02/25/ecmadan-dersler-bas-bas-paralari-leylaya-4/"
	}
	
	
);
</script>
	]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.burkinafasafiso.com/wp-content/uploads/2008/02/basbas_paralari_leylaya.jpg" alt="Bas bas paraları Leyla’ya, bi daha mı gelecez dünyaya…" align="left" />ECMA ve Microsoft&#8217;un OOXML&#8217;in ISO standardı olarak kabul edilmesi sürecinde yediği nanelerin haddi hesabı yok. Bu seferki öykümüz, Avustralya&#8217;dan.</p>
<p>Bilmem hatırlar mısınız, bundan yaklaşık bir yıl kadar önce Microsoft&#8217;un Wikipedia&#8217;daki OOXML ve OpenDocument maddelerini kendi ürününü övecek şekilde düzenlemesi ve değiştirmesi için Rick Jeliffe&#8217;e para ödediği <a href="http://www.telegraph.co.uk/news/main.jhtml?xml=/news/2007/01/26/wmicrosoft26.xml" title=" Microsoft under fire in Wiki edit war">ortaya çıkmış</a>, ortalık epey bir karışmıştı. Şimdi o Rick Jelliffe&#8217;in Cenevre&#8217;deki OOXML toplantısına gidecek Avustralya komitesine üye olduğu ortaya çıktı&#8230;</p>
<p>Bu arada, buradan bir çağrıda bulunmak istiyorum: Türkçe Wikipedia ve PardusWiki&#8217;de bir süredir <a href="http://tr.pardus-wiki.org/Ooxml">OOXML</a> ve <a href="http://tr.pardus-wiki.org/OpenDocument">OpenDocument</a> maddelerini sevgili Akın Ömeroğlu ile birlikte yazıyoruz. Microsoft Türkiye&#8217;den konuya hassasiyetle eğilmesini ve mağduriyetimizi gidermesini saygıyla arz ediyoruz&#8230;</p>
<p><a href="http://sharethis.com/item?&wp=2.3.1&amp;publisher=20189fca-6860-4106-88e7-1bfd18bf6fce&amp;title=ECMA%26%238217%3Bdan+Dersler%3A+Bas+bas+paralar%C4%B1+Leyla%26%238217%3Bya-4&amp;url=http%3A%2F%2Fwww.burkinafasafiso.com%2F2008%2F02%2F25%2Fecmadan-dersler-bas-bas-paralari-leylaya-4%2F">ShareThis</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.burkinafasafiso.com/2008/02/25/ecmadan-dersler-bas-bas-paralari-leylaya-4/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>ECMA&#8217;dan Dersler: Tüh, sandalyemiz kalmadı!-3</title>
		<link>http://www.burkinafasafiso.com/2008/02/22/ecmadan-dersler-tuh-sandalyemiz-kalmadi-3/</link>
		<comments>http://www.burkinafasafiso.com/2008/02/22/ecmadan-dersler-tuh-sandalyemiz-kalmadi-3/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 22 Feb 2008 15:15:03 +0000</pubDate>
		<dc:creator>AliIsingor</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Özgür yazılım]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.burkinafasafiso.com/2008/02/22/ecmadan-dersler-tuh-sandalyemiz-kalmadi-3/</guid>
		<description><![CDATA[
Sevgili Akın, &#8220;ECMA&#8217;dan Dersler&#8221; serisinin birincisi ve ikincisini eğlenceli bir dille anlatmıştı&#8230;. Buyrun, benden üçüncüsü:
Portekiz&#8217;in OOXML&#8217;e dair oyunun belirleneceği ayna komite toplantısına katılmak üzere toplantı salonuna gelen IBM ve Sun Microsystems temsilcileri kapıdan geri çevrilirler. Portekiz ayna komitesi başkanı (aynı zamanda Portekiz Microsoft ofisi yöneticisi!) IBM ve Sun temsilcilerine  &#8220;Kusura bakmayın&#8221; der, &#8220;Size içeride [...]
<script type="text/javascript">
SHARETHIS.addEntry(
	{
	title: "ECMA&#8217;dan Dersler: Tüh, sandalyemiz kalmadı!-3",
	url: "http://www.burkinafasafiso.com/2008/02/22/ecmadan-dersler-tuh-sandalyemiz-kalmadi-3/"
	}
	
	
);
</script>
	]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.ozgurlukicin.com" target="_blank"><img src="http://www.ozgurlukicin.com/media/ooxml/sari/120x240_sari.png" alt="Özgürlük için Pardus..." align="left" border="0" /></a></p>
<p>Sevgili Akın, &#8220;ECMA&#8217;dan Dersler&#8221; serisinin <a href="http://www.omeroglu.net/?p=64" title="ECMA’dan Dersler: Kendinizi rezil edin-1">birincisi</a> ve <a href="http://www.omeroglu.net/?p=65" title="ECMA’dan Dersler: Çelişkili Davranın -2">ikincisini</a> eğlenceli bir dille anlatmıştı&#8230;. Buyrun, benden üçüncüsü:</p>
<p>Portekiz&#8217;in OOXML&#8217;e dair oyunun belirleneceği ayna komite toplantısına katılmak üzere toplantı salonuna gelen IBM ve Sun Microsystems temsilcileri kapıdan geri çevrilirler. Portekiz ayna komitesi başkanı (aynı zamanda Portekiz Microsoft ofisi yöneticisi!) IBM ve Sun temsilcilerine  &#8220;Kusura bakmayın&#8221; der, &#8220;Size içeride oturacak sandalye kalmadı&#8230;&#8221;</p>
<p>İnanmazsanız, buyurun <a href="http://www.noooxml.org/forum/t-13967/microsoft-chairman-says-no-room-for-ibm-and-sun">buradan</a> yakın&#8230;</p>
<p>Bu arada &#8220;OOXML&#8217;e Hayır!&#8221; kampanyamıza katılabilir, 25 Mart günü TSE&#8217;ye iletilecek olan bildirimize<a href="http://www.ozgurlukicin.com/ooxml/"> imzanızı koyabilirsiniz</a>.</p>
<p><a href="http://sharethis.com/item?&wp=2.3.1&amp;publisher=20189fca-6860-4106-88e7-1bfd18bf6fce&amp;title=ECMA%26%238217%3Bdan+Dersler%3A+T%C3%BCh%2C+sandalyemiz+kalmad%C4%B1%21-3&amp;url=http%3A%2F%2Fwww.burkinafasafiso.com%2F2008%2F02%2F22%2Fecmadan-dersler-tuh-sandalyemiz-kalmadi-3%2F">ShareThis</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.burkinafasafiso.com/2008/02/22/ecmadan-dersler-tuh-sandalyemiz-kalmadi-3/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Zeugma ya da Hasankeyf’i görmeyen gözler, İstanbul’u görür mü? (2)</title>
		<link>http://www.burkinafasafiso.com/2008/02/11/zeugma-ya-da-hasankeyf%e2%80%99i-gormeyen-gozler-istanbul%e2%80%99u-gorur-mu-2/</link>
		<comments>http://www.burkinafasafiso.com/2008/02/11/zeugma-ya-da-hasankeyf%e2%80%99i-gormeyen-gozler-istanbul%e2%80%99u-gorur-mu-2/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 11 Feb 2008 19:17:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>AliIsingor</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Hayat]]></category>

		<category><![CDATA[Kültür]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.burkinafasafiso.com/2008/02/11/zeugma-ya-da-hasankeyf%e2%80%99i-gormeyen-gozler-istanbul%e2%80%99u-gorur-mu-2/</guid>
		<description><![CDATA[Geçtiğimiz aylarda hatırlayacağınız üzere, dünyanın en eski kentlerinden biri olan İstanbul&#8217;da plansız programsız kazısı yapılan (vallahi şaka değil!) metro inşaatı yüzünden, &#8220;sanat tarihçisi&#8221; belediye başkanımızın M.S. 1302 tarihinde inşa edilen ve üzerinde hâlâ o günkü Cenevizli ailelerin armasını taşıyan Yanık Kapı’yı yıkmayı ya da yerinden söküp başka bir yere taşımayı planladığını yazmıştım hatırlarsanız&#8230;
O günlerde Rai [...]
<script type="text/javascript">
SHARETHIS.addEntry(
	{
	title: "Zeugma ya da Hasankeyf’i görmeyen gözler, İstanbul’u görür mü? (2)",
	url: "http://www.burkinafasafiso.com/2008/02/11/zeugma-ya-da-hasankeyf%e2%80%99i-gormeyen-gozler-istanbul%e2%80%99u-gorur-mu-2/"
	}
	
	
);
</script>
	]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Geçtiğimiz aylarda hatırlayacağınız üzere, dünyanın en eski kentlerinden biri olan İstanbul&#8217;da plansız programsız kazısı yapılan (vallahi şaka değil!) metro inşaatı yüzünden, &#8220;sanat tarihçisi&#8221; belediye başkanımızın M.S. 1302 tarihinde inşa edilen ve üzerinde hâlâ o günkü Cenevizli ailelerin armasını taşıyan Yanık Kapı’yı yıkmayı ya da yerinden söküp başka bir yere taşımayı planladığını <a href="http://www.burkinafasafiso.com/2007/01/19/zeugma-ya-da-hasankeyfi-gormeyen-gozler-istanbulu-gorur-mu/" title="Zeugma ya da Hasankeyf’i görmeyen gözler, İstanbul’u görür mü?">yazmıştım</a> hatırlarsanız&#8230;</p>
<p>O günlerde Rai Uno (Rai 1) ekibiyle birlikte çektiğimiz belgesel, İtalya&#8217;da ama özellikle Cenova kentinde büyük bir yankı uyandırdı. Nasıl olmasın ki? Cenova&#8217;nın en önemli mahallelerinden birinin adı bugün Galata; Amerika kıtasını keşfettikleri için gururlanan Cenova kentinin dünyaca ünlü deniz müzesinin ismi &#8220;<a href="http://www.genova-2004.it/ndefault.asp?id=737&amp;lingua=ENG" title="Galata Museo del Mare">Galata Deniz Müzesi</a>&#8220;!</p>
<p>Her neyse, Cenova belediye başkanı ve İtalyan Dışişleri Bakanlığı&#8217;nın öncülüğünde, İstanbul&#8217;un bu önemli tarihi değerinin korunması için yapılan üst düzey diplomatik girişimler sonucunda, (Atlas dergisinin katkılarını anmadan olmayacak) İstanbul&#8217;un Ceneviz Surları kurtuldu!</p>
<p>Gazeteci olmakla gururlanacağım güzel anılardan biri olarak yer edecek bende bu&#8230;</p>
<p>Bu güzel haberin üzerine bir şarkı patlatmadan olmayacak :)&#8230;</p>
<p><object width="425" height="355">
<param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/vsQrKZcYtqg&#038;rel=1"></param>
<param name="wmode" value="transparent"></param><embed src="http://www.youtube.com/v/vsQrKZcYtqg&#038;rel=1" type="application/x-shockwave-flash" wmode="transparent" width="425" height="355"></embed></object></p>
<p><a href="http://sharethis.com/item?&wp=2.3.1&amp;publisher=20189fca-6860-4106-88e7-1bfd18bf6fce&amp;title=Zeugma+ya+da+Hasankeyf%E2%80%99i+g%C3%B6rmeyen+g%C3%B6zler%2C+%C4%B0stanbul%E2%80%99u+g%C3%B6r%C3%BCr+m%C3%BC%3F+%282%29&amp;url=http%3A%2F%2Fwww.burkinafasafiso.com%2F2008%2F02%2F11%2Fzeugma-ya-da-hasankeyf%25e2%2580%2599i-gormeyen-gozler-istanbul%25e2%2580%2599u-gorur-mu-2%2F">ShareThis</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.burkinafasafiso.com/2008/02/11/zeugma-ya-da-hasankeyf%e2%80%99i-gormeyen-gozler-istanbul%e2%80%99u-gorur-mu-2/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Linux, Tekir ve kırmızı paraşütlü kedi&#8230;</title>
		<link>http://www.burkinafasafiso.com/2007/12/24/linux-tekir-ve-kirmizi-parasutlu-kedi/</link>
		<comments>http://www.burkinafasafiso.com/2007/12/24/linux-tekir-ve-kirmizi-parasutlu-kedi/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 24 Dec 2007 18:51:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>AliIsingor</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Hayat]]></category>

		<category><![CDATA[Özgür yazılım]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.burkinafasafiso.com/2007/12/24/linux-tekir-ve-kirmizi-parasutlu-kedi/</guid>
		<description><![CDATA[
İngilizce Wikipedia&#8217;daki Ekosistem maddesinin ilk alt başlığı olan &#8220;Ecosystem Dynamics&#8221; şöyle bir alıntıyla başlar:
&#8220;Introduction of new elements, whether biotic or abiotic, into an ecosystem tend to have a disruptive effect. In some cases, this can lead to ecological collapse or &#8220;trophic cascading&#8221; and the death of many species belonging to the ecosystem in question.&#8221;
Özetle söylemek [...]
<script type="text/javascript">
SHARETHIS.addEntry(
	{
	title: "Linux, Tekir ve kırmızı paraşütlü kedi&#8230;",
	url: "http://www.burkinafasafiso.com/2007/12/24/linux-tekir-ve-kirmizi-parasutlu-kedi/"
	}
	
	
);
</script>
	]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.burkinafasafiso.com/wp-content/uploads/2007/12/ekosistem.jpg" alt="Ben ekosistemin zeki, zengin ve birbiriyle didişmeyenini severim!" /></p>
<p>İngilizce Wikipedia&#8217;daki Ekosistem maddesinin ilk alt başlığı olan &#8220;<a href="http://en.wikipedia.org/wiki/Ecosystem#Ecosystem_Dynamics">Ecosystem Dynamics</a>&#8221; şöyle bir alıntıyla başlar:</p>
<blockquote><p><em>&#8220;Introduction of new elements, whether <a href="http://en.wikipedia.org/wiki/Biotic" title="Biotic">biotic</a> or <a href="http://en.wikipedia.org/wiki/Abiotic" title="Abiotic">abiotic</a>, into an ecosystem tend to have a disruptive effect. In some cases, this can lead to ecological collapse or &#8220;trophic cascading&#8221; and the death of many species belonging to the ecosystem in question.&#8221;</em></p></blockquote>
<p>Özetle söylemek gerekirse, madde şunu söyler: &#8220;Ölü ya da canlı, herhangi bir var oluş döngüsüne (ekosistemi sanırım böyle çevirmek en doğrusu) dışarıdan müdahil olan tüm bileşenler, var olan düzen üzerinde yıkıcı bir etkiye sahip olma eğilimi taşır. Bazı durumlarda bu etki, bir doğal yıkıma ya da söz konusu ekosistem içinde yaşayan pek çok türün birbiri ardına ölümüne dahi yol açabilir.&#8221;</p>
<p>Madem biyolojiden alınmış bir terimi, ekosistemi konuşuyoruz, aynı yolda devam edelim.</p>
<p>&#8220;Ekosistem Dinamiği&#8221; adını taşıyan bu genel ilke, son derece deterministiktir. Sadece biyoloji için değil, pek çok alanda kullanabileceğimiz bir araç sağlar bize. Özetle şunu söyler bize doğa yasası: Bir varoluş döngüsüne/ekosisteme dışarıdan katılan her türlü yeni üye, varlığını <strong>güçlü bir şekilde</strong> devam ettirebilmek için eski yapı üzerinde dönüştürücü/yıkıcı hatta yok edici bir etkiye sahip olmalıdır! Bu etki, pek çok türün varlığını yok ederken; benzer nitelik ve çıkarlara sahip türlerin hâkimi olduğu bir yeni ekosistemin doğmasına neden olacaktır.</p>
<p>Buna dair ilginç bir örnek, fi tarihinde Moleschino&#8217;da anlattığım eğlenceli <a href="http://www.moleschino.org/2005/11/16/kirmizi-parasutlu-kedi/" title="Kırmızı paraşütlü kedi!">öykü</a> olabilir. Burada özetle, şunu anlatmıştım:</p>
<p><img src="http://www.burkinafasafiso.com/wp-content/uploads/2007/12/biz-de-mi-parasut-bulsak-ne.jpg" alt="Moleschino’ya selam!" align="left" /></p>
<p>1940&#8242;ların sonuna doğru Borneo Adası’nda yaşayan Dayak kabilesi, sıtma salgınından muzdaripdir. Dünya Sağlık Örgütü, çözüm olarak Borneo ormanlarının üzerine DDT sıkmayı teklif eder! Amaç, ormandaki sinekleri yok ederek bu hastalıktan kurtulmaktır. Açıkçası, koşullar da buna uygundur. İkinci Dünya Savaşı henüz yeni bitmiştir ve bölgede İngiliz Hava Kuvvetleri’nin elinde artık işe yaramayan yüzlerce bombardıman uçağı ve askerlerini bitten korumak için üretilen on binlerce ton DDT kalmıştır.</p>
<p>Öneri, başlangıçta işe yaramışa benzemektedir&#8230; Borneo Adası’ndaki sıtma kökenli ölümler durmuştur. Öyle ki, 1948 yılında tıp alanındaki Nobel ödülü, DDT’nin böcekleri imhasında kullanılmasını öneren <a href="http://en.wikipedia.org/wiki/Paul_Hermann_M%C3%BCller">Paul Hermann Müller</a>‘e verilir!</p>
<p>Bir süre sonra DDT’nin yan etkileri görülmeye başlar. DDT’den zehirlenerek ölen milyarlarca böcek kertenkeleler tarafından afiyetle yenir. Hayatlarında görmedikleri kadar böceği yemekten ağırlaşan kertenkelelerse sıçanlar için muhteşem bir ziyafet olur. Kertenkeleleri yedikçe semiren, semirdikçe de üremesi hızlanan sıçanlar bir süre sonra tüm adayı istila eder! Artık ortalıkta yiyecek böcek kalmadığı için en kolay hedef olan ekinleri talan eden sıçanlar, yerlileri açlığın ve tifo gibi sayısız bulaşıcı hastalığın şefkatli kollarına itmiştir&#8230;</p>
<p>Tek bulunan çözüm, İngiliz Kraliyet Hava Kuvvetleri’nin bugün hatırlamak bile istemeyeceği türden bir &#8220;hava indirme harekâtı&#8221;dır. &#8220;<strong>Operation Cat Drop</strong>&#8221; adı verilen bu harekât ile Borneo ormanlarına 14.000 kedi paraşütle atılır! Normandiya Çıkarması&#8217;na katılan İngiliz paraşütçüsü sayısı 8.000 kişiden biraz fazlaydı, &#8220;Operation Cat Drop&#8221;ta ise kırmızı paraşütlerle adanın üzerine bırakılan 14.000 kedi, Borneo’yu özgürlüğüne kavuşturacaktı…</p>
<p>(..)</p>
<p>Şimdi asıl soruya gelelim: Linux ve özgür yazılım bileşenlerinin &#8220;<strong>kırmızı paraşütlü kedi etkisi</strong>&#8221; yaratma gücü var mı, yok mu?</p>
<p>Bu sorunun cevabı, Linux&#8217;un Türkiye&#8217;de bir geleceğinin olup olmamasıyla doğrudan ilintili. Çünkü ancak bu tür bir dönüştürücü/yıkıcı hatta belki de yok edici bir etkiyle, o üzerine çok konuşulan &#8220;<strong>Linux Ekosistemi</strong>&#8221; oluşabilir. Kimsenin pembe hayaller görmesine gerek yok, içinde bulunduğumuz doğa yasasının gerçeği bu!</p>
<p>Evet hepimiz biliyoruz, Linux ve özgür yazılım ürünleri güvenilirdir, koda müdahale hakkı sağlar, ölçeklenebilirdir, sistem kaynaklarını koklayarak kullanır&#8230; İyi ama tüm bu özellikler zaten yıllardır vardı! O halde neden Linux&#8217;un dünyada ve Türkiye&#8217;de beklenen çıkışı yıllardır gerçekleşmiyor?</p>
<p>Ben açıkçası bunun cevabının mevcut dağıtımların günah ve sevaplarından çok, Linux  üzerinde çalışacak ve kullanıcısına &#8220;katma değer&#8221; sağlayacak ticari yazılım bileşenlerinin henüz Linux ortamına inmemesinde aranması gerektiğine inanıyorum. Ortada Ubuntu, Suse, Pardus gibi ilk çıkış iddialarını büyük ölçüde gerçekleştiren ve kullanıcısına &#8220;tasarruf&#8221; sağlayan pek çok başarılı dağıtım var. Asıl eksiklik, KOBİ&#8217;lerin iş süreçlerinde kullanacağı ticari yazılımların &#8220;<strong>özgür ve lisans ücretsiz</strong>&#8221; karşılıklarında&#8230; İşin bu tarafında, özellikle de Türkiye&#8217;de (dünyada bu tablo hızla değişiyor), yıllardır satmakta oldukları ticari paketleri özgür ve ücretsiz sunmaya cesaret edecek &#8220;<strong>babayiğitler</strong>&#8221; henüz ortada görünmüyor. Bu yüzden de keyifsiz ve bir diğerinin pastasından dilim kapmaya odaklı, eskilerin deyimiyle &#8220;<strong>tırnakçı</strong>&#8221; bir IT pazarı içinde yıllardır debeleniyor yerli oyuncular&#8230;</p>
<p>Evet, özellikle ücretsiz diyorum, çünkü GPL&#8217;in ve Linux&#8217;un &#8220;kırmızı paraşütlü kedi&#8221; etkisi, lisans bedeli yüksek ve piyasada kendine yer edinmiş ticari uygulamaların <strong>özgür ve lisans ücretsiz</strong> muadillerinin pazara inmesiyle yaşanacak. Burada hemen bir ek yapayım, burada &#8220;vurgu&#8221; yazılımların lisans ücretsiz; ama kurulum, destek, eğitim ve ek modül yazımı gibi hizmet süreçlerininse, iş/çözüm ortaklarıyla birlikte elbette uygun &#8220;bedeli karşılığı&#8221; yapılmasınadır&#8230;</p>
<p>Düşünsenize, 5 kullanıcılı lisans için binlerce dolar talep eden &#8220;ismi lazım değil&#8221; firmamızın nic&#8217;olur hali, şöyle eli yüzü düzgün ve saçmalamayan &#8220;özgür ve ücretsiz&#8221; bir ticari otomasyon/genel muhasebe paketi yazılsa? Ya da otel otomasyonu yazılımı sektörüne bakalım. Yıllardır beş büyük oyuncunun aralarına kimseyi sokmadığı, kapalı devre büyüyen ve kâr marjının muhteşem olduğu bir pazardır. <a href="http://freshmeat.net/projects/bughotel/" title="BugHotel Reservation System">BugHotel</a> gibi başarısız girişimleri saymazsak, burada da özgür yazılım camiasından ciddi bir oyuncu yok. İşte bu noktada özgür ve lisans ücretsiz yazılımlar mevcut pazar üzerinde dönüştürücü/yıkıcı ve hatta yok edici bir etki yaratarak, kuralları ve oyuncuları farklı bir ekosistemi oluşturabilirler!</p>
<p>Burada ben açıkçası; kaybedecek çok da şeyi olmayan, <strong>iş zekâsına</strong> ve çözümlerini pazara doğru <strong>anlatma becerisine sahip</strong>, genç ve belli bir direnme gücünü taşıyan Linux firma/girişimcilerine şans tanıyorum.</p>
<p>Her neyse, enseyi karartmayıp  güzel şeylerden konuşalım biraz&#8230; Türkiye özgür yazılım camiasından uzun süredir beklediğimiz  türden haberler yavaş yavaş gelmeye başlıyor. Yukarıda anlattığım türde süreçlere soyunan ve risk alan genç özgür yazılım firmaları, ilginç işlere imza atıyorlar. Örneğin pek çoğunuzun tanıdığı Hakan Uygun ve Uygun Teknoloji&#8230; Uygun Teknoloji, AGPL lisanslı &#8220;özgür ve ücretsiz&#8221; <strong>ticari otomasyon ve  önmuhasebe yazılımı</strong> Tekir&#8217;in 1.0 sürümünü duyurmaya hazırlanıyor. Tekir, <a href="http://www.pcnet.com.tr" title="PCNEt">PCNet</a> dergisinin önümüzdeki ocak sayısında, özel bir kurulum CD&#8217;siyle birlikte dağıtılıyor olacak :)&#8230;</p>
<p><img src="http://www.burkinafasafiso.com/wp-content/uploads/2007/12/tekirfinans.png" alt="Tekir, PCNet Ocak sayısıyla beraber!" /></p>
<p>Önümüzdeki günlerde Tekir&#8217;e dair pek çok haber ve röportajı nasıl olsa sağda solda okuyacaksınız. Asıl güzel haberleri gelecek haftalara saklayalım :)&#8230;</p>
<p>.</p>
<p><em><strong>Not 1:</strong> Bir sürü yazı ve anlatılacak hikâye birikti. Burada ve Moleschino&#8217;da anlatacağım hepsini :)</em></p>
<p><a href="http://sharethis.com/item?&wp=2.3.1&amp;publisher=20189fca-6860-4106-88e7-1bfd18bf6fce&amp;title=Linux%2C+Tekir+ve+k%C4%B1rm%C4%B1z%C4%B1+para%C5%9F%C3%BCtl%C3%BC+kedi%26%238230%3B&amp;url=http%3A%2F%2Fwww.burkinafasafiso.com%2F2007%2F12%2F24%2Flinux-tekir-ve-kirmizi-parasutlu-kedi%2F">ShareThis</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.burkinafasafiso.com/2007/12/24/linux-tekir-ve-kirmizi-parasutlu-kedi/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Danilo Türk&#8217;tür Türk kalacak!</title>
		<link>http://www.burkinafasafiso.com/2007/12/23/danilo-turktur-turk-kalacak/</link>
		<comments>http://www.burkinafasafiso.com/2007/12/23/danilo-turktur-turk-kalacak/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 23 Dec 2007 19:25:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>AliIsingor</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Blogger]]></category>

		<category><![CDATA[Hayat]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.burkinafasafiso.com/2007/12/23/danilo-turktur-turk-kalacak/</guid>
		<description><![CDATA[ 
Bir süre önce Görkem Çetin ile aramızda geçen muhabbetten alıntıdır:
(13:42:52) Ali Işıngör: Demin Slovenya cumhurbaşkanını poke&#8217;ladım
(13:43:06)  Ali Işıngör: Parmak atarsam ayıp kaçar mı?
(13:43:27)  Görkem Çetin:  1. Dünya Savaşı da böyle bir eşek şakasından çıkmıştı :-D
(&#8230;)
Peki, sonra ne mi oldu? Slovenya Cumhurbaşkanı Danilo Türk ile arkadaş olduk ve yazışmaya başladık!
Böyle kısa  [...]
<script type="text/javascript">
SHARETHIS.addEntry(
	{
	title: "Danilo Türk&#8217;tür Türk kalacak!",
	url: "http://www.burkinafasafiso.com/2007/12/23/danilo-turktur-turk-kalacak/"
	}
	
	
);
</script>
	]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p> <img src="http://www.burkinafasafiso.com/wp-content/uploads/2007/12/daniloturk.png" alt="Böyle bir cumhurbaşkanı istiyorum…" /></p>
<p>Bir süre önce Görkem Çetin ile aramızda geçen muhabbetten alıntıdır:</p>
<blockquote><p>(13:42:52) Ali Işıngör: Demin Slovenya cumhurbaşkanını poke&#8217;ladım</p>
<p>(13:43:06)  Ali Işıngör: Parmak atarsam ayıp kaçar mı?</p>
<p>(13:43:27)  Görkem Çetin:  1. Dünya Savaşı da böyle bir eşek şakasından çıkmıştı :-D</p></blockquote>
<p>(&#8230;)</p>
<p>Peki, sonra ne mi oldu? <strong>Slovenya Cumhurbaşkanı</strong> Danilo Türk ile arkadaş olduk ve yazışmaya başladık!</p>
<p>Böyle kısa  bir mesajla da blog dünyasına geri dönüşümüzü müjdelemiş olalım :)&#8230;</p>
<p><a href="http://sharethis.com/item?&wp=2.3.1&amp;publisher=20189fca-6860-4106-88e7-1bfd18bf6fce&amp;title=Danilo+T%C3%BCrk%26%238217%3Bt%C3%BCr+T%C3%BCrk+kalacak%21&amp;url=http%3A%2F%2Fwww.burkinafasafiso.com%2F2007%2F12%2F23%2Fdanilo-turktur-turk-kalacak%2F">ShareThis</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.burkinafasafiso.com/2007/12/23/danilo-turktur-turk-kalacak/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Özgürlükİçin tasarımcı arıyor!</title>
		<link>http://www.burkinafasafiso.com/2007/08/13/ozgurlukicin-webmaster-ariyor/</link>
		<comments>http://www.burkinafasafiso.com/2007/08/13/ozgurlukicin-webmaster-ariyor/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 13 Aug 2007 12:58:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>AliIsingor</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Özgür yazılım]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.burkinafasafiso.com/2007/08/13/ozgurlukicin-webmaster-ariyor/</guid>
		<description><![CDATA[
Pardus&#8217;un topluluk sitesi Özgürlükİçin, çok büyük yeniliklere hazırlanıyor. Yeni bileşenleri ve sunucu hizmetleriyle sıkı bir güncellemeye hazırlanan Özgürlükİçin&#8217;in yeni bir arayüze kavuşmasını da arzuluyoruz. Özgürlükİçin&#8217;in yeni arayüzüne imzasını atmak isteyecek profesyonel arkadaşlarda aradığımız özellikler şöyle:

Web tasarımının temel ilkelerinin farkında ve belli bir estetik duygusuna sahip,
Yeni sitenin CSS&#8216;lerini düzenleyebilecek,
En az bir grafik işleme yazılımına hâkim, (Gimp&#8216;i [...]
<script type="text/javascript">
SHARETHIS.addEntry(
	{
	title: "Özgürlükİçin tasarımcı arıyor!",
	url: "http://www.burkinafasafiso.com/2007/08/13/ozgurlukicin-webmaster-ariyor/"
	}
	
	
);
</script>
	]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.ozgurlukicin.com" title="Özgürlükİçin webmaster arıyor!"><img src="http://www.burkinafasafiso.com/wp-content/uploads/2007/08/pardus_penguen2.png" alt="Özgürlükİçin webmaster arıyor!" /></a><br />
Pardus&#8217;un topluluk sitesi <a href="http://www.ozgurlukicin.com" title="Özgürlükİçin Pardus topluluk sitesi">Özgürlükİçin</a>, çok büyük yeniliklere hazırlanıyor. Yeni bileşenleri ve sunucu hizmetleriyle sıkı bir güncellemeye hazırlanan Özgürlükİçin&#8217;in yeni bir arayüze kavuşmasını da arzuluyoruz. Özgürlükİçin&#8217;in yeni arayüzüne imzasını atmak isteyecek profesyonel arkadaşlarda aradığımız özellikler şöyle:</p>
<ul>
<li>Web tasarımının temel ilkelerinin farkında ve belli bir estetik duygusuna sahip,</li>
<li>Yeni sitenin <strong>CSS</strong>&#8216;lerini düzenleyebilecek,</li>
<li>En az bir grafik işleme yazılımına hâkim, (<strong>Gimp</strong>&#8216;i biliyor olmak tercih sebebidir)</li>
<li><strong>Özgür HTML editörlerini</strong> kullanabilmek ya da en azından bir metin editöründe kod yazabilecek (Türkçesi: &#8220;Çok iyi Dreamweaver/Frontpage kullanırım, ötesini bilmem&#8221; diyenler bizden uzak dursun!) bilgiye sahip olmak.</li>
</ul>
<p>Bu özelliklere sahip olduğunuzu düşünüyor, Cihangir&#8217;de bahçeli küçük ve son derece keyifli bir ofis ortamında çalışmaktan korkmuyorsanız, başvurularınızı <a href="http://liste.uludag.org.tr/mailman/listinfo/ozgurlukicin" title="Özgürlükİçin haber grubu">Özgürlükİçin mail listesi</a> üzerinden yapabilir ya da <a href="mailto:ozgurlukicinpardus@gmail.com">ozgurlukicinpardus@gmail.com</a>  adresine elektronik posta atabilirsiniz.</p>
<p>Sizleri aramızda görmek istiyoruz :)</p>
<p><a href="http://sharethis.com/item?&wp=2.3.1&amp;publisher=20189fca-6860-4106-88e7-1bfd18bf6fce&amp;title=%C3%96zg%C3%BCrl%C3%BCk%C4%B0%C3%A7in+tasar%C4%B1mc%C4%B1+ar%C4%B1yor%21&amp;url=http%3A%2F%2Fwww.burkinafasafiso.com%2F2007%2F08%2F13%2Fozgurlukicin-webmaster-ariyor%2F">ShareThis</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.burkinafasafiso.com/2007/08/13/ozgurlukicin-webmaster-ariyor/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>&#8220;Enternasyonal Şalala&#8221;</title>
		<link>http://www.burkinafasafiso.com/2007/07/21/enternasyonal-salala/</link>
		<comments>http://www.burkinafasafiso.com/2007/07/21/enternasyonal-salala/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 21 Jul 2007 14:57:14 +0000</pubDate>
		<dc:creator>AliIsingor</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Politika]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.burkinafasafiso.com/2007/07/21/enternasyonal-salala/</guid>
		<description><![CDATA[


Mano Solo&#8216;ya saygılarımızla&#8230;

<script type="text/javascript">
SHARETHIS.addEntry(
	{
	title: "&#8220;Enternasyonal Şalala&#8221;",
	url: "http://www.burkinafasafiso.com/2007/07/21/enternasyonal-salala/"
	}
	
	
);
</script>
	]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><object width="425" height="350">
<param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/0uVV9hrG_Is"></param>
<param name="wmode" value="transparent"></param><embed src="http://www.youtube.com/v/0uVV9hrG_Is" type="application/x-shockwave-flash" wmode="transparent" width="425" height="350"></embed></object></p>
<p><a href="http://www.manosolo.net/" title="tüm yeşil adamlar, siyah adamlar, mor adamlar birleşin!">Mano Solo</a>&#8216;ya saygılarımızla&#8230;</p>
<p><a href="http://sharethis.com/item?&wp=2.3.1&amp;publisher=20189fca-6860-4106-88e7-1bfd18bf6fce&amp;title=%26%238220%3BEnternasyonal+%C5%9Ealala%26%238221%3B&amp;url=http%3A%2F%2Fwww.burkinafasafiso.com%2F2007%2F07%2F21%2Fenternasyonal-salala%2F">ShareThis</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.burkinafasafiso.com/2007/07/21/enternasyonal-salala/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Şark Tuhafiyesi</title>
		<link>http://www.burkinafasafiso.com/2007/07/18/sark-tuhafiyesi/</link>
		<comments>http://www.burkinafasafiso.com/2007/07/18/sark-tuhafiyesi/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 18 Jul 2007 06:32:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>AliIsingor</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Edebiyat]]></category>

		<category><![CDATA[Hayat]]></category>

		<category><![CDATA[Politika]]></category>

		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.burkinafasafiso.com/2007/07/18/sark-tuhafiyesi/</guid>
		<description><![CDATA[
Diyarbakır&#8217;dayım. Sanırım Erkan&#8217;ın dediğine geldim ve gazetecilik yanım yine ağır bastı. İtalyan Il Sole 24 Ore gazetesi adına, ben ve Alberto Negri seçimleri izlemek üzere &#8220;Doğu&#8217;nun Paris&#8217;i&#8221; de denen Diyarbakır&#8217;dayız&#8230;
İşin Paris kısmını pek tartışmak istemiyorum, ama bildiğim ve sözümü esirgemekten çekinmeyeceğim bir şey varsa, o da bu kenti aslında en güzel anlatacak tamlamanın eski Hançepek [...]
<script type="text/javascript">
SHARETHIS.addEntry(
	{
	title: "Şark Tuhafiyesi",
	url: "http://www.burkinafasafiso.com/2007/07/18/sark-tuhafiyesi/"
	}
	
	
);
</script>
	]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.burkinafasafiso.com/wp-content/uploads/2007/07/diyarbakir_ulu_cami.jpg" alt="Diyarbakır Ulu Camii (Fotoğraf: Dick Osseman)" /></p>
<p>Diyarbakır&#8217;dayım. Sanırım Erkan&#8217;ın dediğine geldim ve gazetecilik yanım yine ağır bastı. İtalyan <a href="http://www.ilsole24ore.com/" title="1869'da kurulan dünyanın ilk ekonomi gazetesi">Il Sole 24 Ore</a> gazetesi adına, ben ve Alberto Negri seçimleri izlemek üzere &#8220;Doğu&#8217;nun Paris&#8217;i&#8221; de denen Diyarbakır&#8217;dayız&#8230;</p>
<p>İşin Paris kısmını pek tartışmak istemiyorum, ama bildiğim ve sözümü esirgemekten çekinmeyeceğim bir şey varsa, o da bu kenti aslında en güzel anlatacak tamlamanın eski Hançepek Mahallesi&#8217;nde karşılaştığım bir mağazanın adında saklı olması: &#8220;<strong>Şark Tuhafiyesi</strong>&#8220;&#8230;</p>
<p>15 yıllık gazetecilik hayatımda beni her daim şaşırtan, olmadık anlarda inanılmaz goller atan, içinde insanoğlunun yaratabileceği cenneti ve cehennemleri barındıran bir &#8220;Şark Tuhafiyesi&#8221; burası&#8230;</p>
<p>Bugün beni iki kere daha şaşırtmayı başardı bu güzel kent. Bu şaşkınlıklarımın birincisini, dünyanın en huzur verici mekânlarından biri olan ve Ermeni+Bizans+Emeviyye+Selçuklu+Artuklu ortak prodüksiyonu muhteşem avlusuyla <a href="http://www.pbase.com/dosseman/ulu" title="Diyarbakır Ulu Camii">Ulu Camii</a>&#8216;deki küçük mihmandarımız Hüseyin (yaş 11) sayesinde yaşadım. Bu güzel hikâyeyi ilk fırsatta anlatacağım sizlere&#8230;</p>
<p>İkinci şaşkınlığım ise bugün birbirinin peşi sıra yaptığımız Akın Birdal ve Abdullah Arzakçı röportajlarında gerçekleşti. Bu isimlerin birincisi, İnsan Hakları Derneği&#8217;nin eski yöneticisi, DTP&#8217;nin Diyarbakır&#8217;da desteklediği bağımsız adayken; diğeri cumhuriyet tarihinde Diyarbakır&#8217;dan muhtemelen çıkacak ilk &#8220;ülkücü milletvekili&#8221;!</p>
<p>Güzel memleketimin sürprizleri de burada başlıyor :)&#8230; Bu seçimlere Diyarbakır&#8217;da özellikle sıkı asılan MHP&#8217;nin Diyarbakır 1. sıra adayı Abdullah Arzakçı, sadece meydanlarda değil, partisinin il kongresinde de Kürtçe konuşan; anne tarafından Zaza, baba tarafından ise Kürt olduğunu, annesinin Türkçe bilmediğini söylemekten çekinmeyen bir aday. Vallahi şaka değil! &#8220;Ne mozaiği ulan!&#8221; söylemiyle çelişen bu renkli aday ile MHP&#8217;nin Diyarbakır&#8217;da ilk milletvekilliğini kazanmasa bile eskiden yüzde 2&#8242;lerde dolaşan oyunu birkaç kat artıracağı kesin gibi.</p>
<p>Akın Birdal ise DTP&#8217;nin bu dönemde meclise sokacağından herkesin emin olduğu bağımsız adaylardan biri. Meydanlarda konuşmasını Türkçe yapıyor, DTP içinde varlığını herkesin bildiği ama konuşmadığı şahinler/güvercinler çatışmasında uzlaşma kültürünü savunan kesimin sözcülerinden biri.</p>
<p>Diyarbakır&#8217;da seçimlerin (Baskın Hoca ve sevgili Ufuk Uras&#8217;ı hariç tutarsak) İstanbul&#8217;dakinden çok daha renkli geçtiğini söylemek mümkün. Bugün DTP, Diyarbakır İstasyon Meydanı&#8217;nda yarım milyon kişinin katılacağı dev bir miting düzenleyecek ve şehirde göze batan bir polis yoğunluğu da yok.</p>
<p>Neyse, onu bunu bırakıp, dünyanın en güzel avlusunun yanı başında bir evde büyümüş olan, Diyarbakırlı bir dosta bıraksak mı sözü?</p>
<blockquote><p><strong>AFFET BİZİ LAMBA</strong></p>
<p>Öyle sarmaş dolaş olduk,<br />
O kadar geçtik ki kendimizden<br />
Lambayı söndürmeyi unutmuşuz,<br />
Perdeleri çekmeyi de.<br />
Meğersem sabah olmuş;<br />
Gün pencereden bizi gözetler.<br />
Cânım geceye veda etmek lazım;<br />
Günün gösterdiği yoldan gitmek lazım,<br />
Affet bizi lamba,<br />
Seni buralara kadar sürükledikse,<br />
Geceki sarhoşluğumuza bağışla.<br />
Vakit varken dönsen memleketine;<br />
Tutsak biz de her günkü yolumuzu.<br />
Haydi uğurlar olsun;<br />
Gecemiz sana emanet.</p>
<p><em><strong>Cahit Sıtkı Tarancı</strong></em></p></blockquote>
<p>(&#8230;)</p>
<p>Fotoğraf: <a href="http://www.pbase.com/dosseman/ulu" title="Dick, we love you!">Dick Osseman</a></p>
<p><a href="http://sharethis.com/item?&wp=2.3.1&amp;publisher=20189fca-6860-4106-88e7-1bfd18bf6fce&amp;title=%C5%9Eark+Tuhafiyesi&amp;url=http%3A%2F%2Fwww.burkinafasafiso.com%2F2007%2F07%2F18%2Fsark-tuhafiyesi%2F">ShareThis</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.burkinafasafiso.com/2007/07/18/sark-tuhafiyesi/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Milano, tasarım ve birkaç düşünce&#8230;</title>
		<link>http://www.burkinafasafiso.com/2007/07/03/milano-tasarim-ve-birkac-dusunce/</link>
		<comments>http://www.burkinafasafiso.com/2007/07/03/milano-tasarim-ve-birkac-dusunce/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 03 Jul 2007 11:46:35 +0000</pubDate>
		<dc:creator>AliIsingor</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Kültür]]></category>

		<category><![CDATA[Sanat]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.burkinafasafiso.com/2007/07/03/milano-tasarim-ve-birkac-dusunce/</guid>
		<description><![CDATA[
Hayatımda sadece Linux yok elbette. Başka şeyler de var, örneğin edebiyat, tekne, fotoğraf, politika&#8230; Onlardan bir tanesi de, tasarım. Bahsetmeye vakit bulamadım ama nisan ayının üçüncü haftası boyunca yani Milano Tasarım Haftası boyunca Zona Tortona&#8217;daydım.
Son birkaç yıldır dünya tasarımının kâbesi olan Zona Tortona, Milano şehir merkezine yürüme mesafesinde, şehrin güneyinde küçük bir mahalle. Bizdeki karşılığı, [...]
<script type="text/javascript">
SHARETHIS.addEntry(
	{
	title: "Milano, tasarım ve birkaç düşünce&#8230;",
	url: "http://www.burkinafasafiso.com/2007/07/03/milano-tasarim-ve-birkac-dusunce/"
	}
	
	
);
</script>
	]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.burkinafasafiso.com/wp-content/uploads/2007/07/salone_internazionale.jpg" title="Salone Internazionale del Mobile’den bir enstantane…" /><br />
Hayatımda sadece Linux yok elbette. Başka şeyler de var, örneğin edebiyat, tekne, fotoğraf, politika&#8230; Onlardan bir tanesi de, tasarım. Bahsetmeye vakit bulamadım ama nisan ayının üçüncü haftası boyunca yani Milano Tasarım Haftası boyunca Zona Tortona&#8217;daydım.</p>
<p>Son birkaç yıldır dünya tasarımının kâbesi olan Zona Tortona, Milano şehir merkezine yürüme mesafesinde, şehrin güneyinde küçük bir mahalle. Bizdeki karşılığı, Kazlıçeşme ile Tophane arasında bir yerlere denk düşse gerek! Kazlıçeşme, çünkü Zona Tortona&#8217;ya ev sahipliği yapan bölge, bir zamanlar Milano&#8217;nun oto sanayi, çıkma lastikçi, kibrit fabrikası, fotoğraf filmi kimyasalcısı gibi çok da hijyenik olmayan üretimlerin yapıldığı bir mahallesiymiş. Şehrin genişlemesiyle bu keşmekeşe bir de konutlar eklenince, burası iyice sevimsiz bir mahalle olmuş&#8230;</p>
<p>Şimdilerdeyse <a href="http://www.zonatortona.it/italiano/index.htm">Zona Tortona</a>, dünyanın en büyük tasarım etkinliği olan &#8220;Milano Tasarım Haftası&#8221; ya da doğru şekliyle söylemek gerekirse Salone Internazionale del Mobile&#8217;ye rakip bir &#8220;<strong>mahalleli organizasyonuna</strong>&#8221; ev sahipliği yapıyor.</p>
<p>Şimdi &#8220;Salone Internazionale del Mobile ne ola ki?&#8221; diyecek olanlara küçük bir açıklama yapalım: <strong>Salone</strong>, dünyanın en büyük tasarım organizasyonunun adı. Her yıl nisan ayının üçüncü haftasında, dünyada tasarım alanında neredeyse kim varsa, Milano&#8217;daki bu devasa fuarlar/sergiler/showbusiness&#8217;a katılır; en uç teknolojiler, en yeni malzemeler önce burada görücüye çıkarılır.</p>
<p>Kısaca &#8220;Salone&#8221; (Türkçesi: salon) dediğime bakmayın, bizdeki en büyük curcuna olan TÜYAP Bilişim Fuarı&#8217;nı düşünün, yaklaşık kapalı alanını gözünüzün önüne getirin, sonra da 200&#8242;le falan çarpın! Bu hesaplama bile, Salone&#8217;nin büyüklüğünü anlatmaya yetmeyebilir. Sadece şöyle diyeyim, bu organizasyon süresince sadece Milano&#8217;da değil, Kuzey İtalya&#8217;nın önemli bir kısmını oluşturan Lombardia eyaletinde boş &#8220;<strong>otel odası</strong>&#8221; bulamazsınız, bulabilirseniz de fiyatlar 3&#8242;e hatta 5&#8242;e katlanmıştır! En az altı ay öncesinden odanızı rezerve etmeniz tavsiye olunur&#8230;</p>
<p>(&#8230;)</p>
<p>Neyse, Zona Tortona&#8217;ya dönelim&#8230;</p>
<p>Zona Tortona&#8217;nın bir parça Tophane&#8217;ye de benzediğini söylemiştim hatırlarsanız&#8230; Kazlıçeşme&#8217;msi bu mahalle, önce Doğu Avrupa sonra ise Uzakdoğu&#8217;dan gelen rekabet edilmesi imkânsız ekonomiler yüzünden kepenklerini indirmeye, fabrikalarının kapısına kilit vurmaya başlamış. Tam bu sırada ilginç bir olay olmuş: Salone Internazionale&#8217;nin düzenleyicisi firma olan COSMIT&#8217;e kafası bozulan birkaç büyük firma, “Yemişim İtalyan usulü eziyeti!” deyip, burada kapısına kilit vurulan fabrika binalarını kiralayıp, devasa alanlarda keyiflerince etkinlik düzenlemeye başlamışlar. Bu dakikadan sonra “Kazlıçeşmemsi” bu semt, Tophane&#8217;leşmeye; İstanbul Modern, Siemens Binası, Tophane-i Amire gibi yeniden değerlendirilen binaların hayat kattığı, bir kültürel çekim merkezine dönüşmeye başlamış.</p>
<p>Her neyse, mahalleli ve eski atölye sahipleri bir süre sonra bu işe uyanıp, aralarında örgütlenerek, Zona Tortona&#8217;yı tasarımın gerçek başkenti haline getirmişler.</p>
<p>Zona Tortona bugün, fuardan daha gevşek kuralların uygulandığı; sıra dışı mekânların (mesela en gözde alanlardan bir tanesi, eski havagazı dağıtım şebekesinin bakım atölyesiydi) sergilenen tasarımlara farklı bir değer kattığı, fuarda kaybolmak istemeyen ya da “iyi ama henüz ticarileştirilememiş” fikirlere sahip firmaların tercih ettiği bir alan&#8230;</p>
<p>Burada son yılların en sıra dışı tasarımlarına imza atan Marcel Wanders da var; <a href="http://www.tomdixon.net/" title="Bir diğer deli...">Tom Dixon</a> da, kağıttan koltuk yapan <a href="http://www.molodesign.com/en/products/soft.html">Kanadalılar</a> da, dijital teknolojinin en yeni gelişmelerini mobilyalara taşımaya çalışan gençler de var&#8230;</p>
<p><img src="http://www.burkinafasafiso.com/wp-content/uploads/2007/07/crochet-chair_2.jpg" title="Marcel Wanders" /></p>
<p>Bu yılki Zona Tortona&#8217;da en çok ilgi çeken bölümlerden birisi, <a href="http://www.marcelwanders.com/" title="Müthiş...">Marcel Wanders</a>&#8216;ın sınırları zorlayan çalışmalarını sergilediği salondu. Marcel Wanders sınırları yine zorlamış, anneannelerimizin diktiği dantelleri polimer esaslı bir sprey ile  sertleştirip, koltuk ya da abajur gibi günlük kullanım nesnelere dönüştürmüştü. Kütahya çinilerini, İznik motiflerini, Çin süslemelerini bolca kullanan Marcel Wanders&#8217;ın işleri kesinlikle çok ilginçti ama bunlar birer “tasarım” mıdır, “malzemeye meydan okuma” mıdır, yoksa “oyuncak”mıdır açıkçası tartışılır&#8230;</p>
<p>Bu arada hangi salona girsek, bir yerlerimizin <a href="http://www.karimrashid.com/">Karim Rashid</a>&#8216;e çarptığını söylemeden edemeyeceğim. Alessi, Artemide, Audi, Bonaldo, Capellini, Coca Cola, Davidoff, Edra, Felice Rossi, Foscarini, Herman Miller, Horm, Hyundai, Magis, Prada, Sony, Zeritalia ve daha nicesi&#8230; Yeryüzündeki tasarımcıların yüzde 95&#8242;inin açlıktan evde yorgan kemirdiği bir dünyada, tek bir imzanın böylesine bir pazar yaygınlığı kazanmasının; evrensel tasarıma değil, olsa olsa plastik kalıpçılara hizmet edeceğini düşünüyorum ya, neyse&#8230;</p>
<p>Bu yılki Zona Tortona&#8217;nın bizim açımızdan en büyük farklılığıysa hiç kuşkusuz, Nurus&#8217;un öncülüğünde 30 kadar Türk tasarımcısının işlerinin sunulduğu “İlk in Milano” sergisiydi. Aziz Sarıyer, Defne Koz, Can Yalman, İnci Mutlu, Aykut Erol, Tanju Özelgin, Atilla Kuzu, Kunter Şekercioğlu gibi ünlü Türk tasarımcılarının yer aldığı etkinlik; Türk çizgisinin evrensel tasarım dünyasında geldiği noktayı göstermesi açısından çok iyi bir karşılaştırma olanağı sundu.</p>
<p><strong>Artistanbul</strong> açısından bu etkinliğin önemiyse, bu 30 Türk tasarımcısından üçünün uzun bir süredir bizimle çalışıyor olmasıydı.</p>
<p>Gelecek yıl Milano Tasarım Haftası&#8217;na, birisi 100-120 metrekare, diğeriyse bunun yarısı kadar, iki ayrı standda katılacağımızı söylesem? :)</p>
<p><img src="http://www.burkinafasafiso.com/wp-content/uploads/2007/07/aziz_sariyer.jpg" title="Aziz Sarıyer" /></p>
<p>Bu arada uzun zamandır söyleyemediğim bir şey vardı, içimde kalmadan bunu da söylemiş olayım.</p>
<p>Hani NTVMSNBC başta olmak üzere Türk basınının &#8220;<strong>Microsoft&#8217;tan bilgisayar gibi masa</strong>&#8221; başlıklı, mayıs ayı tarihli <a href="http://www.ntvmsnbc.com/news/409548.asp">haberler</a> vardı ya&#8230; &#8220;Surface&#8221; adı verilen o masanın çok daha sıra dışı bir uygulamasını, nisan ayında Zona Tortona&#8217;da bir İskandinav grubun standında görmüş, gelir gelmez de heyecanla sevgili Görkem Çetin&#8217;e anlatmıştım.</p>
<p>Bugün dolapları karıştırırken broşürlerini buldum. Meğerse İskandinavyalı arkadaşlar, sistem altyapısında Linux kullanıyorlarmış. Microsoftçu arkadaşlar gelmeden önce, Nisan ayında Linuxcular o yoldan geri dönüyormuş bile! :)</p>
<p><a href="http://sharethis.com/item?&wp=2.3.1&amp;publisher=20189fca-6860-4106-88e7-1bfd18bf6fce&amp;title=Milano%2C+tasar%C4%B1m+ve+birka%C3%A7+d%C3%BC%C5%9F%C3%BCnce%26%238230%3B&amp;url=http%3A%2F%2Fwww.burkinafasafiso.com%2F2007%2F07%2F03%2Fmilano-tasarim-ve-birkac-dusunce%2F">ShareThis</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.burkinafasafiso.com/2007/07/03/milano-tasarim-ve-birkac-dusunce/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Just for fun!</title>
		<link>http://www.burkinafasafiso.com/2007/06/18/just-for-fun/</link>
		<comments>http://www.burkinafasafiso.com/2007/06/18/just-for-fun/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 18 Jun 2007 21:31:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>AliIsingor</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Hayat]]></category>

		<category><![CDATA[Kültür]]></category>

		<category><![CDATA[Özgür yazılım]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.burkinafasafiso.com/2007/06/18/just-for-fun/</guid>
		<description><![CDATA[Merhaba! PC World dergisinde bu aydan itibaren açılan &#8220;10 Kaplan gücünde&#8221; sayfalarındaki ilk yazımda “tembellik hakkı”mı kullanayım dedim. Eminim derginin sıkı elemanlarından Daron Dedeoğlu, “Hem yazıyı geciktirdin hem de bunu ballandıra ballandıra anlatıyorsun, ne pis bir herifmişsin!” diyecektir ama siz boşverin onu :)&#8230;

Aslında “tembellik hakkı” deyip de geçmemek lazım. “Tembellik hakkı” bazı Avrupa devletlerinin iş [...]
<script type="text/javascript">
SHARETHIS.addEntry(
	{
	title: "Just for fun!",
	url: "http://www.burkinafasafiso.com/2007/06/18/just-for-fun/"
	}
	
	
);
</script>
	]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Merhaba! <a href="http://www.pcworld.com.tr" title="PC World Türkiye">PC World</a> dergisinde bu aydan itibaren açılan &#8220;10 Kaplan gücünde&#8221; sayfalarındaki ilk yazımda “tembellik hakkı”mı kullanayım dedim. Eminim derginin sıkı elemanlarından Daron Dedeoğlu, “Hem yazıyı geciktirdin hem de bunu ballandıra ballandıra anlatıyorsun, ne pis bir herifmişsin!” diyecektir ama siz boşverin onu :)&#8230;</p>
<p><img src="http://www.burkinafasafiso.com/wp-content/uploads/2007/06/paul_lafargue.jpg" title="Paul Lafargue" alt="Paul Lafargue" align="left" height="374" width="250" /></p>
<p>Aslında “tembellik hakkı” deyip de geçmemek lazım. “Tembellik hakkı” bazı Avrupa devletlerinin iş ve çalışma kanunlarına kadar girmiş olan, son derece ciddi politik mücadelelerin sonunda elde edilmiş toplumsal kazanımlardan biri.</p>
<p>“Olur mu öyle saçma şey?” demeyin. “Tembellik hakkı”, Fransız sosyalizminin önemli düşünürlerinden Paul Lafargue&#8217;ın (kendisi <a href="http://www.burkinafasafiso.com/2005/11/06/karl-marx-ve-mahdumlari/" title="Karl Marx ve mahdumları">Karl Marx</a>&#8216;ın da damadıdır) 1883&#8242;te aynı adla yazdığı kitabında ortaya attığı, anarko-sendikalist hareketin sonradan kalkış noktalarından biri olacak bir kavramdır. Paul Lafargue abimiz özetle şunu der: “Kapitalizmin kâr ve ilerleme hırsı insanı köleleştirir ve kendisine yabancılaştırır. Peki, yaşamlarını çalışmakla geçiren insanların, bu çalışmalarının ne kadarı kendileri için? Pek azı! O halde yaşasın tembellik!”</p>
<p>Karl Marx&#8217;ın Das Kapital&#8217;inden sonra sosyalist literatürün en çok baskısı yapılan kitabı olan “Tembellik Hakkı”nda son derece iddialı öngörüler de vardır: Paul Lafargue&#8217;a göre, tembellik sadece bir edilgen miskinlik kaynağı değil; çoğu zaman eğlencenin, zekânın ve yaratıcılığın da en büyük kaynağıdır!</p>
<p>Tıpkı yazdığı ilk kitaba “Just for Fun” yani “Sadece Eğlenmek İçin” adını veren Linus Torvalds&#8217;ın da söylediği gibi&#8230; Biz Linux geliştiricileri bu işi öncelikle eğlenmek için yapıyoruz. Son derece eğlenceli, keyifli, esprili ve paylaşıma dayanan bir dünyamız var.</p>
<p>(&#8230;)</p>
<p>Biz Linux kullanıcıları da eğlenceli adamlarızdır, aklımız her türlü fesada ve tembellik fırsatına iyi çalışır. Mesela üç Pardus geliştiricisinin (Görkem Çetin, Gürer Özen ve ben) bu aralar üzerinde çalıştığı “eğlence modeli” üzerinden gidelim. Hem bu örnek üzerinden Linux ile Microsoft arasındaki farkları anlatan birkaç da “sosyal meşaz” vermiş olalım.</p>
<p>İlerleyen yaşına ve önlerinde duran göbeklerine bakmayan bu üçlü, yelken sevdasına düştü. Biraz da şansın yardımıyla, İstanbul&#8217;un bir sanayi mahallesinde, bir duvara dayanmış halde, olimpik sınıf bir 470 tekne kabuğu bulduk ve onu donatmaya <a href="http://www.burkinafasafiso.com/?s=470" title="Eski yazılar burada">başladık</a>.</p>
<p>470 dediğimiz “Pardus teknesi”; olimpik sınıf, sadece 120 kilo, her yaştan insanın kullanabileceği, son derece hızlı bir tekne. Spinakker&#8217;ı ile birlikte 25 metrekare yelken alanına sahip ve sıkı bir rüzgârda anlık 20-22 knot (deniz mili) hızları yakalayabileceğiniz, tam bir canavar! Tıpkı Linux mantığındaki gibi maliyeti de son derece düşük oldu bizim için, sanırım işin sonunda tüm tekne ve donanım için üç arkadaş toplam 2.000 YTL kadar (şaka değil!) bir para harcamış olacağız&#8230;</p>
<p><img src="http://www.burkinafasafiso.com/wp-content/uploads/2007/06/470-mondiale-le-due-francesi.jpg" alt="Dunya kupasından bir goruntu" /></p>
<p>Sadece biz değiliz yelken sporu ile ilgilenen. Microsoft&#8217;un da bir yelken takımı var! Hemen sistem kaynaklarını pardon, teknelerinin özelliklerini söyleyeyim: Microsoft teknesi 12 metrenin üzerinde (Disc space), en az 5 tonluk ağırlığa (Recommended RAM), yarışına göre 8 ila 12 kişinin kullanmak zorunda olduğu (user friendly), 8-9 knot hızı aşamayan (Blue screen of death/mavi ekran) bir peynir gemisi&#8230;</p>
<p>Teknelerinin ismiyle de pek bir müsemmadır <a href="http://www.capital.com.tr/haber.aspx?HBR_KOD=982" title="Capital dergisinden bir haber...">kendileri</a>: &#8220;<strong>Eshquia</strong>&#8220;&#8230; :)</p>
<p>Üstüne üstlük hiç eğlenceli değil! Microsoftçular ne trapeze kalkabiliyorlar (hani yüksek hızlarda teknenin yanından sarkma işlemi var ya, işte o&#8230;) ne de hız görüyorlar.</p>
<p>Üzülmemek elde değil. Hani diyoruz, bu yazın sonuna doğru birkaç yarışta Microsoft teknesinin yanından hızla geçsek de, dünya gözüyle bir yakından görsek şu “sistem kaynaklarını” diyoruz :)&#8230; Üstüne üstlük “sahip olma maliyetleri” de (Total Cost of Ownership, TCO) çok yüksek! En az birkaç yüz bin dolar! Şimdi Microsoft&#8217;cular IDC gibi bir kuruma rapor hazırlatıp, teknelerinin bizimkinden 10 kat ucuza mal olduğunu iddia ederler! Buna benzer “Zihni Sinir” hesaplamalarını son dönemlerde sık sık yapıp, gazetelere tam sayfa ilan veriyorlar, “yersen” misali&#8230;</p>
<p>Şimdi bu yazıya bakıp bakıp, “Ne biçim yazı olmuş bu!” diyenler olabilir. Ne münasebet! Burada “iki rakip platformu” karşılaştırdık, hem de gerçek hayattan örnekler, gerçek maliyetleri vererek&#8230;</p>
<p>Bizim taraftaki maliyet bu. Peki, bilgisayarını Microsoft işletim sistemiyle, antivirüsü ve Office paketiyle satın alan milyonların ödediği maliyet?</p>
<p>Biz işin eğlencesindeyiz. Siz asıl oradan haber verin!</p>
<p>[ratings]</p>
<p>(&#8230;)</p>
<p><strong>Not: </strong><em>Bu yazının daha uzun halini, PC World dergisinin haziran sayısında okuyabilirsiniz. Her ay orada eğlenceli bir şeyler yazıyorum :)&#8230;  </em></p>
<p><strong>470 fotoğrafı:</strong> Euronautica</p>
<p><a href="http://sharethis.com/item?&wp=2.3.1&amp;publisher=20189fca-6860-4106-88e7-1bfd18bf6fce&amp;title=Just+for+fun%21&amp;url=http%3A%2F%2Fwww.burkinafasafiso.com%2F2007%2F06%2F18%2Fjust-for-fun%2F">ShareThis</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.burkinafasafiso.com/2007/06/18/just-for-fun/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
	</channel>
</rss>
