Kültür

Ken Parker “yolu yarıladı”…

Fi tarihinde sizlere memleketin sayısı giderek azalan "fight-club"larından birinin sahibi olan Murat Mıhcıoğlu ve Rodeo Yayıncılık’tan bahsetmiştim hatırlarsanız. Hatta bir ara çizgi roman kahramanlarının da yüzüne çizgilerin yerleşmesinden dem vurarak "Biz mi yaşlanıyoruz yoksa çizgi roman kahramanları mı?" diye sormuştum… Görünüş o ki, belki herkes değil ama en azından bir sıra dışı nesil olarak bizler [...]

Çizgi roman, Hayat, Kültür

Varan 3: PC Magazine’den Tremulous, Warsow ve diğerleri…

Amerika’nın tayfunları ve selleriyle ünlü güzide tatil merkezlerinden (New Orleans) bildiren geliştiricimiz A. Murat Eren, Pardus oyun depolarında bulunan Tremulous için çok hoş bir yazı yazmış. Yazısına koyduğu ekran görüntüsünde gözüken frag rakamlarından Tremulous’da dövecek adam aradığı belli olan Meren’in sözü üzerine söz söyleyecek halimiz yok elbette… Onun yazısında en sevdiğim bölümü aşağı alıntılıyorum: "Tremulous [...]

Özgür yazılım, Hayat, Kültür

Aşkın, deliliğin, oturmaz düşüncenin “özgürlüğü için…”

"Yazı yazmam için bana çiçek, kuş özgürlüğü değil, içimdeki aşkın, deliliğin, oturmaz düşüncenin özgürlüğü lazım. Küçücük özgürlükler değil, alabildiğine yüz verilmiş bir çocuk özgürlüğü istiyordum." (Sait Faik Abasıyanık – Balıkçısını Bulan Olta adlı öyküden, syf 49)   "Sait Faik", Pardus 2007′nin en yeni betasının kod adı. 100 yıl önce, 18 Kasım 1906′da doğan öykücü Sait [...]

Özgür yazılım, Edebiyat, Kültür, Politika

“Ötesini ben uydururum Hidayet…”

 Bir evden deli gibi birisi fırlıyor. Üstüme çullanıyor. "Dostumu öldürdüm abi!" diyor. "Sakla beni." Paltomun cebini gösteriyorum. Dikişlerinden yağmur girmiş, sabahki yediğim simitin susamları kokan cebime girip kayboluyor. "İsmin ne senin?" diye sesleniyorum cebime. "Hidayet" "Neden öldürdün, Hidayet?" "Seviyordum be abi!" "Nasıl seviyordun, Hidayet?" "Deli gibi be abi! Gün onunla ağarıyordu. Ben susam helvası satarım [...]

Edebiyat, Kültür

Design is more than a style. Is an attitude.

Yaklaşık beş gündür Köln’de, bir katılımcı olarak Orgatec’deyim. "Orgatec de ola ki?" diyeceklere kısaca anlatalım: Orgatec her iki yılda bir, dünyanın 50 kadar ülkesinden 1200 kadar tasarım ve dekorasyon devinin bir araya geldiği bir uluslararası buluşma. Her ne kadar eski şaşaasından çok şey kaybetmiş olsa da, ölüsü bile bu buluşmanın dünyanın en önemli 10 tasarım [...]

Coğrafya, Hayat, Kültür

“İran’ı sevmek için 41 neden” ve Moleschino…

Son zamanlarda inanılmaz bir tempo içindeyim, bunda hem işlerin yoğunluğu hem de aynı anda pek çok iş ve uğraşı bir arada götürme inadım rol oynuyor. Bu nedenle de Burkina Fasa Fiso‘ya bir zamanlar harcadığım zamanın beşte birini bile artık ayıramıyorum. Neyse ki hayatımın bir başka köşesinde Moleschino var ve oraya bu daha sık yazıyorum. Moleschino, [...]

Coğrafya, Kültür, Sanat

470 macerası (3. Bölüm): Direkler

yelken, hayat "Havada-karada-suda" uyduruk işletim sistemlerinin düşmanı, 800×600 ekranda üç pencere ile çalışabilen pazarlama yalanlarının korkulu rüyası, intergalaktik işletim sisteminin can verdiği "470"imiz nihayet bugün direklerine kavuştu! İstanbul Yelken Kulübü‘nden Tolga Rangavis -ki kendisi dünya tatlısı bir adammış, bugün bunu öğrendik- büyük bir jest yaparak, kulubün temiz kullanılmış iki direğini "uygun bir fiyata" satın almamızı [...]

Hayat, Kültür

470 macerası (2. Bölüm):
Ship Ahoy!

yelken, gpl, hayat Görkem Çetin, Gürer Özen ve bendeniz, bir süre önce hikâyesini yine burada anlattığımız teknelerimize nihayet kavuştuk! Haramidere’deki bir atölyeden kamyonetle bu iki tekneyi nasıl getirdiğimizi anlatmadan önce, şu 470 neymiş onu bir anlatalım… 470, adını kendi uzunluğundan alan olimpik sınıf bir yelkenlidir. İlk olarak 1963′te ünlü Fransız deniz adamı/gemi inşaa mühendisi André [...]

Özgür yazılım, Hayat, Kültür