Edebiyat
Unutmaya dair
edebiyat, hayat “Kendi halinde bir Güney Amerika kasabası olan Macondo’ya kuzeyden bir muz şirketi gelir. İşçiler, sendikaya üye olur ve ağır çalışma koşullarını protesto ederler. Derken, sıkıyönetim ilan edilir. 3.000 kişi istasyonun önündeki açıklığı doldurur. Yüzbaşı kalabalığa dağılması için süre tanır. Kalabalık dağılmaz. Yüzbaşı ateş emri verir. Tam o anda bardaktan boşanırcasına yağmur yağmaya başlar. [...]
Ütopya ne işe yarar?
edebiyat, felsefe, galeano, saramago Eduardo Galeano pirimiz ile José Saramago arasında, Porto Alegre’de düzenlenen bir panelde geçen bir muhabbettir: E. Galeano: Ütopya ufuk çizgisi gibidir. Ona doğru iki adım atarım, o da iki adım uzaklaşır benden. 10 adım atarım, bu sefer 10 adım uzaklaşır. Ufuk çizgisine erişilemez. O halde, ne işe yarar bu ütopya dedikleri [...]
Masal masal matitas…
focus, kültür, edebiyat, firdevsi, iran Sıkıntılıyım. Focus bugün en iyi elemanlarından birini kaybetti. Aslında beklediğim bir gelişmeydi, ama ne yalan söyleyeyim, dergi ve kendi adıma çok üzüldüm. Hayat herkesi birgün bir seçim yapmak zorunda bırakabiliyor… Şunu kafamızın bir kenarına yazmamız gerekir ki, cennete kalkan bir tren yok. Nasıl, Mekke’de cehenneme, Moskova’da cennete gitmek mümkünse, herhangi [...]
Bugün 2 Temmuz…
aziz nesin Özledik seni be usta… Arada sırada kütüphanemden bana göz kırpıyorsun, olmadık olaylarla karşı karşıya kaldığımda, hep senin adın düşüyor dilime: “Tam Aziz Nesin’lik bir olay!” Bugün seni 37 kişiyle bir otelde yakmaya çalışmamızın tam 12. yıldönümü… Hiç unutmuyorum, olaydan kısa bir süre sonra zamanın başbakanı Tansu Çiller, televizyona çıkarak halka müjdeyi vermişti: “Oteli [...]
Necefli maşrapa niyetine…
edebiyat, firdevsi, iran, efsaneler Son bir masal. Aslında tam bir masal değil bu, Afganistan sınırının hemen yanı başında, Tus kasabasında yatan bir şairin mezarının başında dinlediğim bir öyküdür bu… Neyse. Bir varmış, bir yokmuş… Allahın kullarının şimdiki kadar çok olmadığı dönemlerde, Gazneli Mahmut adında bir sultan yaşarmış. Kudretli mi kudretli, 40 beye hükmeden, Sind’den Çin-i [...]
Mahkûmun çehreyle, editörün muhabiriyle ayrılığı…
edebiyat, politika, muhammed salih, özbekistan Bugün canım ne Linux üzerine yazmak ne Focus’tan bahsetmek istiyor… Canım çok sıkkın. Size hüzünlü bir öykü anlatacağım bugün, her okuduğumda gözlerimin dolmasına neden olan bir mektubun öyküsünü… Mektubumuzun adı “Mahkûmun Çehresiyle Ayrılığı”. Dayanabilen sonuna kadar okusun. (…) Vaclav Havel’e Beni 28 Kasım 2001′de tutuklayıp Çek Cumhuriyeti’nin başkenti Prag’ın Pankras [...]
“Traduttore é tradittore”
edebiyat, felsefe, italo calvino Marco Polo descrive un ponte, pietra per pietra. -Ma qual è la pietra che sostiene il ponte?- chiede Kublai Kan. -Il ponte non è sostenuto da questa o quella pietra,- risponde Marco -ma dalla linea dell’arco che esse formano. Kublai Kan rimane silenzioso, riflettendo. Poi soggiunge: -Perchè mi parli delle pietre? [...]
Sultan II. Bayezid ve Denizkızı
istanbul, efsaneler Madem bir İstanbul efsanesi anlatmaya söz verdik, yerine getirelim: “Fatih Sultan Mehmet’in oğlu II. Bayezid’e sofuluğundan ötürü “Bayezid-i Veli” yani Ermiş Bayezid denirmiş. Halk inancı onu keramet sahibi bir ermiş olarak gösterir… Sultan II. Bayezid, bir gün Boğaziçi’nde saltanat kadırgası ile dolaşırken denize ağ atan balıkçılara rastlar. “Balık çok çıkar mı?” diye sorar. [...]

