Burkina Fasa Fiso Halk Cemahiriyesi

Ali Işıngör’ün politika, açık yazılım, çizgi roman, tarih ve popüler kültür üzerine gündüz sayıklamaları…
  • rss
  • Anasayfa
  • DiÄŸer maceralar
  • Kampanya
  • İletiÅŸim

Copyleft muz mudur?

21 Åžubat 2006
creative commons, çizgi roman


Sayın Koray Löker’e cevabımdır:

Birincisi: Copyleft, bir takım metinleri “kaynağını belirtmeksizin” istediÄŸiniz gibi yayınlayabileceÄŸiniz anlamına gelmez. GPL de gelmez, genel ahlak kurallarına da sığmaz bu…

İkincisi: “Ticari bir mecra olan matbu yayınlarda yayınlamak için izin alın” demek, kullanmış olduÄŸum by-nc-sa lisansının bir gereÄŸidir. Yazılarımın benim arzum dışında ticari mecralarda kullanılmasına da izin vermiyorum. Nokta.

Ben ekmeÄŸimi yazı yazarak kazanan birisiyim ve yaptığım iÅŸ, bir A. Murat Eren ya da Barış Metin’in hatta sizin kod yazarak yaptığınız iÅŸle aynı prensiplere sahiptir. Nasıl siz, kodlamış ve GPL ile lisanslamış olduÄŸunuz bir yazılımın kaynak kodlarını baÅŸkalarının kullanımına açıyorsanız, CC lisansı ile ben de açıyorum. Hatta aynı ÅŸartlarla: “Kaynağını belirtecek (by), isterse üzerinde oynamalar yaparak çoÄŸaltabilecek ve aynı ÅŸartlara dahil olmak kaydiyle dağıtabilecek (sa).”

Açıkçası sizin neye itiraz ettiÄŸinizi henüz anlayabilmiÅŸ de deÄŸilim. Benim itiraz noktam, baÅŸkalarının yazımı kullanmasına deÄŸil, bunun kaynak belirtmeksizin ya da ticari kullanımlarda izin almaksızın yapılmasına yönelik…

Allah Allah! Ben mi anlatamıyorum acaba?

Bir nokta daha var: 5846 No’lu Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu çok açıktır: Matbu ve matbu olmayan her türlü ortamda “eserin çoÄŸaltma ve yayma hakkı” eser sahibine aittir. Madde 23 “Yayma Hakkı”nı, Madde 24 ve 25 ise “Temsil Hakkı”nı düzenler. Kısacası Levent Cantek gibi bir yayıncının bilmemesine ÅŸaşırdığım bu maddeler, tartışmaya mahal bırakmayacak kadar açıktır.

Üstüne üstlük basın ve yayın kanunlarımız, matbu ortamdaki bir yazıdan yapılabilecek tanıtım amaçlı alıntı miktarını bile düzenler. Åžimdi ilgili mevzuat önümde olmadığı için yanılabilirim ama ilgili maddeler içinde “kitap tanıtımında alıntının eserin yüzde 2’sinden fazla olmaması” türünden ilginç ayrıntılar bile vardır.

Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu sadece Ali Işıngör’ü deÄŸil, sayısız kitap yazmış Levent Cantek’i de, Umberto Eco’yu da, Nutuk’u günümüz Türkçe’sine uyarlayan çevirmenin de hakkını “emek hırsızlarına, korsan yayıncılara” karşı korur. Ve bunu yazarların yazdıklarıyla hayatta kalması, ve her ÅŸeyden önemlisi ekonomik bağımsızlığını koruyabilmesi için yapar…

Bir detay daha var: Burkina Fasa Fiso’da içinde bir görseli kullanılan Ken Parker çizgi romanının Türkiye’deki yayın hakları, sevgili arkadaşım Murat MıhçıoÄŸlu’nun sahibi olduÄŸu Rodeo Yayıncılığa aittir. Ve tamamen izinlidir :)…

Ayrıca bu resim, Bonelli grubu tarafından internete konan ve CC lisansı ile kullanıma açılmış bir resimdir :).

Not: Bu yazıyı tekrar okuduğumda gereksiz bir şekilde sert ve kırıcı olduğunu gördüm. Yazıyı törpülüyor, ve çevreye vermiş olabileceğim rahatsızlıktan ötürü özür diliyorum.

Yorumlar
6 yorum var
Kategori
Blogger, Özgür yazılım
RSS Yorumlar RSS Yorumlar
Trackback Trackback

Ben çizgi romancınınzeki, çevik ve ahlaklı olanını severim

creative commons, çizgi roman


Burkina Fasa Fiso ve çeÅŸitli dergilerde çıkan yazı/araÅŸtırma dosyaları özelinde de Ali Işıngör, bir süredir çeÅŸitli içerik hırsızlığı vakalarıyla uÄŸraşıyor…

5846 No’lu Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nu bir kalemde unutun zaten, bazı dergi ve internet sitelerinde yazar adını belirtmeye gerek bile duymayacak bir cürette hırsızlık yapılıyor! Ha, bir de yazınızın altına kendi imzalarını atanlar var ki, onları hangi kategoriye sokacağımı, inanın ben bile bilmiyorum :)…

KiÅŸisel blog sitesinde, bunu yapan kopilleri açıkçası önemsemiyorum, hatta yazılarıma “farklı bir ÅŸekilde de olsa” deÄŸer verdiklerini görmek, beni mutlu ediyor. Ancak bu iÅŸ çoktan ÅŸirazesinden çıkmış, büyük medya kuruluÅŸlarından kültür-sanat dergilerine kadar “doÄŸal bir hak” olarak görülmeye baÅŸlanmış durumda.

Bu dergilerin arasında “Çizgi roman araÅŸtırmaları dergisi” Serüven’in bulunmasıysa, beni özellikle yaraladı. Bu ülkede ürünleri en çok çalıp çırpılan, emeÄŸinin karşılığını en az alan insanların başında çizgi romancılar gelir. Bir telefon etseler, “bir karşılık beklemeksizin” seve seve bütün iÅŸlerimi önlerine sereceÄŸim adamların bunu yapması, insanı sadece kahrediyor…

GeçtiÄŸimiz hafta Burkina Fasa Fiso’yu kapatmanın eÅŸiÄŸinden döndüğüm anları sık sık yaÅŸadım. Bir hafta süren bir sessizlik ve düşünmenin ardından, konusunda çok yetkin bir avukat abimle bu arkadaÅŸlara dava açmayı kararlaÅŸtırmış durumdayım.

Bakalım “yavuz hırsız” ev sahibini bastıracak mı?

Hep birlikte göreceÄŸiz…

Not: Creative Commons (by-nc-sa) sözleÅŸmesi, kaynak göstermeniz ve ticari amaçlarla kullanmamanız ÅŸartıyla bu sitedeki tüm içeriÄŸi “ayrıca izin almaya gerek kalmaksızın” kullanmanıza ve hatta söz konusu içeriÄŸi deÄŸiÅŸtirip, aynı ÅŸartlar altında tekrar dağıtmanıza izin verir.

Ha, bu sitedeki bir yazıyı bir ticari mecra olan “matbu yayın”da kullanacaksanız, bütün iÅŸ bir elektronik posta ya da telefona bakar. En fazla sizden o dergiden iki üç nüsha göndermenizi isterim :)…

Yorumlar
20 yorum var
Kategori
Blogger, Özgür yazılım
RSS Yorumlar RSS Yorumlar
Trackback Trackback

Berlusconi başkan, İtalya şampuan!

6 Åžubat 2006
blogger, politika, silvio berlusconi


Bir süredir yoÄŸunluktan ve tembellikten ötürü Burkina Fasa Fiso‘ya ve Moleschino‘ya yazamıyordum. Aslında anlatacak o kadar çok ÅŸey birikti ki… Hangi birinden baÅŸlasam?

EÄŸlenceli bir konuyla baÅŸlayalım. Konumuz, İtalyan demokrasisinin gülü; Fininvest’in baÅŸkanlığını yaptığı dönemde yargıçlara rüşvet verdiÄŸi ispatlanmış; mahkemede Gladio uzantısı P2 locasına üye olmadığını söyleyen, 1826 nolu üye olduÄŸu ortaya çıkınca hafızası yerine gelen; vergi kaçırdığı mahkeme kararları ile sabit, Silvio Berlusconi…

Bugünlerde dünyanın en demokratik seçim yasalarından birine dayanan İtalyan seçim sistemini olabilecek en adaletsiz hesaplamayla deÄŸiÅŸtirmekle uÄŸraÅŸan (Bizdeki sistemi bugün bir İtalyan’a verseniz, öpüp başına koyar, o kadar!) Silvio Berlusconi’den tüm İtalya’nın “sıtkı sıyrılmış” durumda.

Silvio Berlusconi’yi nasıl anlatabilirim ki size? Bir an için, Aydın DoÄŸan’ın Türk televizyon kanallarının yüzde 91′ini kontrol ettiÄŸini; Ali Åžen’in Fenerbahçe’ye ömürboyu baÅŸkan seçildiÄŸini; Türk Gladiosu’nun gözbebeÄŸi ve “Susurluk kahramanı” Mehmet AÄŸar’ın iktidara geldiÄŸini, üstelik MHP ve DEHAP ile koalisyon (Berlusconi’nin neo-faÅŸist Gianfranco Fini ve ayrılıkçı Umberto Bossi ile yaptığı türden) kurduÄŸunu hayal edin… Bu üç adamın üzerine bolca Cem Uzan ÅŸerbetinden gezdirip, oluÅŸacak karışımı bir kapta “kulak memesi” kıvamına gelinceye kadar karıştırın…

Voila! Ve işte karşınızda Silvio Berlusconi!

İşte böyle bir ÅŸey olsa gerek, Silvio Berlusconi tarafından yönetilmek… Aklı başında, orta zekâ seviyesinin üzerindeki her Türk için “bir kâbus” olabilecek bu senaryo, İtalya’da 1994′ten beri gerçek!

Bir süre önce Burkina Fasa Fiso’da Silvio Berlusconi’nin “baÅŸ belası” olan bir blogger’dan bahsetmiÅŸtim sizlere… Ünlü İtalyan komedyen Beppe Grillo, artık günde 200.000′e (yazıyla: iki yüz bin!) yaklaÅŸan ziyaretçi sayısıyla, binlerce blogger’dan toplanan paralarla verilen tam sayfa gazete ilanlarından sonra İtalyan bloggerları yeni bir eyleme çağırdı: Wikipedia’daki Silvio Berlusconi maddesini yeniden yazmak!

ÇaÄŸrıyı izleyen gün içinde, İtalyan Wikipedia’sındaki Silvio Berlusconi maddesine tam 23.000 kiÅŸi katkıda bulundu! Neler dökülmedi ki ortaya? Mahkeme kararları, P2 locasının sırları, Berlusconi’nin muhtemelen kendisinin bile unuttuÄŸu ortaklıkları, eski gazete küpürleri… İşe bir süre sonra Berlusconi taraftarlarının da katılmasıyla inanılmaz bir “edit savaşı” yaÅŸandı.

Sonuçta, Wikipedia yönetimi olaya el koymak zorunda kaldı ve İtalya’da mart ayında yapılacak seçimleri etkileyebileceÄŸi gerekçesiyle, bu maddeye yapılan eklerin yüzde 95′ini silerek maddeyi dondurdu. Wiki’de çare tükenmez elbette, Berlusconi karşıtları hemen kendi özgür Wiki-media’larını kurdular :)…

Acaba diyorum, münbit Anadolu topraklarından kaç tane böyle “Kollektif Wiki araÅŸtırma dosyası” çıkar? Pardon, birileri “Tansu Çiller”, “Susurluk”, “12 Eylül”, “Özal Ailesi” mı dedi?

Ne kötüsünüz…

(…)

Hadi, sizlere İtalya’dan birkaç Berlusconi fıkrasını anlatayım:

“İtalyan posta idaresi, üzerinde baÅŸbakan Silvio Berlusconi’nin resmi olan pullar bastırmış. Ancak birkaç gün sonra pulları piyasadan toplamak zorunda kalmışlar çünkü İtalyanlar pulun yanlış yüzüne tükürüyormuÅŸ!”

“Cennette kıyamet gününü bekleyen San Pietro (Katoliklerin en büyük azizi ve Roma Kilisesi’nin kurucusu) bir gezintiye çıkmaya karar vermiÅŸ. DiÄŸer Katolik azizleri, melekleri tek tek ziyaret ettikten sonra tanrının huzuruna çıkmış. Tanrı kocaman bir tahtta oturuyormuÅŸ ve arkasındaki duvarda milyonlarca saat asılıymış. San Pietro saygılı birkaç kelamdan sonra dayanamamış sormuÅŸ:
- Efendim, arkanızdaki bu saatler nedir?
- Onlar günahkâr kullarım için. Her günah iÅŸlediklerinde saniyeyi gösteren ok ‘bir tık’ ileri gidiyor.
San Pietro saygıyla susmuş. Duvardaki saatleri sessizce seyretmeye devam etmiş. İki dakika sonra tekrar dayanamamış:
- Efendim, ÅŸimdilerde İtalya’yı yöneten kulunuz Silvio Berlusconi’nin saatini burada göremiyorum?
- Ha, o mu? Onu ofiste vantilatör olarak kullanıyorum!”

Not: Åžimdi bazılarınız “Madem o kadar kötü, Berlusconi’yi neden seçiyor İtalyanlar?” diye soracak. Cevabını ilerde vereceÄŸim.
.

Yorumlar
2 yorum var
Kategori
Blogger, Politika
RSS Yorumlar RSS Yorumlar
Trackback Trackback

Meksika’dan bir mektup var!

22 Aralık 2005
zapatista, subcomandante, blogger


Tam 11 gün önce, bana çok uzaktan, Meksika Chiapas’tan bir mektup geldi :). Özetle söylemek gerekirse, Zapatista hareketi (EZLN) isim deÄŸiÅŸtiriyor ve tüm dünyadan Zapatistalar hakkında yazı yazmış “çeÅŸitli bloggerları”, yeni bir mücadelenin parçası olmaya davet ediyorlar. Bu kampanyanın henüz kesinleÅŸmemiÅŸ adı “Zapatistas InterGalactica”. Subcomandante Marcos yine bol bol internetten, futboldan, edebiyattan, Meksikalı yerli halklardan, felsefeden ve “rüyaların hızı”ndan* bahsedecek :).

Ve böylelikle de Marcos aynı anda dünyanın tüm dillerinde yazan “ilk bloggerı” olacak. Bu, bana da yapılan ve beni açıkçası çok onurlandıran bir teklifti… DiÄŸer Moleschino üyeleri ile mail grubumuzda tartıştıktan sonra; bunu Burkina üzerinden deÄŸil ama, Moleschino aracılığı ile hayata geçirmeye karar verdik.

Evet, doÄŸru duydunuz! Bir süre sonra “Subcomandante” üyemiz olacak :)…

Sadece bu kadar mı? DeÄŸil elbette :). Aramıza bir de “büyük bir yazar” katılıyor. RSS üzerinden, kendisinin bir öyküsünün her gün bir bölümünü yayınlayacağız.

Yılbaşından sonra Moleschino epey bir hareketlenecek anlayacağınız.

* Not: Ah, Evet! AÄŸzımdan kaçırdım :). “Rüyaların Hızı” Subcomandante Marcos’un eÄŸer yanılmıyorsam Türkçe’ye hiç çevrilmemiÅŸ bir yazısının adı. İspanyolca aslından çevirisine baÅŸlandı, yakın bir gelecekte Moleschino‘da yerini alacak. Ama önce birkaç ısınma yazısı…

Yorumlar
4 yorum var
Kategori
Blogger, Politika
RSS Yorumlar RSS Yorumlar
Trackback Trackback

“Anarchist’s Cookbook”

10 Aralık 2005
blogger, insan hakları


Dünya’da interneti sansürlemenin olimpiyat oyunları düzenlenseydi altın madalyayı kim kazanırdı?

Uluslararası Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü’ne göre bu gerçekten diÅŸli bir mücadele olurdu… Nasıl olmasın ki? Bir yanda 400.000 siteyi bloke eden ve vatandaÅŸlarına bir form ile bu listeye yenilerini ekleme fırsatını sunan “interaktif” Suudi Arabistan var. DiÄŸer yandaysa, son 10 ay içinde 20 genci kendi bloglarında yazdıklarından dolayı hapse atan Çin!

Peki, Irak’ta askerlik yaptıktan sonra eve dönen askerlerinin “orada yaÅŸadıklarını” anlatmasına izin vermeyen ABD’nin bu yarışta olmasına ne dersiniz? Bir de “devrim” yapan ama internet devrimini kaçıran, komünist partisinin hâlâ kontrol etmeye çalıştığı Küba var elbet…

Uluslararası Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü’ne göre en azılı internet düşmanlarının bir diÄŸeri, Tunus. 1987′den beri Zeynelabidin Ben Ali’nin yönettiÄŸi Tunus’un tek internet ÅŸirketi kime ait dersiniz? Zeynelabidin Ben Ali’nin ailesine elbet! İnternet eriÅŸimini veren ÅŸirket CumhurbaÅŸkanı’nın “teyzesi ve kayınçosu”na ait olunca, Yahoo!’nun açılması elbet 20 dakika sürer!

Peki, internet üzerindeki sansürleri ve engellemeleri aÅŸmanın yolu yok mu? Var elbet, dünyanın baskı altındaki tüm gazetecilerine birer “blog sayfası” açmalarını tavsiye eden Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü, dünyanın tüm yasaklı içeriklerine eriÅŸimin yollarını ve insan hakları savunucularının sansürcü devletlere karşı kurduÄŸu sistemleri anlattığı bir e-kitap hazırladı.

Moleschino‘da içeriÄŸini daha ayrıntılı bir ÅŸekilde anlattığım bu kitapçık, internetin neden “geleceÄŸin medyası” olduÄŸunu bize ispatlıyor.

Bu 98 sayfalık e-kitabı kesinlikle okumalısınız! Neden bu baÅŸlığı attığımı o zaman daha iyi anlayacaksınız :)…

Yorumlar
Henüz yorum yok
Kategori
Blogger, Politika
RSS Yorumlar RSS Yorumlar
Trackback Trackback

Blog durumları, “Gezegen” ve ıvır zıvır

4 Aralık 2005
blogger


SevdiÄŸim blog siteleri var, bunların önemli bir kısmının Gezegen Linux üzerinde toplandığını söyleyebilirim. A. Murat Eren, Barış Metin, Serbülent Ünsal, Bahadır Kandemir, Emre Sevinç, Pınar YanardaÄŸ, Mehmet Büyüközer gibi ilginç kiÅŸiler var, teorik olarak Linux üzerinde dönse de muhabbet, çok farklı konularda yazı yazan birileri hep oluyor. Gezegen Linux’un bu yönüyle de epey “algı açıcı” bir yönü olduÄŸunu söyleyebilirim.

Gezegen Linux’un bazı üyelerini daha yakından tanımak isteyenlere Moleschino‘yu salık vereceÄŸim. Pardus beta sürümünü de çıkardığına göre, bu arkadaÅŸları gelecekte Moleschino’da daha sık göreceÄŸiz… :)

İyi içerikli blog sitelerini bir araya getiren bir diÄŸer oluÅŸumsa, geçtiÄŸimiz günlerde sessiz sedasız yayına giren Blog KardeÅŸliÄŸi Gazetesi. Son derece yaratıcı bir düşünceyle kurulan bu e-gazete’de, çeÅŸitli bloglardan derlenen ve “gündem oluÅŸturacak” türden yazılar bir araya getirilmeye çalışılacak.

Test amaçlı ilk sayısında yer alan bazı yazılar, bence çok iyiydi:

  • İran Grafik Sanatı Üzerine: Indianblogtrick
  • Tavus KuÅŸundan DeÄŸil, Tarihten Öğrenin: Altı Üstü Tasarım
  • Masaüstü Blog Yönetim Programları: Acemi Blogcu

Blogların artık bir gazetesi var, içeriÄŸinin ikinci sayıda daha da zenginleÅŸtirmesini dilediÄŸim bu e-gazete‘nin bugüne dek Türkiye’de bloglara dair yapılmış en anlamlı iÅŸ olduÄŸunu düşünüyorum…

Yorumlar
Henüz yorum yok
Kategori
Blogger
RSS Yorumlar RSS Yorumlar
Trackback Trackback

İhtiyaçtan acilen satılık site! :)

29 Kasım 2005
blogger

My blog is worth $53,631.30.
How much is your blog worth?

Kazancım bilek zoru,
Yarabbim sen beni koru…

Yorumlar
2 yorum var
Kategori
Blogger
RSS Yorumlar RSS Yorumlar
Trackback Trackback

Akıl defteri: Moleskine

14 Kasım 2005
blogger


Fransızların Moleskin, İtalyanların ise Moleschino dedikleri “akıl defterleri”, bugüne dek Van Gogh’dan Ernest Hemingway’e, Paul Eluard’dan Pablo Picasso’ya kadar pek çok ünlü yazar ve sanatçının notlarını almasını saÄŸladı. Moleskine’lerin ilk sayfasında şöyle bir ifade yer alır:

“In case of loss, please return to:
…………………………………………………
…………………………………………………
…………………………………………………
As a reward: $ ………”

A. Murat Eren‘in de söylediÄŸi gibi, uzun süre kullanılanların üzerinde öncekilerin üzerini çizerek giderek artan meblaÄŸlar görebilirsiniz :). Moleskine kullanıcıları için, bu “akıl defterleri” üzerine not alınacak basit kağıt parçalarından çok fazlasıdır. Öyle ki, Moleskine’leri avuçiçi bilgisayarlar ile bir tutup, onlara özel “hack” geliÅŸtirenler bile var!

“Bu defterlerde ne var bu kadar anlatacak?” diyebilirsiniz elbet. Aslında fazla bir ÅŸey yok, bizi o defterin kendisinden çok, içini birbirinden ilginç yazı ve resimlerle dolduran beyinler ilgilendiriyor. Düşünsenize: Düz, asitsiz, hafif sarı renkte ve bir lastikle baÄŸlanan bir “garip” defter! Ama içine bugüne dek onlarca ÅŸair, ÅŸiirlerinin ilk mısralarını yazmış; sayısız ressam tablolarının ilk taslaklarını üzerine çiziktirmiÅŸ…

Biz Moleskine’i biraz da bunun için seviyoruz. Anlatacak ÅŸeyi olanların “defteri” olan Moleskine’ler, yaklaşık 200 yıldır insanoÄŸlu belleÄŸinin önemli bir parçası oldu. “Düşünce ile kağıdın arasına” klavye, LCD ekran, avuçiçi bilgisayar kalemi (stylus) ya da ruhsuz yazıcıları sokmaksızın kullandığınız bir araç…

Bilgisayarların çıkmasından sonra kalemi kullanmayı unutmayanların, masasında ya da üstünde bir yerlerde hep bir kurÅŸun kalem ve silgisi olanların defteridir Moleskine. Onu bu nedenle de çok seviyoruz. Çünkü anlatacak çok ÅŸeyimiz var…

Bu nedenle yeni bir site kurduk. Adını da bu defterlerin ilk adlarından biri olduÄŸu varsayılan Moleschino koyduk. Åžimdilik pek bir yazı yok ama inanın, anlatacak çok ÅŸeyimiz var…

EÄŸer siz de kafanıza sık sık bir ÅŸey takılıp, onu araÅŸtırıp öğreninceye kadar rahat edemeyenlerdenseniz, sizi de aramıza bekliyoruz. Popüler kültüre dair, edebiyata dair, bilime dair, çizgiromana ya da ne bileyim iÅŸte hayata dair anlatmak istediklerini yazacağınız bir “akıl defteri”miz var artık. Arada sırada, gerçek defterlerden sayfalar da koyacağız elbet :)…

Yorumlar
2 yorum var
Kategori
Blogger
RSS Yorumlar RSS Yorumlar
Trackback Trackback

« Previous Entries Next Entries »

Tersine Dünya


"Tersine dünya okulu eğitim kurumlarının en demokratiğidir. Giriş sınavı gerektirmez, kayıt parası almaz, derslerini bedavaya verir, herkese ve her yerde; yerde ve gökte... Tersine dünya okulunda, kurşun su üstünde kalmayı öğrenir, mantar suya batmayı. Yılanlar uçmayı ve bulutlar yollarda sürünmeyi..."
Eduardo Galeano-Tepetaklak

Biliyor Musunuz?


Son Yorumlar

  • İstanbul’un Venediklileri yazısı için kültür mantarı tarafından yapılan yorum
  • Varan 3: PC Magazine’den Tremulous, Warsow ve diÄŸerleri… yazısı için tatil hotel rezervasyon türkey otel tarafından yapılan yorum
  • 10 kaplan gücünde geliyoruz! yazısı için ela kurt tarafından yapılan yorum
  • Blogların gücü adına… yazısı için atakan tarafından yapılan yorum
  • Linux, Tekir ve kırmızı paraşütlü kedi… yazısı için ALİSEYDİ OÄžUZTÜRK tarafından yapılan yorum

Yazı Kategorileri

  • Çizgi roman (12)
  • Özgür yazılım (92)
  • Blogger (29)
  • CoÄŸrafya (20)
  • Edebiyat (32)
  • FotoÄŸraf (11)
  • Hayat (58)
  • Kültür (52)
  • Politika (25)
  • Sanat (9)
  • Tarih (22)
  • Türkiye (14)

ArÅŸiv

  • Åžubat 2008 (3)
  • Aralık 2007 (2)
  • AÄŸustos 2007 (1)
  • Temmuz 2007 (3)
  • Haziran 2007 (2)
  • Mayıs 2007 (5)
  • Nisan 2007 (2)
  • Mart 2007 (2)
  • Åžubat 2007 (2)
  • Ocak 2007 (6)
  • Aralık 2006 (4)
  • Kasım 2006 (7)
  • Ekim 2006 (4)
  • Eylül 2006 (4)
  • AÄŸustos 2006 (2)
  • Temmuz 2006 (8)
  • Haziran 2006 (4)
  • Mayıs 2006 (3)
  • Nisan 2006 (5)
  • Mart 2006 (5)
  • Åžubat 2006 (12)
  • Ocak 2006 (7)
  • Aralık 2005 (12)
  • Kasım 2005 (12)
  • Ekim 2005 (20)
  • Eylül 2005 (16)
  • AÄŸustos 2005 (19)
  • Temmuz 2005 (24)
  • Haziran 2005 (15)
  • Mayıs 2005 (14)
  • Nisan 2005 (8)

Son Yazılar

  • ECMA’dan Dersler: Bas bas paraları Leyla’ya-4
  • ECMA’dan Dersler: Tüh, sandalyemiz kalmadı!-3
  • Zeugma ya da Hasankeyf’i görmeyen gözler, İstanbul’u görür mü? (2)
  • Linux, Tekir ve kırmızı paraşütlü kedi…
  • Danilo Türk’tür Türk kalacak!
  • Özgürlükİçin tasarımcı arıyor!
  • “Enternasyonal Åžalala”
  • Åžark Tuhafiyesi
  • Milano, tasarım ve birkaç düşünce…
  • Just for fun!

Moleschino Tayfası

  • - Moleschino -
  • A. Murat Eren
  • Ahmet Aygün
  • Arda Uysal
  • Atilla Aktuna
  • Özlem Pak Işıngör
  • Barış Metin
  • Duygu Özpolat
  • Erkan Tekman
  • Hakan Uygun
  • Selma Åževkli
  • Zafer Karkaç

Hastasıyız

Özgürlük için Pardus...

Bunları dinliyorum

Tagboard

Creative Commons License

Bu site Creative Commons Lisansı ile korunmaktadır.
rss RSS Yorumlar valid xhtml 1.1 design by jide powered by Wordpress get firefox