Danilo Türk’tür Türk kalacak!

23 12 2007

Böyle bir cumhurbaşkanı istiyorum…

Bir süre önce Görkem Çetin ile aramızda geçen muhabbetten alıntıdır:

(13:42:52) Ali Işıngör: Demin Slovenya cumhurbaşkanını poke’ladım

(13:43:06) Ali Işıngör: Parmak atarsam ayıp kaçar mı?

(13:43:27) Görkem Çetin: 1. Dünya Savaşı da böyle bir eşek şakasından çıkmıştı :-D

(…)

Peki, sonra ne mi oldu? Slovenya Cumhurbaşkanı Danilo Türk ile arkadaş olduk ve yazışmaya başladık!

Böyle kısa bir mesajla da blog dünyasına geri dönüşümüzü müjdelemiş olalım :)…



“Söylediklerinize dikkat edin, düşüncelere dönüşür”

11 12 2006

leopardo.jpg

Bjkonline, Bildirgeç, Nahnu, Cisday, Moleschino, Bilişim Rüzgârı, Edebik, Teknoseyir, Batıkent Lisesi, Silivriliyiz.biz, Çayeli 75. Yıl IMKB Yatılı Okulu, Hukukrehberi.net ve daha niceleri…

Birbirinden farklı 200 kadar site ve blogun tek ortak noktası, "Özgürlük için…" seslerini yükseltmiş olması.

Hedefimiz 500, hatta 1000 site!

(…) 

Sözü iyisi mi Mahatma Gandi‘ye bırakalım:

Söylediklerinize dikkat edin, düşüncelere dönüşür;

Düşüncelerinize dikkat edin, duygularınıza dönüşür;

Duygularınıza dikkat edin, davranışlarınıza dönüşür;

Davranışlarınıza dikkat edin, alışkanlıklarınıza dönüşür;

Alışkanlıklarınıza dikkat edin, değerlerinize dönüşür…

 

Resim:  ATRA



Tebdili mekânda ferahlık vardır…

21 06 2006

 Ken Parker4.jpg

Sevgili arkadaşlar, Uzun bir süredir düşündüğüm bir değişikliği nihayet gerçekleştirerek, Burkina Fasa Fiso’yu yeni mekânına, www.burkinafasafiso.com adresine taşıdım. Kendi alan adına ve sunucusuna kavuşan Burkina, birkaç haftalık geçiş dönemi boyunca hem blogspot uzantılı eski adresinden hem de yeni mekanından eşzamanlı yayın yapmaya devam edecek. Bir süre sonra niyetim, Blogger motorunun kızgın kumlarından kendimi tamamen kurtarıp, Wordpress’in serin sularına atlamak olacak…

Bu arada Burkina Fasa Fiso bu bir ya da iki haftalık geçiş döneminin ardından, yeni özelliklerine ve Ajax teknolojili bir takım oyuncaklarına kavuşmuş olacak.

Bu geçişin iyi yanları olduğu kadar bazı kötü yanları da var elbet… Açık kaynak, telif hakları ve teknoloji konuları dışında kalan yazılarım (Popüler kültür, tarih, fotoğrafçılık, edebiyat ve özellikle politika gibi) bundan sonra Gezegen Linux içinde yer almayacak.

Bu konuda olası yanlış anlamaları önlemek için bir noktayı vurgulamam gerekiyor: Bugüne dek Gezegen Linux yönetiminden yazılarımın içeriği konusunda bana en ufak bir "müdahale" ya da "rica" gelmiş değil. Anlayışları için eski/yeni tüm Gezegen yönetimlerine teşekkür ederim.

Ancak Gezegen’in son dönemde iyice kozmopolitleşen yapısı, bana gelecekte bu durumun böyle devam edemeyeceğini hissettiriyor. Başıma bir kaza gelmeden önce, ben önlemimi alayım dedim. Dileyenler, yeni sitenin tüm yazı kategorilerini içeren RSS Feed‘inden bu yazıları çekebilecekler elbette…

Sizden ricam, sitelerinizde/bloglarınızda Burkina Fasa Fiso’ya verdiğiniz linkleri, kısayolları yeni adrese yönlenecek şekilde güncellemenizdir.

Anlayışınız için teşekkür eder, çevreye verdiğimiz rahatsızlıktan dolayı özür dileriz…

 

Dördüncü tekil şahıs dostunuz

Ali Işıngör

http://www.burkinafasafiso.com



Hello world!

16 06 2006

Yeni adresimizde deneme yayınlarına geçtik. Altyapıda Wordpress var. Umarım hepimiz için hayırlı olur…

[ratings]



Tema değişikliği

24 03 2006

Ken_Parker_Tapejara
Sitede basit bir tema değişikliği. Panik yok, Burkina Fasa Fiso 2.0 sürümüne daha çok var :)…

Bu arada evet, kendimce bir Ken Parker teması yapmış durumdayım. Derslerimden geri kaldığım için koca bir dolap dolusu Teks’i imha eden anacığımın bile sevdiği, yakmaya kıyamadığı bir kahramandı Ken Parker :)…

Ken Parker yalnız bir kovboy, Edgar Allen Poe okuyan bir silahşor, Karl Marx’ı anlamaya çalışan bir grev işçisi, "altına hücum" döneminde bir anti-kahraman, kızılderililerin yanında bir Amerikalı, idam cezasına karşı çıkan bir insan hakları savunucusu, Marilyn Monroe’nun (Norma) sevgilisi, adaletsizliklerin karşısında ise bir Komiser Cemil’dir.

Ken Parker’ı hâlâ okumayanlardan mısınız yoksa?

[ratings]



Burkina Fasa Fiso için geri sayım

19 03 2006

Kedus

Burkina Fasa Fiso 2.0 için geri sayım başladı. Yeni bir adres ve yeni bir sayfa tasarımı ile yayına devam edecek olan sitede, birkaç güzellik de olacak… Şimdiden bazılarını söyleyebilirim herhalde:

Burkina Fasa Fiso, kategorilere ayrılan ve her kategorinin kendi RSS’ine sahip olduğu bir yapıda olacak. Eski yazılara erişim kolaylaşırken, tag bulutunu da daha anlamlı bir yapı içinde kullanmayı hedefliyoruz. Eğer başarabilirsek, sitenin açılışında bir sürprizle karşılaşacaksınız. Hayır, bu bir animasyon değil :)…

Aslında kafamızda epey bir yenilik var. Ama hem kendimizi bağlamamak hem de bazı sürprizleri siteye saklamak adına şimdilik susuyorum.

Bu arada farkındaysanız, Gezegen Pardus üzerinden de yayına başlamış bulunduk. Fotoğraf ise pek muhterem A. Murat Eren‘in Sanat Pardus‘ta yayınlanan bir işinden.



“Piglet, Çılgın Zürafa, Tavşan ve Miki Fare benim iyi dostlarımdır”

24 02 2006


Akregator sağolsun, son zamanlarda izlediğim blogların sayısı epey artmaya başladı. Bunların arasında en ilginçlerinden biri 11 yaşındaki bir “bızdığa”, Deniz Kamcez’e ait.

Bızdık dediğime bakmayın, Deniz 11 yaşında olmasına rağmen “Bir Adamın Hikâyesi” adında fantastik bir romanı yazmaya koyulmuş durumda! 10. bölümüne gelen romanın kahramanları; yazarın kendisi, Spiderman, Müzeyyen (annesi), Yücel (babası), bir vampir, Çılgın Korsan Jack, Lapacı, Bay Ölüm ve Kuduz Sansar…

Okudukça kendi kendime soruyorum: “Fantastik edebiyatı acaba çocuklara mı bıraksak?”

Eğer kendinize ve Deniz’e ayıracak bir yarım saatiniz varsa, bu güzel blogu okuyun. Arada sırada küçük yorumlar bırakmakla da 11 yaşındaki bu çocuğu, inanın çok mutlu edeceksiniz…



Ben ne çizgi romancılar gördüm, zaten yoktular…

23 02 2006


Pişmanım. Hem de hiç olmadığım kadar… Hiç tanımadığım; beni hayatında hiç görmemiş; yazımı herhalde beğendiklerinden olsa gerek önce sitelerine koyan, ama sonra “basılı bir mecra söz konusuysa, önce dergiden, o da olmazsa yazarından izin almaları gerektiğini ve bunu neden yapmadıklarını” sorduğum için bana kızan insanlardan iki gündür inanılmaz bir şekilde küfür yiyorum.

Dedim ya; beni tanımıyorlar, ben de onları tanımıyorum. Ama küfrediyorlar…

Sadece ben olsam neyse… 64 yaşındaki, romatizmadan ve sinüzitten muzdarip anacığıma da küfrediyorlar. Onu da tanıdıklarını sanmıyorum.

Bu arada ne yalan söyleyeyim, ebemi de tanımam etmem… Ama koloni mail grubundan bir şekilde gazı aldıklarını tahmin ettiğim “anonymous” arkadaşlar, onu da tanıdıklarını iddia ediyorlar.

Sonra da benim artık neden yorumları siteden sildiğimi, neden artık onlara cevap vermediğimi sorgulayan yazılar yazıyorlar. Nedenini koloni e-mail grubundaki iki örnekle açıklayayım:

Date: Tue Feb 21, 2006 7:57 pm Subject: Re: [koloni] Fw: Sitenizde izinsiz yayınladığınız yazıma dair…

(…) Bocus dergisi ve popoler bilimlere merak sayanları zaten sevmem. Eeee öyleyse ne duruyoruz ? Hazırlıyalım ellerimizi diğer avucumuzun içine ve gerelim, gerelim, gerelim ve serbest bırakalım şlakkkkkk diye. Bir daha da o adamın yazısını falan haber yapmayalım.

(…)

Date: Tue Feb 21, 2006 10:03 pm
Subject: Re: [koloni] Re: Sitenizde izinsiz yayınladıÄ�ınız yazıma dair…Hani meşhur hikayedir, adamın oğlu olmuş, tutmuş tenasül organını koparmış. Bu vatandaşında
kırk yılda bir yazısı satmayan bir tekel dergisinde yayınlanacağı tutmuş, ne yapacağını şaşırıyor. Hangi şehirde oturuyormuş bu uyuz arkadaşımız. Gidip bir görüşelim arkadaşla. Bir tanesi de izmir’de çıkmıyor ya kahretsin. kah kah kah.

Başta söylediğim gibi, pişmanım… Hakkımı kanunlar çerçevesinde aramaya niyetlendiğim için; bunu blog siteme yazdığım için; sonuçlarını öngöremediğim bir tartışmaya girdiğim için; “telif hakkı”, “Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu”, “hak”, “hukuk” gibi kelimeleri ağzıma aldığım için…

Bugün sağolsunlar, bir gazetenin hukuk bürosundan gönderilen iki adet “emsal karar” önümde duruyor. Mahkemenin biri, bir dergiden 6-7 sayfalık yazıyı tarayıp, “izin almaksızın” sitesine koyan webmaster’ı haksız bulmuş. Üstüne üstlük bir diğer derginin değil, amatör bir site söz konusu olan!

Ben onlara bakıyorum onlar bana… Sonra “dava açmamaya” karar veriyorum. Olur a, mahkeme salonunda karşılaşırız, ben onlara forumlarındaki bu mailleri sorarım, onlar neden üyelerine müdahale etmediklerini açıklamak zorunda kalırlar!

Hasılı, her iki taraf için de sevimsiz bir durum. Ama onlar için sanırım “biraz daha zor” olur…

Şaka bir yana, bu arkadaşların mahkemeye dahi gitsek, bundan kendilerine bir ders çıkarmayacaklarını, takkelerini bir kere olsun önlerine alıp “ne yaptıklarını” düşünmeyeceklerini biliyorum artık.

Serüvencilere yayın hayatlarında başarılar ve bol şans diliyorum.

Not: Bu konuda karşı cenahtan gelecek hiçbir yorumu siteye koymayacağımı ve cevap vermeyeceğimi, tekrar ilan ederim. İnanın çok yoruldum.

[ratings]