Burkina Fasa Fiso Halk Cemahiriyesi

Ali Işıngör’ün politika, açık yazılım, çizgi roman, tarih ve popüler kültür üzerine gündüz sayıklamaları…
  • rss
  • Anasayfa
  • Diğer maceralar
  • İletişim

Bir uçak mı, hayır kuş!

5 Ocak 2009

Kötülerin korkulu rüyası, Burkinafasafiso geliyor!

Sıkı durun…

Kötülerin korkulu rüyası Burkinafasafiso

Yorumlar
13 yorum var
Kategori
Blogger, Hayat, Özgür yazılım
RSS Yorumlar RSS Yorumlar
Trackback Trackback

Linux, Tekir ve kırmızı paraşütlü kedi…

24 Aralık 2007

Ben ekosistemin zeki, zengin ve birbiriyle didişmeyenini severim!

İngilizce Wikipedia’daki Ekosistem maddesinin ilk alt başlığı olan “Ecosystem Dynamics” şöyle bir alıntıyla başlar:

“Introduction of new elements, whether biotic or abiotic, into an ecosystem tend to have a disruptive effect. In some cases, this can lead to ecological collapse or “trophic cascading” and the death of many species belonging to the ecosystem in question.”

Özetle söylemek gerekirse, madde şunu söyler: “Ölü ya da canlı, herhangi bir var oluş döngüsüne (ekosistemi sanırım böyle çevirmek en doğrusu) dışarıdan müdahil olan tüm bileşenler, var olan düzen üzerinde yıkıcı bir etkiye sahip olma eğilimi taşır. Bazı durumlarda bu etki, bir doğal yıkıma ya da söz konusu ekosistem içinde yaşayan pek çok türün birbiri ardına ölümüne dahi yol açabilir.”

Madem biyolojiden alınmış bir terimi, ekosistemi konuşuyoruz, aynı yolda devam edelim.

“Ekosistem Dinamiği” adını taşıyan bu genel ilke, son derece deterministiktir. Sadece biyoloji için değil, pek çok alanda kullanabileceğimiz bir araç sağlar bize. Özetle şunu söyler bize doğa yasası: Bir varoluş döngüsüne/ekosisteme dışarıdan katılan her türlü yeni üye, varlığını güçlü bir şekilde devam ettirebilmek için eski yapı üzerinde dönüştürücü/yıkıcı hatta yok edici bir etkiye sahip olmalıdır! Bu etki, pek çok türün varlığını yok ederken; benzer nitelik ve çıkarlara sahip türlerin hâkimi olduğu bir yeni ekosistemin doğmasına neden olacaktır.

Buna dair ilginç bir örnek, fi tarihinde Moleschino’da anlattığım eğlenceli öykü olabilir. Burada özetle, şunu anlatmıştım:

Moleschino’ya selam!

1940′ların sonuna doğru Borneo Adası’nda yaşayan Dayak kabilesi, sıtma salgınından muzdaripdir. Dünya Sağlık Örgütü, çözüm olarak Borneo ormanlarının üzerine DDT sıkmayı teklif eder! Amaç, ormandaki sinekleri yok ederek bu hastalıktan kurtulmaktır. Açıkçası, koşullar da buna uygundur. İkinci Dünya Savaşı henüz yeni bitmiştir ve bölgede İngiliz Hava Kuvvetleri’nin elinde artık işe yaramayan yüzlerce bombardıman uçağı ve askerlerini bitten korumak için üretilen on binlerce ton DDT kalmıştır.

Öneri, başlangıçta işe yaramışa benzemektedir… Borneo Adası’ndaki sıtma kökenli ölümler durmuştur. Öyle ki, 1948 yılında tıp alanındaki Nobel ödülü, DDT’nin böcekleri imhasında kullanılmasını öneren Paul Hermann Müller‘e verilir!

Bir süre sonra DDT’nin yan etkileri görülmeye başlar. DDT’den zehirlenerek ölen milyarlarca böcek kertenkeleler tarafından afiyetle yenir. Hayatlarında görmedikleri kadar böceği yemekten ağırlaşan kertenkelelerse sıçanlar için muhteşem bir ziyafet olur. Kertenkeleleri yedikçe semiren, semirdikçe de üremesi hızlanan sıçanlar bir süre sonra tüm adayı istila eder! Artık ortalıkta yiyecek böcek kalmadığı için en kolay hedef olan ekinleri talan eden sıçanlar, yerlileri açlığın ve tifo gibi sayısız bulaşıcı hastalığın şefkatli kollarına itmiştir…

Tek bulunan çözüm, İngiliz Kraliyet Hava Kuvvetleri’nin bugün hatırlamak bile istemeyeceği türden bir “hava indirme harekâtı”dır. “Operation Cat Drop” adı verilen bu harekât ile Borneo ormanlarına 14.000 kedi paraşütle atılır! Normandiya Çıkarması’na katılan İngiliz paraşütçüsü sayısı 8.000 kişiden biraz fazlaydı, “Operation Cat Drop”ta ise kırmızı paraşütlerle adanın üzerine bırakılan 14.000 kedi, Borneo’yu özgürlüğüne kavuşturacaktı…

(..)

Şimdi asıl soruya gelelim: Linux ve özgür yazılım bileşenlerinin “kırmızı paraşütlü kedi etkisi” yaratma gücü var mı, yok mu?

Bu sorunun cevabı, Linux’un Türkiye’de bir geleceğinin olup olmamasıyla doğrudan ilintili. Çünkü ancak bu tür bir dönüştürücü/yıkıcı hatta belki de yok edici bir etkiyle, o üzerine çok konuşulan “Linux Ekosistemi” oluşabilir. Kimsenin pembe hayaller görmesine gerek yok, içinde bulunduğumuz doğa yasasının gerçeği bu!

Evet hepimiz biliyoruz, Linux ve özgür yazılım ürünleri güvenilirdir, koda müdahale hakkı sağlar, ölçeklenebilirdir, sistem kaynaklarını koklayarak kullanır… İyi ama tüm bu özellikler zaten yıllardır vardı! O halde neden Linux’un dünyada ve Türkiye’de beklenen çıkışı yıllardır gerçekleşmiyor?

Ben açıkçası bunun cevabının mevcut dağıtımların günah ve sevaplarından çok, Linux üzerinde çalışacak ve kullanıcısına “katma değer” sağlayacak ticari yazılım bileşenlerinin henüz Linux ortamına inmemesinde aranması gerektiğine inanıyorum. Ortada Ubuntu, Suse, Pardus gibi ilk çıkış iddialarını büyük ölçüde gerçekleştiren ve kullanıcısına “tasarruf” sağlayan pek çok başarılı dağıtım var. Asıl eksiklik, KOBİ’lerin iş süreçlerinde kullanacağı ticari yazılımların “özgür ve lisans ücretsiz” karşılıklarında… İşin bu tarafında, özellikle de Türkiye’de (dünyada bu tablo hızla değişiyor), yıllardır satmakta oldukları ticari paketleri özgür ve ücretsiz sunmaya cesaret edecek “babayiğitler” henüz ortada görünmüyor. Bu yüzden de keyifsiz ve bir diğerinin pastasından dilim kapmaya odaklı, eskilerin deyimiyle “tırnakçı” bir IT pazarı içinde yıllardır debeleniyor yerli oyuncular…

Evet, özellikle ücretsiz diyorum, çünkü GPL’in ve Linux’un “kırmızı paraşütlü kedi” etkisi, lisans bedeli yüksek ve piyasada kendine yer edinmiş ticari uygulamaların özgür ve lisans ücretsiz muadillerinin pazara inmesiyle yaşanacak. Burada hemen bir ek yapayım, burada “vurgu” yazılımların lisans ücretsiz; ama kurulum, destek, eğitim ve ek modül yazımı gibi hizmet süreçlerininse, iş/çözüm ortaklarıyla birlikte elbette uygun “bedeli karşılığı” yapılmasınadır…

Düşünsenize, 5 kullanıcılı lisans için binlerce dolar talep eden “ismi lazım değil” firmamızın nic’olur hali, şöyle eli yüzü düzgün ve saçmalamayan “özgür ve ücretsiz” bir ticari otomasyon/genel muhasebe paketi yazılsa? Ya da otel otomasyonu yazılımı sektörüne bakalım. Yıllardır beş büyük oyuncunun aralarına kimseyi sokmadığı, kapalı devre büyüyen ve kâr marjının muhteşem olduğu bir pazardır. BugHotel gibi başarısız girişimleri saymazsak, burada da özgür yazılım camiasından ciddi bir oyuncu yok. İşte bu noktada özgür ve lisans ücretsiz yazılımlar mevcut pazar üzerinde dönüştürücü/yıkıcı ve hatta yok edici bir etki yaratarak, kuralları ve oyuncuları farklı bir ekosistemi oluşturabilirler!

Burada ben açıkçası; kaybedecek çok da şeyi olmayan, iş zekâsına ve çözümlerini pazara doğru anlatma becerisine sahip, genç ve belli bir direnme gücünü taşıyan Linux firma/girişimcilerine şans tanıyorum.

Her neyse, enseyi karartmayıp güzel şeylerden konuşalım biraz… Türkiye özgür yazılım camiasından uzun süredir beklediğimiz türden haberler yavaş yavaş gelmeye başlıyor. Yukarıda anlattığım türde süreçlere soyunan ve risk alan genç özgür yazılım firmaları, ilginç işlere imza atıyorlar. Örneğin pek çoğunuzun tanıdığı Hakan Uygun ve Uygun Teknoloji… Uygun Teknoloji, AGPL lisanslı “özgür ve ücretsiz” ticari otomasyon ve önmuhasebe yazılımı Tekir’in 1.0 sürümünü duyurmaya hazırlanıyor. Tekir, PCNet dergisinin önümüzdeki ocak sayısında, özel bir kurulum CD’siyle birlikte dağıtılıyor olacak :)…

Tekir, PCNet Ocak sayısıyla beraber!

Önümüzdeki günlerde Tekir’e dair pek çok haber ve röportajı nasıl olsa sağda solda okuyacaksınız. Asıl güzel haberleri gelecek haftalara saklayalım :)…

.

Not 1: Bir sürü yazı ve anlatılacak hikâye birikti. Burada ve Moleschino’da anlatacağım hepsini :)

Yorumlar
14 yorum var
Kategori
Blogger, Hayat, Politika, Tekir, Özgür yazılım
RSS Yorumlar RSS Yorumlar
Trackback Trackback

Danilo Türk’tür Türk kalacak!

23 Aralık 2007

Böyle bir cumhurbaşkanı istiyorum…

Bir süre önce Görkem Çetin ile aramızda geçen muhabbetten alıntıdır:

(13:42:52) Ali Işıngör: Demin Slovenya cumhurbaşkanını poke’ladım

(13:43:06) Ali Işıngör: Parmak atarsam ayıp kaçar mı?

(13:43:27) Görkem Çetin: 1. Dünya Savaşı da böyle bir eşek şakasından çıkmıştı :-D

(…)

Peki, sonra ne mi oldu? Slovenya Cumhurbaşkanı Danilo Türk ile arkadaş olduk ve yazışmaya başladık!

Böyle kısa bir mesajla da blog dünyasına geri dönüşümüzü müjdelemiş olalım :)…

Yorumlar
2 yorum var
Kategori
Blogger, Hayat
RSS Yorumlar RSS Yorumlar
Trackback Trackback

“Söylediklerinize dikkat edin, düşüncelere dönüşür”

11 Aralık 2006

leopardo.jpg

Bjkonline, Bildirgeç, Nahnu, Cisday, Moleschino, Bilişim Rüzgârı, Edebik, Teknoseyir, Batıkent Lisesi, Silivriliyiz.biz, Çayeli 75. Yıl IMKB Yatılı Okulu, Hukukrehberi.net ve daha niceleri…

Birbirinden farklı 200 kadar site ve blogun tek ortak noktası, "Özgürlük için…" seslerini yükseltmiş olması.

Hedefimiz 500, hatta 1000 site!

(…) 

Sözü iyisi mi Mahatma Gandi‘ye bırakalım:

Söylediklerinize dikkat edin, düşüncelere dönüşür;

Düşüncelerinize dikkat edin, duygularınıza dönüşür;

Duygularınıza dikkat edin, davranışlarınıza dönüşür;

Davranışlarınıza dikkat edin, alışkanlıklarınıza dönüşür;

Alışkanlıklarınıza dikkat edin, değerlerinize dönüşür…

 

Resim:  ATRA

Yorumlar
Henüz yorum yok
Kategori
Blogger, Özgür yazılım
RSS Yorumlar RSS Yorumlar
Trackback Trackback

Tebdili mekânda ferahlık vardır…

21 Haziran 2006
blogger

 Ken Parker4.jpg

Sevgili arkadaşlar, Uzun bir süredir düşündüğüm bir değişikliği nihayet gerçekleştirerek, Burkina Fasa Fiso’yu yeni mekânına, www.burkinafasafiso.com adresine taşıdım. Kendi alan adına ve sunucusuna kavuşan Burkina, birkaç haftalık geçiş dönemi boyunca hem blogspot uzantılı eski adresinden hem de yeni mekanından eşzamanlı yayın yapmaya devam edecek. Bir süre sonra niyetim, Blogger motorunun kızgın kumlarından kendimi tamamen kurtarıp, Wordpress’in serin sularına atlamak olacak…

Bu arada Burkina Fasa Fiso bu bir ya da iki haftalık geçiş döneminin ardından, yeni özelliklerine ve Ajax teknolojili bir takım oyuncaklarına kavuşmuş olacak.

Bu geçişin iyi yanları olduğu kadar bazı kötü yanları da var elbet… Açık kaynak, telif hakları ve teknoloji konuları dışında kalan yazılarım (Popüler kültür, tarih, fotoğrafçılık, edebiyat ve özellikle politika gibi) bundan sonra Gezegen Linux içinde yer almayacak.

Bu konuda olası yanlış anlamaları önlemek için bir noktayı vurgulamam gerekiyor: Bugüne dek Gezegen Linux yönetiminden yazılarımın içeriği konusunda bana en ufak bir "müdahale" ya da "rica" gelmiş değil. Anlayışları için eski/yeni tüm Gezegen yönetimlerine teşekkür ederim.

Ancak Gezegen’in son dönemde iyice kozmopolitleşen yapısı, bana gelecekte bu durumun böyle devam edemeyeceğini hissettiriyor. Başıma bir kaza gelmeden önce, ben önlemimi alayım dedim. Dileyenler, yeni sitenin tüm yazı kategorilerini içeren RSS Feed‘inden bu yazıları çekebilecekler elbette…

Sizden ricam, sitelerinizde/bloglarınızda Burkina Fasa Fiso’ya verdiğiniz linkleri, kısayolları yeni adrese yönlenecek şekilde güncellemenizdir.

Anlayışınız için teşekkür eder, çevreye verdiğimiz rahatsızlıktan dolayı özür dileriz…

 

Dördüncü tekil şahıs dostunuz

Ali Işıngör

http://www.burkinafasafiso.com

Yorumlar
5 yorum var
Kategori
Blogger
RSS Yorumlar RSS Yorumlar
Trackback Trackback

Hello world!

16 Haziran 2006

Yeni adresimizde deneme yayınlarına geçtik. Altyapıda Wordpress var. Umarım hepimiz için hayırlı olur…

1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars (6 oy, ortalama: 4.17 / 5) Loading ... Loading ...

Yorumlar
9 yorum var
Kategori
Blogger
RSS Yorumlar RSS Yorumlar
Trackback Trackback

Tema değişikliği

24 Mart 2006
blogger

Ken_Parker_Tapejara
Sitede basit bir tema değişikliği. Panik yok, Burkina Fasa Fiso 2.0 sürümüne daha çok var :)…

Bu arada evet, kendimce bir Ken Parker teması yapmış durumdayım. Derslerimden geri kaldığım için koca bir dolap dolusu Teks’i imha eden anacığımın bile sevdiği, yakmaya kıyamadığı bir kahramandı Ken Parker :)…

Ken Parker yalnız bir kovboy, Edgar Allen Poe okuyan bir silahşor, Karl Marx’ı anlamaya çalışan bir grev işçisi, "altına hücum" döneminde bir anti-kahraman, kızılderililerin yanında bir Amerikalı, idam cezasına karşı çıkan bir insan hakları savunucusu, Marilyn Monroe’nun (Norma) sevgilisi, adaletsizliklerin karşısında ise bir Komiser Cemil’dir.

Ken Parker’ı hâlâ okumayanlardan mısınız yoksa?

1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars (2 oy, ortalama: 4.00 / 5) Loading ... Loading ...
Yorumlar
11 yorum var
Kategori
Blogger, Çizgi roman
RSS Yorumlar RSS Yorumlar
Trackback Trackback

Burkina Fasa Fiso için geri sayım

19 Mart 2006
pardus, blogger

Kedus

Burkina Fasa Fiso 2.0 için geri sayım başladı. Yeni bir adres ve yeni bir sayfa tasarımı ile yayına devam edecek olan sitede, birkaç güzellik de olacak… Şimdiden bazılarını söyleyebilirim herhalde:

Burkina Fasa Fiso, kategorilere ayrılan ve her kategorinin kendi RSS’ine sahip olduğu bir yapıda olacak. Eski yazılara erişim kolaylaşırken, tag bulutunu da daha anlamlı bir yapı içinde kullanmayı hedefliyoruz. Eğer başarabilirsek, sitenin açılışında bir sürprizle karşılaşacaksınız. Hayır, bu bir animasyon değil :)…

Aslında kafamızda epey bir yenilik var. Ama hem kendimizi bağlamamak hem de bazı sürprizleri siteye saklamak adına şimdilik susuyorum.

Bu arada farkındaysanız, Gezegen Pardus üzerinden de yayına başlamış bulunduk. Fotoğraf ise pek muhterem A. Murat Eren‘in Sanat Pardus‘ta yayınlanan bir işinden.

Yorumlar
2 yorum var
Kategori
Blogger, Özgür yazılım
RSS Yorumlar RSS Yorumlar
Trackback Trackback

« Previous Entries

Tersine Dünya


"Tersine dünya okulu eğitim kurumlarının en demokratiğidir. Giriş sınavı gerektirmez, kayıt parası almaz, derslerini bedavaya verir, herkese ve her yerde; yerde ve gökte... Tersine dünya okulunda, kurşun su üstünde kalmayı öğrenir, mantar suya batmayı. Yılanlar uçmayı ve bulutlar yollarda sürünmeyi..."
Eduardo Galeano-Tepetaklak

Yazı takvimi

Temmuz 2009
Pts Sal Çar Per Cum Cts Paz
« May    
 12345
6789101112
13141516171819
20212223242526
2728293031  

Sık sık gezdiklerim

  • - Moleschino -
  • Evet Sigorta

Son Yorumlar

  • sibel on Kelebeğin Rüyası
  • kulak brun boğaz on Linux, Tekir ve kırmızı paraşütlü kedi…
  • forex on Linux, Tekir ve kırmızı paraşütlü kedi…
  • Pardusman on Düzayak çivit badanalı bir kent nasıl kurulur abiler?
  • Hakan on Düzayak çivit badanalı bir kent nasıl kurulur abiler?

Yazı Kategorileri

  • Çizgi roman (13)
  • Özgür yazılım (95)
  • Blogger (31)
  • Coğrafya (20)
  • Edebiyat (32)
  • Fotoğraf (11)
  • Hayat (60)
  • Kültür (53)
  • Politika (26)
  • Sanat (9)
  • Tarih (22)
  • Türkiye (14)
  • Tekir (1)

Arşiv

  • Mayıs 2009 (2)
  • Nisan 2009 (1)
  • Ocak 2009 (1)
  • Şubat 2008 (3)
  • Aralık 2007 (2)
  • Ağustos 2007 (1)
  • Temmuz 2007 (3)
  • Haziran 2007 (2)
  • Mayıs 2007 (5)
  • Nisan 2007 (2)
  • Mart 2007 (2)
  • Şubat 2007 (2)
  • Ocak 2007 (6)
  • Aralık 2006 (4)
  • Kasım 2006 (7)
  • Ekim 2006 (4)
  • Eylül 2006 (4)
  • Ağustos 2006 (2)
  • Temmuz 2006 (8)
  • Haziran 2006 (4)
  • Mayıs 2006 (3)
  • Nisan 2006 (5)
  • Mart 2006 (5)
  • Şubat 2006 (12)
  • Ocak 2006 (7)
  • Aralık 2005 (12)
  • Kasım 2005 (12)
  • Ekim 2005 (20)
  • Eylül 2005 (16)
  • Ağustos 2005 (19)
  • Temmuz 2005 (24)
  • Haziran 2005 (15)
  • Mayıs 2005 (14)
  • Nisan 2005 (8)

Son Yazılar

  • Düzayak çivit badanalı bir kent nasıl kurulur abiler?
  • Kelebeğin Rüyası
  • İşletim sistemlerinin evrimi
  • Bir uçak mı, hayır kuş!
  • ECMA’dan Dersler: Bas bas paraları Leyla’ya-4
  • ECMA’dan Dersler: Tüh, sandalyemiz kalmadı!-3
  • Zeugma ya da Hasankeyf’i görmeyen gözler, İstanbul’u görür mü? (2)
  • Linux, Tekir ve kırmızı paraşütlü kedi…
  • Danilo Türk’tür Türk kalacak!
  • Özgürlükİçin tasarımcı arıyor!

Hastasıyız

Özgürlük için Pardus...

Tagboard

Creative Commons License

Bu site Creative Commons Lisansı ile korunmaktadır.
rss RSS Yorumlar valid xhtml 1.1 design by jide powered by Wordpress get firefox