Milano, tasarım ve birkaç dü?ünce…
3 Temmuz 2007
Hayatımda sadece Linux yok elbette. Ba?ka ?eyler de var, örne?in edebiyat, tekne, foto?raf, politika… Onlardan bir tanesi de, tasarım. Bahsetmeye vakit bulamadım ama nisan ayının üçüncü haftası boyunca yani Milano Tasarım Haftası boyunca Zona Tortona’daydım.
Son birkaç yıldır dünya tasarımının kâbesi olan Zona Tortona, Milano ?ehir merkezine yürüme mesafesinde, ?ehrin güneyinde küçük bir mahalle. Bizdeki kar?ılı?ı, Kazlıçe?me ile Tophane arasında bir yerlere denk dü?se gerek! Kazlıçe?me, çünkü Zona Tortona’ya ev sahipli?i yapan bölge, bir zamanlar Milano’nun oto sanayi, çıkma lastikçi, kibrit fabrikası, foto?raf filmi kimyasalcısı gibi çok da hijyenik olmayan üretimlerin yapıldı?ı bir mahallesiymi?. ?ehrin geni?lemesiyle bu ke?meke?e bir de konutlar eklenince, burası iyice sevimsiz bir mahalle olmu?…
?imdilerdeyse Zona Tortona, dünyanın en büyük tasarım etkinli?i olan “Milano Tasarım Haftası” ya da do?ru ?ekliyle söylemek gerekirse Salone Internazionale del Mobile’ye rakip bir “mahalleli organizasyonuna” ev sahipli?i yapıyor.
?imdi “Salone Internazionale del Mobile ne ola ki?” diyecek olanlara küçük bir açıklama yapalım: Salone, dünyanın en büyük tasarım organizasyonunun adı. Her yıl nisan ayının üçüncü haftasında, dünyada tasarım alanında neredeyse kim varsa, Milano’daki bu devasa fuarlar/sergiler/showbusiness’a katılır; en uç teknolojiler, en yeni malzemeler önce burada görücüye çıkarılır.
Kısaca “Salone” (Türkçesi: salon) dedi?ime bakmayın, bizdeki en büyük curcuna olan T?YAP Bili?im Fuarı’nı dü?ünün, yakla?ık kapalı alanını gözünüzün önüne getirin, sonra da 200′le falan çarpın! Bu hesaplama bile, Salone’nin büyüklü?ünü anlatmaya yetmeyebilir. Sadece ?öyle diyeyim, bu organizasyon süresince sadece Milano’da de?il, Kuzey İtalya’nın önemli bir kısmını olu?turan Lombardia eyaletinde bo? “otel odası” bulamazsınız, bulabilirseniz de fiyatlar 3′e hatta 5′e katlanmı?tır! En az altı ay öncesinden odanızı rezerve etmeniz tavsiye olunur…
(…)
Neyse, Zona Tortona’ya dönelim…
Zona Tortona’nın bir parça Tophane’ye de benzedi?ini söylemi?tim hatırlarsanız… Kazlıçe?me’msi bu mahalle, önce Do?u Avrupa sonra ise Uzakdo?u’dan gelen rekabet edilmesi imkânsız ekonomiler yüzünden kepenklerini indirmeye, fabrikalarının kapısına kilit vurmaya ba?lamı?. Tam bu sırada ilginç bir olay olmu?: Salone Internazionale’nin düzenleyicisi firma olan COSMIT’e kafası bozulan birkaç büyük firma, ??Yemi?im İtalyan usulü eziyeti!? deyip, burada kapısına kilit vurulan fabrika binalarını kiralayıp, devasa alanlarda keyiflerince etkinlik düzenlemeye ba?lamı?lar. Bu dakikadan sonra ??Kazlıçe?memsi? bu semt, Tophane’le?meye; İstanbul Modern, Siemens Binası, Tophane-i Amire gibi yeniden de?erlendirilen binaların hayat kattı?ı, bir kültürel çekim merkezine dönü?meye ba?lamı?.
Her neyse, mahalleli ve eski atölye sahipleri bir süre sonra bu i?e uyanıp, aralarında örgütlenerek, Zona Tortona’yı tasarımın gerçek ba?kenti haline getirmi?ler.
Zona Tortona bugün, fuardan daha gev?ek kuralların uygulandı?ı; sıra dı?ı mekânların (mesela en gözde alanlardan bir tanesi, eski havagazı da?ıtım ?ebekesinin bakım atölyesiydi) sergilenen tasarımlara farklı bir de?er kattı?ı, fuarda kaybolmak istemeyen ya da ??iyi ama henüz ticarile?tirilememi?? fikirlere sahip firmaların tercih etti?i bir alan…
Burada son yılların en sıra dı?ı tasarımlarına imza atan Marcel Wanders da var; Tom Dixon da, ka?ıttan koltuk yapan Kanadalılar da, dijital teknolojinin en yeni geli?melerini mobilyalara ta?ımaya çalı?an gençler de var…

Bu yılki Zona Tortona’da en çok ilgi çeken bölümlerden birisi, Marcel Wanders‘ın sınırları zorlayan çalı?malarını sergiledi?i salondu. Marcel Wanders sınırları yine zorlamı?, anneannelerimizin dikti?i dantelleri polimer esaslı bir sprey ile sertle?tirip, koltuk ya da abajur gibi günlük kullanım nesnelere dönü?türmü?tü. Kütahya çinilerini, İznik motiflerini, ?in süslemelerini bolca kullanan Marcel Wanders’ın i?leri kesinlikle çok ilginçti ama bunlar birer ??tasarım? mıdır, ??malzemeye meydan okuma? mıdır, yoksa ??oyuncak?mıdır açıkçası tartı?ılır…
Bu arada hangi salona girsek, bir yerlerimizin Karim Rashid‘e çarptı?ını söylemeden edemeyece?im. Alessi, Artemide, Audi, Bonaldo, Capellini, Coca Cola, Davidoff, Edra, Felice Rossi, Foscarini, Herman Miller, Horm, Hyundai, Magis, Prada, Sony, Zeritalia ve daha nicesi… Yeryüzündeki tasarımcıların yüzde 95′inin açlıktan evde yorgan kemirdi?i bir dünyada, tek bir imzanın böylesine bir pazar yaygınlı?ı kazanmasının; evrensel tasarıma de?il, olsa olsa plastik kalıpçılara hizmet edece?ini dü?ünüyorum ya, neyse…
Bu yılki Zona Tortona’nın bizim açımızdan en büyük farklılı?ıysa hiç ku?kusuz, Nurus’un öncülü?ünde 30 kadar Türk tasarımcısının i?lerinin sunuldu?u ??İlk in Milano? sergisiydi. Aziz Sarıyer, Defne Koz, Can Yalman, İnci Mutlu, Aykut Erol, Tanju ?zelgin, Atilla Kuzu, Kunter ?ekercio?lu gibi ünlü Türk tasarımcılarının yer aldı?ı etkinlik; Türk çizgisinin evrensel tasarım dünyasında geldi?i noktayı göstermesi açısından çok iyi bir kar?ıla?tırma olana?ı sundu.
Artistanbul açısından bu etkinli?in önemiyse, bu 30 Türk tasarımcısından üçünün uzun bir süredir bizimle çalı?ıyor olmasıydı.
Gelecek yıl Milano Tasarım Haftası’na, birisi 100-120 metrekare, di?eriyse bunun yarısı kadar, iki ayrı standda katılaca?ımızı söylesem? :)

Bu arada uzun zamandır söyleyemedi?im bir ?ey vardı, içimde kalmadan bunu da söylemi? olayım.
Hani NTVMSNBC ba?ta olmak üzere Türk basınının “Microsoft’tan bilgisayar gibi masa” ba?lıklı, mayıs ayı tarihli haberler vardı ya… “Surface” adı verilen o masanın çok daha sıra dı?ı bir uygulamasını, nisan ayında Zona Tortona’da bir İskandinav grubun standında görmü?, gelir gelmez de heyecanla sevgili Görkem ?etin’e anlatmı?tım.
Bugün dolapları karı?tırırken bro?ürlerini buldum. Me?erse İskandinavyalı arkada?lar, sistem altyapısında Linux kullanıyorlarmı?. Microsoftçu arkada?lar gelmeden önce, Nisan ayında Linuxcular o yoldan geri dönüyormu? bile! :)








Anneme koltu?u gösterdim, "Düzgün örmemi?ler", dedi.
sickprincess | 3 Temmuz 2007 | 6:13 pmAnneme koltu?u gösterdim, “Düzgün örmemi?ler”, dedi.
iskandinav arkada?ların adı sanı, urlsi yok mu?
necrodome | 3 Temmuz 2007 | 9:07 pmiskandinav arkada?ların adı sanı, urlsi yok mu?
Siz malzemeye meydan okumaktan bahsedince Dadaist bakı?ın yeniden yeniden tekrar
Banu | 4 Temmuz 2007 | 9:56 amSiz malzemeye meydan okumaktan bahsedince Dadaist bakı?ın yeniden yeniden tekrar gündeme geldi?ine dair tesbitime yeni bir destek daha buldum :)
Malzeme ve yöntem bilgisini ala?a?ı etmek, kendi tarzını edinmekden çok kar?ıtlıkla durmak. Ama bunu yer edinmekden daha çok ba?ka bir?eyler için yapmak…
O masayı Linuxçular neden daha önce akıl edememi?ler diye kendimi
Aydın Can | 16 Ağustos 2007 | 2:58 pmO masayı Linuxçular neden daha önce akıl edememi?ler diye kendimi yiyodum. me?er herzamanki gibi akıl etmi?ler. Microsoft yeni bir davayla mı gündeme gelecek ne? :D