Özgürlük İçin

29 05 2007

Ozgurluk icin…
Özgürlükİçin listesi, yeni portalımıza destek vermek isteyen, oyun incelemesi yapabilecek, paketleri tanıtabilecek, forumlarda yöneticilik üstlenebilecek tüm destekçi ve kullanıcılarımızın sanal tartışma ortamıdır.

Tüm destekçileri ve heyecanlıları aramıza bekliyoruz…

http://liste.uludag.org.tr/mailman/listinfo/ozgurlukicin

Keyifli bir cumartesi günü için olan çağrımız ise hâlâ geçerli :).



Özgürlük için bir çağrı

26 05 2007

Merhaba!

Hatırlarsanız, son genişletilmiş geliştirici toplantımızda “Özgürlükİçin.com” Erkan Tekman’ın bir fikri olarak çıkmıştı… Hafızamızı tazelemek amacıyla madde madde şeklinde sıralıyorum, “Özgürlük İçin” portalı için üç ayrı kalkış noktamız vardı:

1) Şu anki mevcut yapımızda, anasayfamız Pardus ile yeni tanışan kullanıcıya fazla bir şey vermediği gibi, hayatını kolaylaştıracak bir içeriği de sunmuyor.

2) Pardus kullanıcısına yönelik içerik ve hizmet sunan katkıcılarımızın siteleri, kullanıcı kitlesiyle yeterince buluşamıyor. Bu sitelere trafik ya da sağladıkları içeriğin daha geniş kitleler ile buluşması sağlanmalı.

3) Pardus’un kullanım kılavuzu, Pardus’a yönelik içeriğin bir arada toplandığı, kullanıcıyı yönlendirecek bir merkezimiz yok.

Bu kaygılardan yola çıkarak, adını “özgürlükiçin” koyduğumuz; sadece Pardus kullanıcılarını değil diğer kardeş Linux dağıtımlarını da kucaklayacak bir topluluk (community) sitesi için harekete geçmeye karar verildi. Takip eden süreçte sitenin teknik altyapısı hazırlanmaya başlandı…

(…)

Sanırım herkes işin buraya kadar olan kısmını biliyor. Geri kalanını madde madde özetleyeceğim:

1) İleri derece kolaycı olan Ahmet Aygün‘ün ısrarı sonucu, hazır çözüm sunan Joomla, Drupal, Mambo gibi altyapılar yerine Python’un gücünü İçerik Yönetim Sistemleri’ne (CMS) taşıyan Django‘yu kullanma kararı aldık. Django ile çalışmanın şöyle faydaları var: Python altyapısı bizi hem Joomla ve türevlerinin güvenlik açıklarından kurtarıyor hem de çok az satır ile yazılmış, son derece hızlı bir altyapıya kavuşturuyor.

2) Peki, sitemiz neye benziyor? Özgürlükİçin’i tasarlarken olabildiğince basit, renkli ve kolay kullanımlı olmasına çalıştık. Bu nedenle de Tullana 2.0 simge setini hazırlayan sevgili Umut Pulat bize çok şirin çizimler hazırladı. Onun çizimlerini pek çok yerde göreceksiniz. Hatta bir de küçük ekran görüntüsü koyayım şuraya :)

Paketler bolumunden bir ekran goruntusu :)

Hemen uyarayım, yukarıdaki ekran görüntüsündeki bazı ayrıntılar değişecek. Editör notu kısmı, ekran görüntüleri, etiketler kısımlarında daha yapılacak epey bir ince ayar var. Mesela paket simgesine tıkladığınızda, söz konusu paketi sisteminize yükleyebileceksiniz! :)

3) Gelecekte Pardus’un dışarı bakan yüzü olmasını hedeflediğimiz Özgürlükİçin.com’un yönetimini yavaş yavaş sizlere, Pardus destekçi ve kullanıcılarına bırakmayı hedefliyoruz. İstiyoruz ki, Pardus’un paketlerini, oyunlarını sizler anlatın; Pardus’a geçiş yapacak olan yeni kullanıcılara sizler yardımcı olun…

Pardus’un gelişimine ve büyümesine destek olmak istiyor ama nasıl yapacağınızı bilmiyor musunuz? Kod yazmayı bilmemek buna engel değil; Pardus paket deposundaki programlar hakkında inceleme yazarak, sevdiğiniz oyunları anlatarak, forumlarımızı yöneterek bize destek olabilirsiniz!

Özgürlükİçin.com’un bir parçası olmak ve Pardus’a destek olmak istiyorsanız, sizleri Özgürlükİçin.com’un ilk içerik toplantısına bekliyoruz…

Yer: Cihangir’de, çok kolay bir yerde.

Artistanbul, Akarsu Caddesi, Şimşir Sok, Şimşirci ap, No:5/1 Cihangir İstanbul

Tel: (212) 251 64 37/38

Zaman: 2 Haziran 2007, Cumartesi saat 12:00 ile 16:00 arası

Arife tarif: Taksim Meydanı yönünden Sıraselviler Caddesi’ni aşağı doğru inmeye başlayın. Taksim İlkyardım Hastanesi’ni de geçtikten sonra bir dörtyol ağzına varacaksınız. O dörtyol ağzı Cihangir Meydanı’dır. Siz sola, Akarsu Caddesi’ne dönün ve sonuna kadar (yaklaşık 150-200 metre) yürüyün. Yolun sonundan tekrar sola dönen sokak, Şimşirci Sokağı’dır. Atılgan Petshop’un yanındayız. :)

Bu da Google Maps’deki konumumuz: Artistanbul

(…)

Not: Katılmayı düşünen arkadaşların yorum kısmına adını bırakmasını rica ediyoruz.



470 macerası (4. Bölüm): “Going Lipton”

18 05 2007

Gürersan: “Yarış falan hikaye, tüm eğlencemiz Görkem olacak…” Burkina Fasa Fiso Halk Cemahiriyesi uzun zamandır -Linux haricinde- içinde keyif içeren konulardan bahsetmez oldu, farkındayız… Halbuki tanrının aralıksız çalışmak için yarattığı biz bahtsız kulların bile arada sırada küçük kaçamak fırsatları olabiliyor.

Çarşamba günü de öyle bir gündü… Ailenizin Pardus geliştiricisi Görkem Çetin ile birlikte eskiden şurada öyküsünü anlattığım 470 direklerini İstanbul Yelken Kulübü’nden teslim almak ve teknenin diğer ihtiyaçlarını haziran ortasına kadar bir zaman zarfında tamamlamak için harekete geçtik.

470 direklerinden bahsedeyim biraz: 5.75 metre uzunluğundaki bu direkler, hafif olması için alüminyumdan hatta bazı uç örneklerde karbon alaşımlarından üretilir. Yukarı doğru giderek incelen konik bir profile sahip olan bu direkler, toplamda 25 metrekareye ulaşan devasa bir yelken alanını, bu alan üzerinde oluşan türbulans/itme/çekme kuvvetlerini ve trapez halinde tüm ağırlığını direğe yükleyen flokçuyu taşıyor.

Trapez, Görkem’in hâlâ ne olduğunu bilmediği ve bu nedenle de “Ben! Ben! Ben!” diye atladığı bir yelken seyir tekniği. Çok basit kelimelerle anlatmak gerekirse; rüzgârın yelken yüzeyi üzerinde yaptığı itme etkisi, teknenin rüzgâr altına doğru yatmasına (eğilmesine) neden olur. Yüksek hızlarda bu etkinin dengelenmesi için aksi yönde teknenin dışına uzanmak, hatta bazı durumlarda sadece ayaklarınızın ucu teknenin dışına dokunacak şekilde dışarı sarkmanız gerekir. Bu gibi durumlarda tüm ağırlığınız, direğin üstünden gelen ince bir çelik teldedir.

Trapez çok zevklidir. Abartırsanız kafanızı suya bile sokabilirsiniz. Tehlikesiyse şudur: Rüzgâr kesildiğinde trapezdeyseniz ve hızlı bir şekilde tekneye geri dönemezseniz, tekne üzerinize gelir ve alabora olursunuz. Buna yelkencilik âleminde “Going Lipton” denir, yani belinizdeki çelik telle “sallama çay poşeti misali” suya girersiniz :)…

Görkem Çetin’in ilk “Going Lipton”larını YouTube’da ve burada sizlerle paylaşacağımı şimdiden ilan ederim! :))

(…)

Tekne işi bir yana, Anadol STC hastası Erkan Tekman’a da bir müjde vereyim: Bugüne kalan sayılı STC’lerden biri, Seyrantepe’de bir atölyede yeniden hayata dönüyor.

Motoru ve tüm hareketli aksamı çalışır durumdaki STC, itinayla söküldü ve burun formu burada yeniden kalıba dökülerek baştan üretildi. Kum raspası da tamamlanan Anadol Sport Touring Car‘ımız ile yakında birkaç tur atarız herhalde :)…

[ratings]



Küçük şeylerin tanrısı olmak

14 05 2007

Seçkin Yayıncılık’tan Pardus kitabı1980′li yılların sonunda İtalyan Lisesi’ne gelen ve katı Latince eğitimiyle her dört öğrencisinden üçünü sınıfta çaktırtan efsane bir öğretmen vardı: Gianni Cianchi.

Cianchi, doğrularından asla taviz vermeyen; derste Aquino’lu Aziz Tommaso’dan bir anda Gramsci’nin komünizmine şaşırtıcı geçişler yapan; Nâzım Hikmet’i İtalyanca dersinde okutan sıra dışı bir adamdı… Onun pek çok cümlesini bugün bile hatırlarım. Unutamadığım sözlerinden biri şuydu: “Cehennem akıldadır

35 yaşına merdiven dayadıktan sonra, insan bu sözün ne anlama geldiğini çok daha iyi anlamaya başlıyor…

Sadece cehennem değil, cennet de akılda bir yerlerde aslında. Düşündüğümüz, söylediğimiz ve yaptığımız küçük şeyler; tıpkı bir bıçak sırtı gibi, oksijenini tükettiğimiz dünyanın ya cennet ya da cehennem olmasını sağlıyor.

Görkem Çetin de aklıyla yaşadığımız dünyayı güzelleştiren adamlardan biri. Kendi küçük şeylerinin tanrısı olmayı seçti ve aklıyla “yeryüzündeki cenneti”ni yaratmaya çalışıyor. Kimsenin kendisini takdir etmesini beklemiyor, sessiz ve sedasız bir şekilde doğru bildiği yolda yürüyor. Son olarak, iki hafta önce son kitabı “Pardus“u çıkardı…

Pardus’u ve içindeki tüm yazılım bileşenlerini bir kullanım kılavuzu diliyle anlatan kitap, tam 243 sayfa. Pardus 2007.1 Felis chaus kurulum CD’si ile gelen bu ilk Pardus kitabını kaçırmayın :)…



Susma, sustukça sıra sana gelecek!

8 05 2007

Haydi eyleme!
Pardus Projesi içinde son dönemlerde tartışılan konulardan birisi, hata takip sistemimiz olan Uluzilla’daki hata girdilerine geliştiricilerin eskisi kadar eğilmemesi. Bu noktada; sayıca az olan Pardus geliştiricilerinin emek gücünün azlığı, aramıza yeni katılan genç arkadaşlardan hataların temizlenmesi noktasında yeterince katkı alınamaması, hata ayıklamanın geliştirme sürecinin en sıkıcı kısmını oluşturması gibi pek çok haklı/haksız gerekçe sıralanabilir elbet…

Tüm bu gerekçelerin, can sıkıcı bir hatayla karşılaşan kullanıcıya pek bir anlam ifade etmeyeceğini söylememe bilmem gerek var mı?

Bu sorundan bendeniz de muzdaribim. “Kozmetik” diyebileceğim ama dönem dönem aylık bilgisayar dergileriyle dağıtılması hedeflenen Depo DVD’lerini etkileyen bir iyileştirme talebine yaklaşık yılbaşından beri cevap alamıyordum. Söz konusu hata WONTFIX ya da INVALID olarak işaretlense bile umurumda değil, ama ilgili geliştiricisinden cevap alamamak; girdiği hataları düzenli aralıklarla kontrol eden, kendisinden istenen komut çıktılarını sağlayan bir “kullanıcı” açısından bile son derece yorucu olabilecek bir süreç…

Bu nedenle bir süre önce kendi çapımda bir protesto olarak, aylardır cevap dahi alamadığım bu hata girdisine Ece Ayhan’dan bir şiir girmiştim. Bir ay sonra Ece Ayhan’ın şiirini Cesare Pavese izledi. Baktım olacak gibi değil, bu hata girdisini “eylem alanı” olarak seçtim :).

Bu girdiyle birlikte, Faik bizleri görene kadar bu eyleme destek vermeye ve hata takip sistemimizdeki edebiyat köşemize bir şiir göndermeye davet ediyorum :).

Hareket planımız dozu giderek artan eylemlerle birlikte şöyle olacak:

1) Güzel şiirlerle Faik’i bir edebiyat kuşu yapana ya da o bu hatayla ilgilenene kadar (bence daha akla yatkın bir olasılık) dürtmek,

2) Görkem Çetin’e şiirler yazdırtmak (Görkem ilk uyarı ateşini açtı bile, sonrasını bilemem artık),

3) Bu da kesmezse Japon haikuları ile Faik’i psikolojik tahribata uğratmak,

4) Son çare olarak da Çağdaş Türk Edebiyatı’nın en lirik seslerinden biri olan Yılmaz Türkyılmaz’ın (Ayrıntılı bilgi için bkz: Güzel Dost Yılmaz Türkyılmaz) bilgisayarına bizzat Pardus kurup, Faik’in cep telefonunu ve kişisel e-posta adresini destek hattı olarak vermek…

(…)

Eylemimize desteğinizi bekliyoruz. Başvuru adresi: Hata 4774

Sonradan gelen ek: Eylemimiz çok kısa sürede başarıya ulaştı. Pardus hata takip sistemini harekete geçirecek yeni eylem biçimlerini diğer kullanıcılarımızdan bekliyoruz :)

[ratings]