Burkina Fasa Fiso Halk Cemahiriyesi

Ali Işıngör’ün politika, açık yazılım, çizgi roman, tarih ve popüler kültür üzerine gündüz sayıklamaları…
  • rss
  • Anasayfa
  • Diğer maceralar
  • İletişim

Neden Felis chaus? (2)

13 Mart 2007

Hedef Sıfır Yok Oluş
Su başında durmuşuz,
çınarla ben.
Suda suretimiz çıkıyor,
çınarla benim.
Suyun şavkı vuruyor bize,
çınarla bana.

Su başında durmuşuz,
çınarla ben, bir de kedi.
Suda suretimiz çıkıyor,
çınarla benim, bir de kedinin.
Suyun şavkı vuruyor bize,
çınarla bana, bir de kediye.

Su başında durmuşuz,
çınar, ben, kedi, bir de güneş.
Suda suretimiz çıkıyor,
çınarın, benim, kedinin, bir de günesin.
Suyun şavkı vuruyor bize,
çınara, bana, kediye, bir de güneşe.

Su başında durmuşuz,
çınar, ben, kedi, güneş, bir de ömrümüz.
Suda suretimiz çıkıyor,
çınarın, benim, kedinin, güneşin, bir de ömrümüzün.
Suyun şavkı vuruyor bize,
çınara, bana, kediye, güneşe, bir de ömrümüze.

Su başında durmuşuz.
Önce kedi gidecek,
kaybolacak suda sureti.
Sonra ben gideceğim,
kaybolacak suda suretim.
Sonra çınar gidecek,
kaybolacak suda sureti.
Sonra su gidecek
güneş kalacak;
sonra o da gidecek…

Su başında durmuşuz.
Su serin,
Çınar ulu,
Ben şiir yazıyorum.
Kedi uyukluyor
Güneş sıcak.
Çok şükür yaşıyoruz.
Suyun şavkı vuruyor bize
Çınara bana, kediye, güneşe, bir de ömrümüze..

Nâzım Hikmet (Masalların Masalı)

(…)

Aslında bilgisayarın başına, sevgili Erkan’ın “Neden Felis chaus?” başlıklı metninin üzerinden gelişecek, uzun bir “fikr-i takip” yazısı yazmak için oturmuştum. Anadolu’nun bu son derece ilginç kedisinin hikâyesini anlatacak, “Felis chaus” örneği üzerinden Türkiye’de nesli tehlikede olan bir canlıyı hangi sürprizlerin beklediğini, devletimizin Türkiye’nin tehlikede altında olan türlerini korumak için nasıl “dehşetengiz” önlemler aldığını aktaracaktım…

Ama öyle bir an geldi ki, yazdığım tüm paragrafların anlamsızlaşmaya, cümlelerin kifayetsizleşmeye başladığını; “sözün bittiği yere” geldiğimi fark ettim… Felis chaus hakkındaki yazıyı yarına ertelemeye, sözün bittiği yerde Nâzım Hikmet’in bu muhteşem şiirini alıntılamaya karar verdim.

Felis chaus, tıpkı Pardus panthera tulliana gibi, Anadolu’nun “Sıfır Yok Oluş“a doğru giden bir başka “büyük kedisi”. Tıpkı şiirdeki gibi, yakın bir gelecekte bir daha geri dönmemek üzere, sudaki sureti şiirden ve yaşamımızdan çıkacak.

Önce Felis chaus gidecek, kaybolacak suda sureti. Sonra biz gideceğiz, kaybolacak suda suretimiz…

(…)

Felis chaus‘un hikâyesini, yarına bırakalım.

Kategori
Hayat, Kültür, Türkiye, Özgür yazılım
RSS Yorumlar
RSS Yorumlar
Trackback
Trackback

« Ana bana sahanda Tux yap! Gezegen’e elveda… »

4 Responses to “Neden Felis chaus? (2)”

  1. irfan diyor ki:
    15 Mart 2007, 9:09 am

    şiir bir mum alevinin gövdesini erittiği gibi içimi eritti…

  2. cenkunal diyor ki:
    15 Mart 2007, 10:29 pm

    Zaten sudan başlamadı mı hayatın kendisi?
    Geri dönüş de ordan olacak demek ki!…
    Zıtlıkların perde gerisinde tekillik saklı.

  3. banu diyor ki:
    28 Mart 2007, 11:28 am

    sıfır yokoluş diye bir şey yok aslında. söylediğiniz söz de bir yerlerde.Soluduğunuz nefeste. Dokunduğunuz tuşdaki parmak izi de…Sadece münzevi yaşamayı seviyorlar, o kadar.

  4. Neden Felis chaus? (2) : İnternet ve Yaşam diyor ki:
    10 Mayıs 2007, 3:24 pm

    [...] Bu Yazıyı Paylaşın [...]

Leave a Reply

Cevabı iptal etmek için tıklayın.

Tersine Dünya


"Tersine dünya okulu eğitim kurumlarının en demokratiğidir. Giriş sınavı gerektirmez, kayıt parası almaz, derslerini bedavaya verir, herkese ve her yerde; yerde ve gökte... Tersine dünya okulunda, kurşun su üstünde kalmayı öğrenir, mantar suya batmayı. Yılanlar uçmayı ve bulutlar yollarda sürünmeyi..."
Eduardo Galeano-Tepetaklak

Yazı takvimi

Mart 2007
Pts Sal Çar Per Cum Cts Paz
« Şub   Nis »
 1234
567891011
12131415161718
19202122232425
262728293031  

Sık sık gezdiklerim

  • - Moleschino -
  • Evet Sigorta

Son Yorumlar

  • sibel on Kelebeğin Rüyası
  • kulak brun boğaz on Linux, Tekir ve kırmızı paraşütlü kedi…
  • forex on Linux, Tekir ve kırmızı paraşütlü kedi…
  • Pardusman on Düzayak çivit badanalı bir kent nasıl kurulur abiler?
  • Hakan on Düzayak çivit badanalı bir kent nasıl kurulur abiler?

Yazı Kategorileri

  • Çizgi roman (13)
  • Özgür yazılım (95)
  • Blogger (31)
  • Coğrafya (20)
  • Edebiyat (32)
  • Fotoğraf (11)
  • Hayat (60)
  • Kültür (53)
  • Politika (26)
  • Sanat (9)
  • Tarih (22)
  • Türkiye (14)
  • Tekir (1)

Arşiv

  • Mayıs 2009 (2)
  • Nisan 2009 (1)
  • Ocak 2009 (1)
  • Şubat 2008 (3)
  • Aralık 2007 (2)
  • Ağustos 2007 (1)
  • Temmuz 2007 (3)
  • Haziran 2007 (2)
  • Mayıs 2007 (5)
  • Nisan 2007 (2)
  • Mart 2007 (2)
  • Şubat 2007 (2)
  • Ocak 2007 (6)
  • Aralık 2006 (4)
  • Kasım 2006 (7)
  • Ekim 2006 (4)
  • Eylül 2006 (4)
  • Ağustos 2006 (2)
  • Temmuz 2006 (8)
  • Haziran 2006 (4)
  • Mayıs 2006 (3)
  • Nisan 2006 (5)
  • Mart 2006 (5)
  • Şubat 2006 (12)
  • Ocak 2006 (7)
  • Aralık 2005 (12)
  • Kasım 2005 (12)
  • Ekim 2005 (20)
  • Eylül 2005 (16)
  • Ağustos 2005 (19)
  • Temmuz 2005 (24)
  • Haziran 2005 (15)
  • Mayıs 2005 (14)
  • Nisan 2005 (8)

Son Yazılar

  • Düzayak çivit badanalı bir kent nasıl kurulur abiler?
  • Kelebeğin Rüyası
  • İşletim sistemlerinin evrimi
  • Bir uçak mı, hayır kuş!
  • ECMA’dan Dersler: Bas bas paraları Leyla’ya-4
  • ECMA’dan Dersler: Tüh, sandalyemiz kalmadı!-3
  • Zeugma ya da Hasankeyf’i görmeyen gözler, İstanbul’u görür mü? (2)
  • Linux, Tekir ve kırmızı paraşütlü kedi…
  • Danilo Türk’tür Türk kalacak!
  • Özgürlükİçin tasarımcı arıyor!

Hastasıyız

Özgürlük için Pardus...

Tagboard

Creative Commons License

Bu site Creative Commons Lisansı ile korunmaktadır.
rss RSS Yorumlar valid xhtml 1.1 design by jide powered by Wordpress get firefox