Bir şeyleri idrak etmenin, çok pahalı ve aşırı lüks yolu…
28 02 2007Biliyorsunuz, son dönemlerde gazete bayiilerini Panthera pardus tulliana‘nın şirin yüzü sık sık süslemeye başladı. Bu yayınların sonuncusu, 52 sayfalık içeriğinin ve 1450 paketten oluşan yazılım deposu ile DVD’sini tamamen Pardus’a ayıran BytePlus dergisi. BytePlus’un Pardus özel sayısı için pek çok geliştirici de yazı yazdı.
Örneğin aşağıdaki üç paragrafı Sevgili Meren’in BytePlus dergisi için hazırladığı muhteşem "Pardus Projesi Tarihçesi"nin girişinden aldım:
Nietzsche tarih ile ilgili düşüncelerini “Bir şeyleri idrak etmenin, çok pahalı ve aşırı lüks bir yolu” diyerek dile getirmişti… Herhangi bir şeyi “anlamak” zaten başlı başına varılması zor bir nokta iken, bir de insanların bu noktaya yaşamadıkları şeyler için, o şeylerin tarihini okuyarak ulaşmalarının büyük bir fedakârlık gerektireceğini daha önce de düşünürdüm. Fakat okuyan kadar yazanın da benzer bir fedakârlık göstermek durumunda kalacağını anlamam için bu yazıyı yazmam gerekiyormuş.
Oğuz Atay’ın toplumsal psikolojimizin tarihine ışık tutan ustalığının çok küçük bir kısmını bile gösteremeyeceğini şimdiden açıklamakta bir sakınca görmeyen bendeniz, siz kaçırmış olan kıymetli okuyucular için bu yazıda Pardus’un tarihine ilişkin bir özet, projenin bu günlere gelmesini etkileyen önemli dönüm noktaları ve kilit olaylar ile ilgili kısa bilgiler vermeye çalışacağım. Okurken büyük olasılıkla sıkılacak ve kendinizi tüm olan bitenin dışında hissedeceksiniz. Fakat tüm teknolojik gelişmelere rağmen, hem bir parçası olmanın hem de gelecek ile ilgili iyi tahminler yapmanın en geçerli yolu hâlâ tarihçe okumak ise biz de bu yoldan gidelim. Başladım:
1 Eylül 2003: Bu tarih Pardus’u ortaya çıkartacak olan Uludağ Projesi’nin TÜBİTAK’ın başarılı enstitüsü UEKAE koridorlarında “Özgür” kod adı ile anılmaya başladığı tarihtir.
(…)
Kısacası, bu güzel sayıyı kaçırmayın derim!
Nietzsche tarih ile ilgili düşüncelerini “Bir şeyleri idrak etmenin, çok pahalı ve aşırı lüks bir yolu” diyerek dile getirmişti… Herhangi bir şeyi “anlamak” zaten başlı başına varılması zor bir nokta iken, bir de insanların bu noktaya yaşamadıkları şeyler için, o şeylerin tarihini okuyarak ulaşmalarının büyük bir fedakârlık gerektireceğini daha önce de düşünürdüm. Fakat okuyan kadar yazanın da benzer bir fedakârlık göstermek durumunda kalacağını anlamam için bu yazıyı yazmam gerekiyormuş.







merhaba, dergiyi çıktığı gün linux dünyasının rss feedlerinden öğrendim ve aynı gün koşa koşa bayiye gidip aldım. Almadan önce çok şeyler bekliyordum açıkçası öyleki slogan çok iddialı idi. ——-"Acemiden uzmanına tüm ayrıntıları ile"——— ancak öyle olmadığını gördüm. slogan çok abartılı paketlerin verilmesi zaten verilen paraya değer ancak dergiden fazla beklenti içine girmeyin derim. pardusla neşeli günler…
[…] Bu Yazıyı Paylaşın […]