“?tesini ben uydururum Hidayet…”
20 Kasım 2006 
Bir evden deli gibi birisi fırlıyor. ?stüme çullanıyor.
"Dostumu öldürdüm abi!" diyor. "Sakla beni."
Paltomun cebini gösteriyorum. Diki?lerinden ya?mur girmi?, sabahki yedi?im simitin susamları kokan cebime girip kayboluyor.
"İsmin ne senin?" diye sesleniyorum cebime.
"Hidayet"
"Neden öldürdün, Hidayet?"
"Seviyordum be abi!"
"Nasıl seviyordun, Hidayet?"
"Deli gibi be abi! Gün onunla a?arıyordu. Ben susam helvası satarım abi gündüzleri. Cebin de mis gibi simit kokuyor abi. Gün onunla a?arır; onunla kararırdı. Bir dakkam yoktu onu dü?ünmedi?im. Abi, rüyada gibi ya?ardım. Her laf gelir gider ona dayanırdı. İnsanlar bana bir laf söylerdi. O ne cevap verebilir, diye dü?ünürdüm. Bir ?ey alacak olsam o alır mıydı acaba, derdim. Bir ?ey yesem içime sinmezdi. Biri yol sorsa o gösterir miydi diye kafama sormayınca ve içimde o yol göstermeyince aptal aptal bakardım. Bir güzel ?ey görsem ona göstermezsem, gösteremedi?im için zevk alamazdım güzel ?eyden."
"İsmi neydi?"
"Pakize"
"Sonra Hidayet?"
"Sonra abi… Hava kararırdı. Susam helvalarını kahveye bırakır, iki bardak ?arap içmeye ko?ardım. Afyon mu katardı pezevenk meyhaneci nedir, içer içmez Pakize kar?ıma dikiliverirdi capcanlı, sıcacık."
"Sahiden mi?"
"Yok be yalancıktan, hülyadan be abi! Artık konu?ur dururdum be abi."
"Sus, gelen var Hidayet."
Hidayet, paltomun cebinde bir susam tanesi gibi büzüldü.
Ya?mur dinmi?ti. ortalık bir parça a?armı? gibiydi.
Hidayet cebimden seslendi:
"Anlatayım mı ötesini abi?"
"Anlatma, yeter bu kadarı."
"Peki abi, sustum. Nasıl istersen abi. Ama anlat beni Panco’ya emi?"
"Anlatırım Hidayet."
"Ama ötesi daha kıyak abi."
"?tesini ben uydururum Hidayet. Sen çık cebimden. Palto da ıslandı. İkinizi birden kaldıramıyorum, yoruldum"
"Peki abi"
Cebimdeki susam pire oldu. Fatih Camii avlusunun çitlembik a?acının dibine do?ru fırladı gitti. Karanlıkta bir kıvılcım, kara bir kıvılcım gibi pırıldadı…
(…)
100. ya?ın kutlu olsun Sait Faik!
[ratings]








Ah ne güzel ya. Sait Faik'i ne kadar sevdi?imi hatırladım
Düygü | 22 Kasım 2006 | 7:37 amAh ne güzel ya. Sait Faik’i ne kadar sevdi?imi hatırladım bir an. Okul kitaplarına sızmı? en keyifle okunan öyküler Sait Faik’in olurdu genellikle.
Bu öyküsünü okumamı?tım. Lö Leziz.
cok hos bir kisa oyku. Sait Faik'in kesfetmedigimiz oykuleri varmis
nurcan | 26 Nisan 2007 | 7:37 amcok hos bir kisa oyku. Sait Faik’in kesfetmedigimiz oykuleri varmis demek..
Gulumsetti. Tesekkurler paylastiginiz icin.