“İran’ı sevmek için 41 neden” ve Moleschino…
22 Ekim 2006
Son zamanlarda inanılmaz bir tempo içindeyim, bunda hem iÅŸlerin yoÄŸunluÄŸu hem de aynı anda pek çok iÅŸ ve uÄŸraşı bir arada götürme inadım rol oynuyor. Bu nedenle de Burkina Fasa Fiso‘ya bir zamanlar harcadığım zamanın beÅŸte birini bile artık ayıramıyorum.
Neyse ki hayatımın bir başka köşesinde Moleschino var ve oraya bu daha sık yazıyorum. Moleschino, hem birbirinden farklı ilgi alanlarına sahip yazarlarının fikir zenginliği, hem de son derece renkli okur yorumlarına (Geçenlerde birisi peygamberliğini ilan ederek bizi kendi dinine çağırdı) sahne olmasından ötürü, o ortamda yazmak çok daha keyifli.
Son yazdığım yazının düzeltmelerini yaparken, ansızın Burkina’da uzun zamandır hikâye anlatmadığımın farkına vardım. Belki de bu yüzden eskisi kadar sevmiyor, bir kenarda yetim bir ÅŸekilde bekletiyorum Burkina’yı…
İyisi mi, Moleschino’dan ödünç bir hikâye ile bir geri dönüş yapalım eski göz aÄŸrımıza… Bu alıntının yapıldığı yazının ilk kısmına buradan, ikinci kısmınaysa ÅŸuradan ulaÅŸabilirsiniz.
Karabük’te kol gibi demirler düzeliyor, bu site de düzelecek elbet…
(…)
42) Hoseyniye Emini (Hüseyin’e emanet): Bir varmışlı bir yokmuÅŸlu zaman kiplerinde, Ahmet Han adında biri, İran’ın en zengin beylerbeylerindenmiÅŸ. İşte o zamanlardan birinde, İran ÅŸahı Tebriz’deki yazlık sarayından Rey kentine dönerken, yolu her yanı bakımlı, köylüleri zengin mi zengin bir köyden geçmiÅŸ. Yanındaki vezire sormuÅŸ:
"Bu kimin köyüdür böyle?"
Vezir, "Beylerinizden Ahmet Han’ındır" demiÅŸ.
Neyse, bir sonraki mola yerine doğru yola koyulmuşlar. Birkaç saat kadar gittikten sonra başka bir bol çeşmeli, zengin bir köyde durmuşlar. Şah yine soracak olmuş:
"Peki, bu köy kimindir?"
Vezir çekinerek yine aynı cevabı vermiÅŸ: "Beylerinizden Ahmet Han’ındır."
Yol boyunca hangi zengin, müreffeh köyde duracak olsalar o köyün Ahmet Han’ın (İsmini hatırlayamadığım için uydurdum-A.I.) olduÄŸunu, biraz canı sıkılarak ama çokca da kıskançlıkla öğrenmiÅŸ İran Åžahı. En sonunda dayanamayıp, patlamış:
"Kimmiş bu Ahmet Han! Götürün bakalım beni onun evine!"
Åžah’ı Kazvin kentinin içinde, muhteÅŸem bir konaÄŸa götürmüşler. Köşkte tek bir cam olmamasına raÄŸmen, içerde yüzlerce renkli gölge dolaşıyormuÅŸ. Pencereler, eÅŸi görülmedik bir ÅŸekilde güneÅŸte parıldıyor, içeriye seyredeni sarhoÅŸ eden çeÅŸitli ışık oyunlarını bırakıyormuÅŸ. MeÄŸerse Ahmet Han, tüm konağın vitraylarını cam yerine Karagöz-Hacivat figürlerinin de yapıldığı gergedan derisinden yarı ÅŸeffaf/renklendirilmiÅŸ süslemelerle kaplamış! Bütün bir konak, tavanını süsleyen aynalarla birlikte bir masal sandığını andırıyormuÅŸ…
Åžah, kendi sarayından bile güzel olan bu konağı ve sahibini çok kıskanmış… KonaÄŸa "usulünce" el koymak için Ahmet Han’a herkesin duyacağı bir ÅŸekilde seslenmiÅŸ:
- Ahmet Han, çok güzel bir saray yapmışsın! Burası "şahlara layık" bir yer olmuş!
Ahmet Han’dan ses çıkmamış.
- Ahmet Han! Sana diyorum! Bir "şaheser" olmuş burası!
Ahmet Han yine duymamazlığa gelmiş. Şah hiddetlenmiş:
- Ahmet Han! "Şahane" bir konak olmuş burası. Çok güzel!
Ahmet Han başını yerden yavaşça kaldırmış, kimsenin beklemediği bir cevabı yapıştırmış:
- Sahibi daha da güzel!
İran ÅŸahı çok hiddetlenmiÅŸ kendisini küçümser gibi konuÅŸulmasından. Korumalarının elleri Ahmet Han’ın boynunu oracıkta almak için kılınçlarının kabzalarına uzanırken, öfkeyle haykırmış ÅŸah:
- Demek öyle seni densiz! Kimmiş sahibi bakalım buranın!
- Hazreti Hüseyin‘dir efendim!
Konağını o dakika Hz. Hüseyin’e vakfeden Ahmet Han, böylelikle hem evini hem de boynunu kurtarmış… Bugün, halkın "Hoseyniye Emini" yani "Hüseyin’e emanet" dediÄŸi bu konak, İran’ın "ulusal hazine"lerinden biri ilan edilmiÅŸ durumda. Camlaşıncaya kadar inceltilen ve renklendirilen gergedan derisiyle kaplı bu konağın eÅŸsiz vitrayları, insana dev bir Karagöz-Hacivat sahnesinin içinde olduÄŸunu düşündürür…
[ratings]
FotoÄŸraf: Flickr (Horizon)








Burkina'da yayınlanan fotoğrafların neden Gezegen Pardus'un güzelim yapısını "haşat ettiğini"
AliIsingor | 22 Ekim 2006 | 11:27 pmBurkina’da yayınlanan fotoÄŸrafların neden Gezegen Pardus’un güzelim yapısını “haÅŸat ettiÄŸini” birisi bana anlatabilirse sevinirim.
Ali
:(