Blogların gücü adına…

 HP Logo.jpg
Bugün sayfalarımızı bir konuk yazara açtık. Nedenini, yazıyı okuyunca anlayacaksınız…

(…)

Selamlar,

Size HP hakkında birşeyler anlatmaya geldim :) Hazır olun biraz uzun. Vaktim yok diyenler son 10 satıra atlayabilirler :)

Haziran başında HP Pavilion 5176eu model laptop almıştım.

http://www.cisday.org/2006/06/05/may-day-may-day/


http://www.cisday.org/2006/06/08/heycandan-baslik-bulamadim/

Yaklaşık 1,5 ay kullanımdan sonra bir takım sorunlarla karşılaştım. bunlar;

    * Bilgisayarın birden elektrik kesmesi,
    * Windows başlangıç ekranının takılı kalması,
    * Bazen hiç açılmama,
    * Pille bi saatlik çalışma sonrası pilin bitmesi,
    * Düşük performansla çalışması,
    * ve ekranda lekeler.

Tamire gönderdim, işlemci, anakart, harddisk değişeceği için (Evet "ne kaldı geriye?" dediğinizi duyar gibiyim.) ve parçalar yurtdışından geleceği için bir ay kadar bekledim. Tabi bu sırada işin hızlandırılması için defalarca görüşme yaptım.  Birinci ayın sonunda, bana muadil makine vereceklerini sölediler üç gün içinde parça gelmediği taktirde. Üç gün sonra ise yanlış anladığımı böyle bir şeyin mümkün olmadığından bahsettiler. Şikayet bildiriminde bulundum. Biraz bastırınca parçalar birdenbire yurtdışından geldi ve makineme takıldı. Ancak o geldiği sırada ben yurtdışında olduğumdan kavuşma sürecimiz biraz daha uzadı.

Seyahat sonrası makineyi aldığımda, ekrandaki sorunun giderilmemiş olduğunu gördüm. Bunun yanında batarya sallanıyordu ve bilgisayarın üzerinde giden kumandası yoktu. Hiçbir yazılım kurmadan bir arkadaşımın dv4000 serisi bilgisayarı (benimki dv5100) ile (ki birkaç aydır kullanılan ve birçok yazılım kurulmuş olan) performans karşılaştırması yaptım. Daha düşük işlemci hızına, ekran kartına, harddiske ve RAM’e sahip olmasına rağmen benim makinemden çok daha iyi performans verdi.

Bunlar da olduktan sonra ertesi gün makinenin değiştirilmesi için görüştüm, yine bunun mümkün olmadığından, arzu edersem makineyi tekrar merkeze gönderebileceğimi söylediler. İki gün sonra kargo gönderdiler ve bilgisayarı gönderdim. Ertesi gün merkez ofisten bir bey aradı beni. Uzun uzadıya onunla da görüştük, yeni makine gönderseler bile aynı arızanın onda da olabileceğini, tamir edildiğinde belki eski makinenin sıkıntı yaratmayacağını söyledi. Beni bu konuda ikna edemediğini çünkü işyerinde kullanamadığım HP makinemin anakartı değiştikten sonra eski performansını vermediğini söyledim. Ayrıca benim yeni aldığım makinem ikinci defa servise gitmişti. Bu sırada telefon kesildi ve bir daha aramadılar.

HP’nin kalite politikasını okuduğumda müşteri ve sonuç oldaklı olduğundan, hızlı hareket edildiğinden bahsedilmiş.

Şimdi geldiğim noktada,


Çözümü Türkiye’de bulamayınca ekte görmüş olduğunuz yazışma serisi başlamış oldu global HP ile. Ancak bu da bir çözüm getirmedi. Hâlâ para ödüyorum, kullanamadığım bir internet bağlantım ve aksayan işlerim var. Ve iki aydan fazla olmasına rağmen hâlâ makinem gelmiş değil. Yenisini bırakın, eskisi bile! Çünkü hâlâ parça bekliyor!!!!

Artık pes ettim ve bu süreci yayınlamaya karar verdim ve mümkün olduğunca çok ses getirerek.

Size bu hikâyeyi anlatma sebebime gelince blogumda yayınlayacağım yazının bir kısmından alıntı yaparak ya da tamamını (biraz zor ya neyse :)) link vermeniz ve yayınlamanız. Hatta mümkünse trackback. Tabi ki yayınlamak gibi bir zorunluluğunuz yok ;)

Yazının adresi: http://www.cisday.org/2006/10/16/hp-hakkinda-birseyler/

Trackback adresi: http://www.cisday.org/2006/10/16/hp-hakkinda-birseyler/trackback/

Blogların gücü adına. Eloy-man 

Hayat, Özgür yazılım

If you enjoyed this post, please consider to leave a comment or subscribe to the feed and get future articles delivered to your feed reader.

Comments

12 Responses to “Blogların gücü adına…”

Leave Comment

(gerekli)

(gerekli)