470 macerası (3. Bölüm): Direkler
1 Ekim 2006

"Havada-karada-suda" uyduruk işletim sistemlerinin düşmanı, 800×600 ekranda üç pencere ile çalışabilen pazarlama yalanlarının korkulu rüyası, intergalaktik işletim sisteminin can verdiği "470"imiz nihayet bugün direklerine kavuştu!
İstanbul Yelken Kulübü‘nden Tolga Rangavis -ki kendisi dünya tatlısı bir adammış, bugün bunu öğrendik- büyük bir jest yaparak, kulubün temiz kullanılmış iki direğini "uygun bir fiyata" satın almamızı sağladı.
Direk deyip de geçmemek lazım, satın aldığımız direkler her ne kadar ikinci el olsa da, olimpik ölçülerde ve bizden önce önce çeşitli yarışlarda (Avrupa Şampiyonası diye bir laf duydum sanki:) kendilerini ispatlamışlar. Yani direklerimiz, teknemiz gibi olimpik standartları yakalamış durumda!
Peki, şimdi geriye "kabaca" neler kaldı?
- Ana yelken bumbası (İYK aracılığıyla hallediliyor)
- Bir adet ana yelken, flok ve balondan (spinakker) oluşan armamız (Yine İYK aracılığıyla hallediyoruz)
- Yeni salma ve dümen palaları (Atölyede kendimiz yapıyoruz)
- Iskota makarası (Edineceğiz elbet)
- Teknelerin şu an bulundukları atölyede küçük bir jelkot makyajı ile "jilet gibi" yapılması ve boyanması
- Beşinci işlemin tamamlanmasını takiben teknelerin İYK’ya götürülmesi
- İYK tamirhanesinde direk pabucu, cem kilitlerin yerlerine bağlanması
Gürer ile bir aksilik olmazsa, bir iş daha yapacağız. İYK’nın "lisanslı" sporcuları olacağız!
(…)
Yukardaki resme gelince…
Kendileri Pardus teknesine satın alınan ilk "donanım"tır. Bu bir "ilkyardım seti"dir, bazı münafıklarca başka başka yorumlar yapılabilir, lütfen bu yalanlara kanmayınız!
[ratings]








Son Yorumlar