İstanbul Tasarım Haftası’ndan notlar
16 Eylül 2006Çok az vaktim olduğundan ve fuar alanındaki sık sık kopan bir kablosuz bağlantıyı kullandığımdan, aklıma takılanları kısa notlar halinde geçiyorum:
- Istanbul Design Week geçen yılki gibi yine Eski Galata Köprüsü’nün üzerinde. "Eski Galata Köprüsü nerede?" diye soracaklara hemen söyleyelim; Balat kıyısında, Haliç’in içine uzanmış bir yarım köprü…
- Galata Köprüsü’nün bilinçli bir ÅŸekilde yakıldığı günü (Evet, yanmadı yakıldı!) dün gibi hatırlıyoruz. Sınıf arkadaşım Pelin Tayanç ile o gün ders çıkışında köprü altında karşılıklı içmeye karar vermiÅŸtik. Köprüye vardığımızda cayır cayır yanıyordu. Hüngür hüngür aÄŸladığımızı hatırlıyorum.
- Köprüye dair en eski anılarımdan biri, 1984 yılında okula gitmek için üzerinden her gün "fındıkburun" tabir edilen otobüslerle geçişimdir. Fındıkburunlar o yıldan sonra hizmetten kalkmıştı. Bu otobüslerin yolcu indirme kapısı, aracın tam arkasındadır. Bu nedenle de durağa geldiğinizde sağ tarafa doğru değil, yolun tam ortasına inerdiniz. Hiç unutmuyorum, bir keresinde inerken, şöförün aracı kaykıttırmasından ötürü arkadaki renonun kaportasının üzerine düşmüştüm :)
- İstanbul Tasarım Haftası’nın en güzel yanının "köprünün kendisi" olduÄŸunu söyleyebilirim. Sıkıldığımda arkamı dönüyorum ve karşıma Galata Kulesi, Fatih Camii, Fener Patrikhanesi’nden oluÅŸan muazzam bir manzara çıkıyor. Bu köprüyü hâlâ çok seviyorum!
- Köprünün üst kısmı Türkiye’nin önemli tasarım ve dekorasyon firmalarına ayrılırken; alt kat, genç tasarımcılara ve üniversitelere bırakılmış.
- Polisan ziyaretçilerin renklendirmesi için iki farklı dev İstanbul manzarasını panolara çizdirmiÅŸ. Ancak halkımız resmin üzerine "Ali AyÅŸe’yi seviyor, Çarşı ulan, Suphi rullaz" gibi ÅŸeyler yazdığı için bu sabah panolar deÄŸiÅŸtirildi. Yeni gelen panolar da an itibariyle mundar olmuÅŸ durumda…
- "Köprü üstü" standlarının çok daha profesyonel ve çarpıcı olduğunu söylemeliyim. Benim açımdan en ilgi çekici tasarımlar buradaydı. Aziz Sarıyer, Can Yalman, Reha Erdoğan gibi ünlü tasarımcılar buradaydı ve bence en çok ilgiyi de onlar çekti.
- Artistanbul olarak yer aldığımız Alparda standından bahsetmeliyim. Aziz Sarıyer‘in Arc isimli masası ile "En İyi Tasarım" ödülüne aday gösterildiÄŸimiz ÅŸu dakikalarda standımız gazeteci kaynıyor. Demin Wallpaper dergisi ile tanıştık, onlara yarın balık-ekmek yedireceÄŸiz :)
- "Köprü altı"na gelince… Burası daha çok genç tasarımcılara ayrılmış olmasına ve dünya çapındaki tüm tasarım etkinliklerinde en çok ilgiyi genç yeteneklerin yer aldığı bölümler çekmesine raÄŸmen (Milano’da mesela her yıl dünyanın dört bir yanından gelen genç yetenekleri ağırlayan Satellite, Milan Design Week’in kâbesi sayılır ve ekstra para ödenerek gezilen tek bölümdür!) ne gariptir ki, İstanbul Tasarım Haftası’nın en sönük kısmı da burasıydı! Bunu artık neye yormak gerekir, bilemedim.
- Eskiden çalıştığım kurum olduÄŸu için "tevazu" göstermeyeceÄŸim: Hürriyet Grubu’nun bu tür organizasyonlarını üstlenen DDF nefret edilecek bir organizasyon becerisi gösteriyor. Söz verdiÄŸi hizmetlerin hiçbirini adam gibi vermeyen DDF’in adı "köprüyü satma" becerisi göstermiÅŸ olduÄŸu için "Sülün Osman"a çıkmış durumda! Gelecek yıl zor satarlar..
- Köprüde balık ekmek henüz yiyemedim, kısmet yarına…
- Tasarım fuarı burada, uyduruk etkinliklere (Cebit) katılan Pardus nerede? :)
Neyse, geri kalanı yarın paylaşırım sizlerle :)…
Köprüaltı muhabiriniz-Ali
FotoÄŸraflar: Aslan parçası Dexigner‘dan..









Son Yorumlar