Güzel bir hafta sonu sabahı…

icelim_guzelleselim_montezuma_efendi.jpg

Güzel bir hafta sonu akşamı…

Evde kedi ve ben yalnızız, ha bir de kininli sodam var. "Kinin" yüzyıllar boyu humma hastalığının ilacı olarak kullanılmış, herhalde şimdi de beni koruyordur! 4.000 kişilik İngiliz varlığının 400 milyonluk Hindistan’ı yönettiği (şaka değil) dönemde, Muson yağmurları öncesi ortalığı basan sıkıntılı havada serinlemek ve kininli acı ilacı içmek arasında binamaz kalmış bir İngiliz lordunun keşfi olsa gerek "Indian Tonic"…

Bildiğiniz sodanın içine kinini atmayı akıl eden bu İngiliz lorduna karşı dostane hisler duymak imkânsız olsa da, rafine bir "damak tadına" sahip olduğunu söylemek gerekiyor. Sabah sabah bu sıcakta insanı serinletebilecek iki şeyden biri bu. Diğerini zaten biliyorsunuz.

Aslında kinin de bir "sömürge mamulü", İspanyolların Aztek İmparatorluğu’nu yıkıp altın hırsıyla yerlilere işkence yaptıkları dönemde yerlilerin ağzından aldığı en önemli sırlardan biri olmuş kinin. Bu sır önemlidir, çünkü Azteklerle İspanyollar arasındaki sonucu baştan belli mücadele, tarihin ilk biyolojik savaşlarından biri olarak kabul edilir.

Her neyse, konumuza dönelim. İspanyolların Avrupa kıtasını binlerce yıl kasıp kavurmuş olan tifüs, sarı humma, sıtma ve çiçek hastalıklarına bir çeşit "bağışıklığı" vardır. Bu hastalıklar bazı İspanyolları da öldürmekle birlikte, büyük kayıplara yol açmamaktadır. Eski Dünya’dan gelen bu virüslere karşı hiçbir direnci olmayan yerliler içinse kitlesel ölümler kaçınılmazdır. Burada İspanyol kâşif ve generali Hernán Cortés’in yerlilere hastalık bulaştırma konusundaki özel çabasını anmadan olmayacak. Öyle ki, Cortés 1519′da Meksika’ya ayak bastığında Aztek İmparatorluğu’nda yaşayanların sayısı 15 milyondur. Avrupalıların taşıdığı salgın hastalıklar yüzünden bu rakam 1550′de 4 milyona, 1581′de ise 1,6 milyona düşer!

Bir süre sonra, yerlileri kırıp geçiren, İspanyolları ise "öldürmeyen ama süründüren" Avrupa hastalıklardan biri olan sıtmanın ilginç bir şekilde Peru’daki bazı yerli kabileleri hiç etkilemediği fark edilir. Yerlilere işkence yapılarak sıtma hastalığına karşı buldukları tedavinin sırrı öğrenilir. Chincona ağacının kabuklarından elde edilen bu madde, bugün modern tıbbın sıtmaya karşı kullanabildiği hâlâ tek ilaç olan "kinin"den başkası değil…

İspanyol sömürgecinin yerlilere işkenceyle sırrını söylettiği kinin, birkaç yüzyıl sonra bir başka sömürgeci, İngilizler tarafından sodayla karıştırılınca, ortaya adına "Hint karışımı" denilen leziz serinletici çıkmış. Bugün herhangi bir süpermarketten "Indian Tonic" (En iyisi ve kolay bulunanı Schweppes markalı olanlardır) adıyla satın alabileceğiniz bu içecek, yaz sıcağında susuzluğunu gidermek isteyen ama "gazlı ve şekerli" o iğrenç şeylere de alternatif bir serinletici arayanlara tavsiye edilir. Hatta taliplisi çıkarsa, geçen seferki gibi yine GFDL lisanslı olmak şartıyla, birkaç "Indian Tonic"li kokteyl tarifi bile verebilirim. Kokteyllerin bardak birim maliyeti, geçen seferki gibi biranınkine yakın olacak elbette :)…

Bu arada yukardaki resim, Mendoza Kodeksi‘nden alınma. Konusunu da hemen söyleyelim, 1540′lı yıllarda alkollü içecekleriyle "demlenen" Aztekler! Aztek toplumunda "sarhoş olma hakkı" sadece 60 yaşından büyüklere verilirmiş, kendini bilmeden içenleri ve o yaşa gelmeden sarhoşluk mertebesine ulaşanları kimi zaman "ölüm cezası" beklermiş…

Bir "Indian Tonic"den nerelere geldik, farkında mısınız?

[ratings]

Hayat, Tarih

If you enjoyed this post, please consider to leave a comment or subscribe to the feed and get future articles delivered to your feed reader.

Comments

6 Responses to “Güzel bir hafta sonu sabahı…”

Leave Comment

(gerekli)

(gerekli)


Notify me of followup comments via e-mail. You can also subscribe without commenting.