<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
		>
<channel>
	<title>Elveda Mimar Sinan&#8230; yazısına yapılan yorumlar</title>
	<atom:link href="http://www.burkinafasafiso.com/2006/03/03/elveda-mimar-sinan/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.burkinafasafiso.com/2006/03/03/elveda-mimar-sinan/</link>
	<description>Ali Işıngör'ün politika, açık yazılım, çizgi roman, tarih ve popüler kültür üzerine gündüz sayıklamaları...</description>
	<lastBuildDate>Tue, 27 Dec 2011 16:46:13 +0000</lastBuildDate>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.1.4</generator>
	<item>
		<title>Yazar: Tolga</title>
		<link>http://www.burkinafasafiso.com/2006/03/03/elveda-mimar-sinan/comment-page-1/#comment-22900</link>
		<dc:creator>Tolga</dc:creator>
		<pubDate>Sun, 12 Sep 2010 14:22:20 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://burkinafasafiso.com/?p=165#comment-22900</guid>
		<description>bu haberden 4 yıl geçmiş, ama habere konu olan zihniyet aynen devam ediyor!</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>bu haberden 4 yıl geçmiş, ama habere konu olan zihniyet aynen devam ediyor!</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Yazar: Ali Işıngör</title>
		<link>http://www.burkinafasafiso.com/2006/03/03/elveda-mimar-sinan/comment-page-1/#comment-575</link>
		<dc:creator>Ali Işıngör</dc:creator>
		<pubDate>Wed, 22 Mar 2006 09:21:00 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://burkinafasafiso.com/?p=165#comment-575</guid>
		<description>Sayın Ertan Asan,

Gökhan Tan&#039;ın bu haberin neden bana &quot;tam metnini&quot; göndermiş olabileceği ve neden benim bu haberi buradan yayınladığım konusunda hiç kendinize soru sordunuz mu?

Hemen bir konuyu açıklayayım. Birincisi, Hürriyet Grubu ile Albayraklar Grubu arasında bırakın çekişmeyi, çok ciddi bir işbirliği var. Eğer gazete okuyorsanız, &quot;Kemer Evleri&quot;nin hangi gazetelerde tam sayfa ilanlarının çıktığının da farkındasınız demektir...

Gökhan Tan&#039;ın yaptığı bu haberin üzerine atlandığını falan düşünüyorsanız &quot;fena halde&quot; yanılıyorsunuz :)..

Söz konusu gazeteye Avro cinsinden 6 hatta 7 haneli reklam veren bir firma hakkında haber yapmak, konu &quot;İstanbul&quot; dahi olsa kolay değildir. Gazetecinin haberi hiç kullanılmaz ya da kuşa çevrilerek kullanılır...

Daha fazlasını yaz(a)mıyorum. Merak ediyorsanız, size bilahare anlatırım.

Sonra birileri çıkar, tek amacı Mimar Sinan&#039;ın sukemerlerini korumak olan gazeteciyi suçlar: &quot;Bu haberi şimdi niye yayınladınız? Maksatlı haber bunlar!&quot; der.


&lt;B&gt;&quot;Bilgi sahibi olmadan fikir sahibi&quot; &lt;/B&gt; olmayın derim size...</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Sayın Ertan Asan,</p>
<p>Gökhan Tan&#8217;ın bu haberin neden bana &#8220;tam metnini&#8221; göndermiş olabileceği ve neden benim bu haberi buradan yayınladığım konusunda hiç kendinize soru sordunuz mu?</p>
<p>Hemen bir konuyu açıklayayım. Birincisi, Hürriyet Grubu ile Albayraklar Grubu arasında bırakın çekişmeyi, çok ciddi bir işbirliği var. Eğer gazete okuyorsanız, &#8220;Kemer Evleri&#8221;nin hangi gazetelerde tam sayfa ilanlarının çıktığının da farkındasınız demektir&#8230;</p>
<p>Gökhan Tan&#8217;ın yaptığı bu haberin üzerine atlandığını falan düşünüyorsanız &#8220;fena halde&#8221; yanılıyorsunuz :)..</p>
<p>Söz konusu gazeteye Avro cinsinden 6 hatta 7 haneli reklam veren bir firma hakkında haber yapmak, konu &#8220;İstanbul&#8221; dahi olsa kolay değildir. Gazetecinin haberi hiç kullanılmaz ya da kuşa çevrilerek kullanılır&#8230;</p>
<p>Daha fazlasını yaz(a)mıyorum. Merak ediyorsanız, size bilahare anlatırım.</p>
<p>Sonra birileri çıkar, tek amacı Mimar Sinan&#8217;ın sukemerlerini korumak olan gazeteciyi suçlar: &#8220;Bu haberi şimdi niye yayınladınız? Maksatlı haber bunlar!&#8221; der.</p>
<p><b>&#8220;Bilgi sahibi olmadan fikir sahibi&#8221; </b> olmayın derim size&#8230;</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Yazar: Ertan Asan</title>
		<link>http://www.burkinafasafiso.com/2006/03/03/elveda-mimar-sinan/comment-page-1/#comment-574</link>
		<dc:creator>Ertan Asan</dc:creator>
		<pubDate>Mon, 20 Mar 2006 13:52:00 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://burkinafasafiso.com/?p=165#comment-574</guid>
		<description>Sayın Ali Işıngör,

Yorumumun ana fikrini anlamamıştınız, son yorumunuzla da anlamamakta ısrar ettiğinizi gösteriyorsunuz. Beni, tarihsel duyarlılık içeren manşetlere karşı bir adam olarak lanse etmeniz tuhaf. Son cümlenizdeki dileğinize aynen katılıyorum, keşke bu tür manşetlerin sayısı daha da artsa. Fakat eğer bir gazete, normalde pek de duyarlı olmadığını bildiğimiz bir konuda birden bire hassasiyet kazanmışsa ben bir okur olarak bu tavrın altında başka bir incelik ararım. Siz pragmatik davranıp görmezden gelebilirsiniz, ben gelmiyorum. 

Hele &quot;şu can ciğer kuzu sarması&quot; zıtlığından medet ummanız açıkçası komik kaçtı. Örneklemek gerekirse: &quot;Birisini misafir etmek için onu sevmem gerekir. Misafir etmiyorsam ondan nefret ediyorum anlamına gelmez. Belki de sadece tanımıyorumdur&quot;. Gazetenin bu konuyu manşetleştirmesi için kuzu sarması olmasına gerek yok, sadece maksadı başka olmasın yeter. 

&quot;Haberin içeriği doğru da olsa, maksadı başakaysa ben bunu dürüst olmayan yayıncılık olarak görüyorum. Siz ise &quot;olsun, haber doğru mu sen ona bak&quot; diyorsunuz.
Hepsi bu.

Selamlar.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Sayın Ali Işıngör,</p>
<p>Yorumumun ana fikrini anlamamıştınız, son yorumunuzla da anlamamakta ısrar ettiğinizi gösteriyorsunuz. Beni, tarihsel duyarlılık içeren manşetlere karşı bir adam olarak lanse etmeniz tuhaf. Son cümlenizdeki dileğinize aynen katılıyorum, keşke bu tür manşetlerin sayısı daha da artsa. Fakat eğer bir gazete, normalde pek de duyarlı olmadığını bildiğimiz bir konuda birden bire hassasiyet kazanmışsa ben bir okur olarak bu tavrın altında başka bir incelik ararım. Siz pragmatik davranıp görmezden gelebilirsiniz, ben gelmiyorum. </p>
<p>Hele &#8220;şu can ciğer kuzu sarması&#8221; zıtlığından medet ummanız açıkçası komik kaçtı. Örneklemek gerekirse: &#8220;Birisini misafir etmek için onu sevmem gerekir. Misafir etmiyorsam ondan nefret ediyorum anlamına gelmez. Belki de sadece tanımıyorumdur&#8221;. Gazetenin bu konuyu manşetleştirmesi için kuzu sarması olmasına gerek yok, sadece maksadı başka olmasın yeter. </p>
<p>&#8220;Haberin içeriği doğru da olsa, maksadı başakaysa ben bunu dürüst olmayan yayıncılık olarak görüyorum. Siz ise &#8220;olsun, haber doğru mu sen ona bak&#8221; diyorsunuz.<br />
Hepsi bu.</p>
<p>Selamlar.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Yazar: Ali Işıngör</title>
		<link>http://www.burkinafasafiso.com/2006/03/03/elveda-mimar-sinan/comment-page-1/#comment-573</link>
		<dc:creator>Ali Işıngör</dc:creator>
		<pubDate>Mon, 20 Mar 2006 13:04:00 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://burkinafasafiso.com/?p=165#comment-573</guid>
		<description>Sayın Ertan Asan;

&lt;I&gt;&quot;İnşaatın sahibinden hoşlanmadıkları için haber yapanların sahtekârlığı&quot; &lt;/I&gt; diyerek bu kelimeyi ilk telaffuz eden sizsiniz. Hatırlatırım :)...

Yorumunuzu okuyan pek çok arkadaş gibi bir noktayı anlamadım, açıklarsanız seviniriz. Ortada değeri tartışılmaz bir tarihi/arkeolojik alanın çok açık bir talanı var. Bu haberi bir gazetenin manşetine taşıması için suçu işleyenle illaki &lt;B&gt;&quot;can ciğer/kuzu sarması&quot; &lt;/B&gt; falan mı olması gerekiyor?

Yoksa haberin doğruluğu, tarih talanının gerçekliği ve &quot;kamu yararı&quot; mıdır esas olan?

Bu tür haberleri umarım, daha sık manşetlerde görürüz...</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Sayın Ertan Asan;</p>
<p><i>&#8220;İnşaatın sahibinden hoşlanmadıkları için haber yapanların sahtekârlığı&#8221; </i> diyerek bu kelimeyi ilk telaffuz eden sizsiniz. Hatırlatırım :)&#8230;</p>
<p>Yorumunuzu okuyan pek çok arkadaş gibi bir noktayı anlamadım, açıklarsanız seviniriz. Ortada değeri tartışılmaz bir tarihi/arkeolojik alanın çok açık bir talanı var. Bu haberi bir gazetenin manşetine taşıması için suçu işleyenle illaki <b>&#8220;can ciğer/kuzu sarması&#8221; </b> falan mı olması gerekiyor?</p>
<p>Yoksa haberin doğruluğu, tarih talanının gerçekliği ve &#8220;kamu yararı&#8221; mıdır esas olan?</p>
<p>Bu tür haberleri umarım, daha sık manşetlerde görürüz&#8230;</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Yazar: Ertan Asan</title>
		<link>http://www.burkinafasafiso.com/2006/03/03/elveda-mimar-sinan/comment-page-1/#comment-572</link>
		<dc:creator>Ertan Asan</dc:creator>
		<pubDate>Mon, 20 Mar 2006 12:26:00 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://burkinafasafiso.com/?p=165#comment-572</guid>
		<description>Blog sitesini tartışma forumuna çevirmek istemem. Ama Ali Işıngör&#039;ün yazısı üzerine cevap vermek hak oldu sanırım. 

Gökhan Tan hakkında verdiğiniz öğretici bilgiler için teşekkür ederim. Anlattığınız profile sahip kişi her türlü takdire şayandır. Kendisini tenzih ederim.

Bu tür tarihsel duyarlılık sergileyen haberlerin gazetelerimizde manşetlere taşınması nadirattandır. Ben, bu haberin manşete taşınması ile inşaat sahibinin siyasi eğilimi arasında bir ilişki görüyorum ki basınımızın sicili bu konuda pek de temiz değildir. Buna inanıyorum ve bunu dürüst bir yaklaşım olmadığını düşünüyorum.

Yorumumdan yola çıkarak beni sahtekarlıkla suçlama noktasına gelmenizi de tuhaf buldum açıkçası. Bu yaptığınız konukseverlik adabına sığmaz.

Kendime sadece şu soruyu sordum: proje sahibi gazetenin pek de hoşlanmadığını bildiğimiz grup olmasaydı bu haber manşet olur muydu? Yoksa hiç yapılmaz veya yapılsa da kendisine sayfa aralarında bir yer mi bulurdu?

Cevabımı zaten biliyorsunuz...</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Blog sitesini tartışma forumuna çevirmek istemem. Ama Ali Işıngör&#8217;ün yazısı üzerine cevap vermek hak oldu sanırım. </p>
<p>Gökhan Tan hakkında verdiğiniz öğretici bilgiler için teşekkür ederim. Anlattığınız profile sahip kişi her türlü takdire şayandır. Kendisini tenzih ederim.</p>
<p>Bu tür tarihsel duyarlılık sergileyen haberlerin gazetelerimizde manşetlere taşınması nadirattandır. Ben, bu haberin manşete taşınması ile inşaat sahibinin siyasi eğilimi arasında bir ilişki görüyorum ki basınımızın sicili bu konuda pek de temiz değildir. Buna inanıyorum ve bunu dürüst bir yaklaşım olmadığını düşünüyorum.</p>
<p>Yorumumdan yola çıkarak beni sahtekarlıkla suçlama noktasına gelmenizi de tuhaf buldum açıkçası. Bu yaptığınız konukseverlik adabına sığmaz.</p>
<p>Kendime sadece şu soruyu sordum: proje sahibi gazetenin pek de hoşlanmadığını bildiğimiz grup olmasaydı bu haber manşet olur muydu? Yoksa hiç yapılmaz veya yapılsa da kendisine sayfa aralarında bir yer mi bulurdu?</p>
<p>Cevabımı zaten biliyorsunuz&#8230;</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Yazar: hera</title>
		<link>http://www.burkinafasafiso.com/2006/03/03/elveda-mimar-sinan/comment-page-1/#comment-571</link>
		<dc:creator>hera</dc:creator>
		<pubDate>Mon, 13 Mar 2006 11:03:00 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://burkinafasafiso.com/?p=165#comment-571</guid>
		<description>sorun nereli olduğunuz nereli hissettiğiniz meselesi değildir.
sorun hangi firmanın bilmemnekadar kuruşa vatandaşa ev satabilmesi de değildir. 
esas sorun, yapılan haberlerin dünyayı değiştirebileceğine inanmanız, sabah kalkmanızdan akşam yatmanıza kadar hep dünyanın kendiliğinden değişmesini beklemenizdir. bu haber 30 sene önce yapılsaydı (ki bilindiği üzere 30 senedir istanbulun tarih eserleri konusunda mimarlardan çok haberciler çalışmışlardır) şimdi istanbul korunmuş, çevre güzel, yollar iyi, trafik yok, çöp yok, hatta fakirlik yok olacaktı mı sanırsınız?
öyleyse bırakınız hiç değilse haber etsinler... hapsolduğumuz insan varoşundan çıkıp toprağa ve taşlara sarılalım ve madem 30 senedir bildiğimiz gerçekler var, bilmeyenlere anlatmak ödeviyle,  ezilmek yerine bir araya gelip bu &quot;adamlara&quot; bir &quot;dur&quot; diyelim.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>sorun nereli olduğunuz nereli hissettiğiniz meselesi değildir.<br />
sorun hangi firmanın bilmemnekadar kuruşa vatandaşa ev satabilmesi de değildir.<br />
esas sorun, yapılan haberlerin dünyayı değiştirebileceğine inanmanız, sabah kalkmanızdan akşam yatmanıza kadar hep dünyanın kendiliğinden değişmesini beklemenizdir. bu haber 30 sene önce yapılsaydı (ki bilindiği üzere 30 senedir istanbulun tarih eserleri konusunda mimarlardan çok haberciler çalışmışlardır) şimdi istanbul korunmuş, çevre güzel, yollar iyi, trafik yok, çöp yok, hatta fakirlik yok olacaktı mı sanırsınız?<br />
öyleyse bırakınız hiç değilse haber etsinler&#8230; hapsolduğumuz insan varoşundan çıkıp toprağa ve taşlara sarılalım ve madem 30 senedir bildiğimiz gerçekler var, bilmeyenlere anlatmak ödeviyle,  ezilmek yerine bir araya gelip bu &#8220;adamlara&#8221; bir &#8220;dur&#8221; diyelim.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Yazar: cumartesi</title>
		<link>http://www.burkinafasafiso.com/2006/03/03/elveda-mimar-sinan/comment-page-1/#comment-570</link>
		<dc:creator>cumartesi</dc:creator>
		<pubDate>Mon, 13 Mar 2006 09:48:00 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://burkinafasafiso.com/?p=165#comment-570</guid>
		<description>ışıngör&#039;ün cevabına eyvallah, söylenecekleri söylemiş zaten. ama ben kendi adıma, hayatlarımızın orta yerine çöreklenen bilumum sahiplerden hiç mi hiç hoşlanmadığımı söylemek istiyorum.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>ışıngör&#8217;ün cevabına eyvallah, söylenecekleri söylemiş zaten. ama ben kendi adıma, hayatlarımızın orta yerine çöreklenen bilumum sahiplerden hiç mi hiç hoşlanmadığımı söylemek istiyorum.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Yazar: Ali Işıngör</title>
		<link>http://www.burkinafasafiso.com/2006/03/03/elveda-mimar-sinan/comment-page-1/#comment-569</link>
		<dc:creator>Ali Işıngör</dc:creator>
		<pubDate>Mon, 13 Mar 2006 08:52:00 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://burkinafasafiso.com/?p=165#comment-569</guid>
		<description>Doğruları yazdığınızda sık sık karşımıza çıkan bir tavırdır bu: &quot;Niye şimdi yazdınız bu haberi?&quot;

Eskiler bu tür yaklaşımlara &quot;özrü kabahatinden büyük&quot; der ve genelde de cevap vermezdi... Ama madem ki eleştiriniz Burkina Fasa Fiso&#039;ya konuk olan &lt;B&gt;Gökhan Tan&#039;&lt;/B&gt;a yönelik, ben hemen birkaç cevap vereceğim.

Öncelikle şunu netleştirmek istiyorum. Avasköy su kemeri hakkında çeşitli haberler-yazılar sizin kanınızın aksine &quot;yeni&quot; değil, 1960&#039;lardan bu yana yayınlanıyor! Oktay Ekinci&#039;nin, Doğan Kuban&#039;ın, Kazım Çeçen&#039;in ve adları bu satırlara sığmayan yazarın pek çok yazı ve kitapları; Cumhuriyet gazetesinde yayınlanan yazı dizileri; Yeni Yüzyıl&#039;da çıkan manşetler; çeşitli tarih dergilerinde her bir su kemeri için ayrı ayrı hazırlanan dosyalar; bunların hepsinde bu yapılar geçirdikleri tüm evreleriyle ele alındı. Ve ben size bir şey söyleyeyim mi? Geçmişte bugünkünden çok daha duyarlıydı basın kuruluşları bu konulara... Keşke daha fazla manşete çekilse bu haberler!

1960&#039;lardan bu yana yapılan yüzlerce haber, yazı, akademik çalışma ve konservasyon raporları çok az işe yarayabildi. Bunda en büyük payın, rant hırsıyla şehrin tüm tarihi arkolojik alanlarını yerleşime açan yerel yönetimler kadar, yaşadıkları mahalleye sahip çıkmayan İstanbullulara ait olduğunu düşünüyorum.

Bir başka deyişle söylemek gerekirse, bir Esenler semti sakini olarak siz de suçlusunuz...

İstanbul&#039;un bugünlere gelmesinin en büyük suç ortağı, bizleriz. Kendimizi kandırmayalım.



&lt;I&gt;&quot;Şehre su taşıyan bu kemerler zincirinin diğer halkalarını merak ettiniz mi hiç? Bir tepe önce veya bir tepe sonraki kemerlerin akıbeti nedir sizce?&quot;&lt;/I&gt;
demişsiniz.

Burada soruyu haberi yapan kişiye, Gökhan Tan&#039;a yönelttiğinizi varsayıyorum. Hemen cevabını vereyim...

Gökhan, şimdilerde Aksaray Hamamı&#039;nın bulunduğu konuma düşen ve Bizans döneminde Septimus Severus Gölü olarak anılan son su makseminden Belgrad Ormanları&#039;nın derinliklerine kadar uzanan ve önemli bir kısmı da Osmanlı döneminde mükemmelleştirilen/inşa edilen su dağıtım şebekesinin yüzlerce farklı bileşenini inceleyen, kareleyen ve şu an ne halde olduklarını haberleştiren bir gazetecidir.

Bugüne dek Osmanlı su ve kemer yollarının üzerine yazılmış en ciddi çalışmalardan biri de yine Gökhan Tan&#039;ın imzasıyla, Atlas dergisinde yayınlandı.

İstanbul su ve kemeryolları hakkında bir bilgi kırıntısına ihtiyaç duyduğunuzda, İstanbul&#039;da gidebileceğiniz az sayıdaki adamdan biridir Gökhan...



&lt;I&gt;&quot;İnşaatın sahibinden hoşlanmadıkları için haber yapanların sahtekârlığı&quot;&lt;/I&gt;
demişsiniz...

Sizce sahtekâr olan kim? Günlerini İstanbul&#039;un ve kemer yollarına belgelemeye adayan bir Atlas dergisi çalışanı mı? Buralara imar izni veren yerel yönetimler mi? Yoksa &quot;bu haberi şimdi niye yaptınız&quot; diye soran semt sakini mi?

Zor bir soru...</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Doğruları yazdığınızda sık sık karşımıza çıkan bir tavırdır bu: &#8220;Niye şimdi yazdınız bu haberi?&#8221;</p>
<p>Eskiler bu tür yaklaşımlara &#8220;özrü kabahatinden büyük&#8221; der ve genelde de cevap vermezdi&#8230; Ama madem ki eleştiriniz Burkina Fasa Fiso&#8217;ya konuk olan <b>Gökhan Tan&#8217;</b>a yönelik, ben hemen birkaç cevap vereceğim.</p>
<p>Öncelikle şunu netleştirmek istiyorum. Avasköy su kemeri hakkında çeşitli haberler-yazılar sizin kanınızın aksine &#8220;yeni&#8221; değil, 1960&#8242;lardan bu yana yayınlanıyor! Oktay Ekinci&#8217;nin, Doğan Kuban&#8217;ın, Kazım Çeçen&#8217;in ve adları bu satırlara sığmayan yazarın pek çok yazı ve kitapları; Cumhuriyet gazetesinde yayınlanan yazı dizileri; Yeni Yüzyıl&#8217;da çıkan manşetler; çeşitli tarih dergilerinde her bir su kemeri için ayrı ayrı hazırlanan dosyalar; bunların hepsinde bu yapılar geçirdikleri tüm evreleriyle ele alındı. Ve ben size bir şey söyleyeyim mi? Geçmişte bugünkünden çok daha duyarlıydı basın kuruluşları bu konulara&#8230; Keşke daha fazla manşete çekilse bu haberler!</p>
<p>1960&#8242;lardan bu yana yapılan yüzlerce haber, yazı, akademik çalışma ve konservasyon raporları çok az işe yarayabildi. Bunda en büyük payın, rant hırsıyla şehrin tüm tarihi arkolojik alanlarını yerleşime açan yerel yönetimler kadar, yaşadıkları mahalleye sahip çıkmayan İstanbullulara ait olduğunu düşünüyorum.</p>
<p>Bir başka deyişle söylemek gerekirse, bir Esenler semti sakini olarak siz de suçlusunuz&#8230;</p>
<p>İstanbul&#8217;un bugünlere gelmesinin en büyük suç ortağı, bizleriz. Kendimizi kandırmayalım.</p>
<p><i>&#8220;Şehre su taşıyan bu kemerler zincirinin diğer halkalarını merak ettiniz mi hiç? Bir tepe önce veya bir tepe sonraki kemerlerin akıbeti nedir sizce?&#8221;</i><br />
demişsiniz.</p>
<p>Burada soruyu haberi yapan kişiye, Gökhan Tan&#8217;a yönelttiğinizi varsayıyorum. Hemen cevabını vereyim&#8230;</p>
<p>Gökhan, şimdilerde Aksaray Hamamı&#8217;nın bulunduğu konuma düşen ve Bizans döneminde Septimus Severus Gölü olarak anılan son su makseminden Belgrad Ormanları&#8217;nın derinliklerine kadar uzanan ve önemli bir kısmı da Osmanlı döneminde mükemmelleştirilen/inşa edilen su dağıtım şebekesinin yüzlerce farklı bileşenini inceleyen, kareleyen ve şu an ne halde olduklarını haberleştiren bir gazetecidir.</p>
<p>Bugüne dek Osmanlı su ve kemer yollarının üzerine yazılmış en ciddi çalışmalardan biri de yine Gökhan Tan&#8217;ın imzasıyla, Atlas dergisinde yayınlandı.</p>
<p>İstanbul su ve kemeryolları hakkında bir bilgi kırıntısına ihtiyaç duyduğunuzda, İstanbul&#8217;da gidebileceğiniz az sayıdaki adamdan biridir Gökhan&#8230;</p>
<p><i>&#8220;İnşaatın sahibinden hoşlanmadıkları için haber yapanların sahtekârlığı&#8221;</i><br />
demişsiniz&#8230;</p>
<p>Sizce sahtekâr olan kim? Günlerini İstanbul&#8217;un ve kemer yollarına belgelemeye adayan bir Atlas dergisi çalışanı mı? Buralara imar izni veren yerel yönetimler mi? Yoksa &#8220;bu haberi şimdi niye yaptınız&#8221; diye soran semt sakini mi?</p>
<p>Zor bir soru&#8230;</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Yazar: Ertan Asan</title>
		<link>http://www.burkinafasafiso.com/2006/03/03/elveda-mimar-sinan/comment-page-1/#comment-568</link>
		<dc:creator>Ertan Asan</dc:creator>
		<pubDate>Mon, 13 Mar 2006 07:09:00 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://burkinafasafiso.com/?p=165#comment-568</guid>
		<description>Biz Türkleri ajite etmek ne kadar da kolay. Ben Esenler&#039;de büyüdüm. Çocukluğum Avazköy su kemerinin bir km çapındaki çevresinde geçti diyebilirim. 1983 senesinde arkadaşlarımızla uçurtma uçurmaya, piknik yapmaya, saka-iskete yakalayan büyükleri izlemeye giderdik. Günümüzde çekilen resmin sol tarafında gördüğünüz Kemer mahallesidir. Kendisi bile varoş olan Esenler içinde bile varoş sayılan bir yerdi. Sanırım halen de öyle. Seksenli yılların sonlarında, şimdiki inşaat ile kemer arasına beldiye hayvan barınağı yapıldı. Barınağın üst tarafında kalan alan ise Esenler mezarlığı  olarak kullanılmaya başlandı. İnşaatın yapılmasına manşetten karşı çıkanların bu güne kadar nerede olduklarını sormak istiyorum. Şundan emin olun ki inşaatın sahibi Albayraklar olmasaydı ne böyle bir manşet atılırdı ne de küçük bir haber yapılırdı. Gazete, inşaat hakkında haber yapabilmek için bir araştırma yapmış, bula bula da bunu bulmuş. Ben şahsen bir kere daha gördüm ki bizim büyük gazetelerin manşetlerini özel bir okur duyarlılığı ile okumak gerek. Yoksa yönlendirme kurbanı olmamak mümkün değil.

Şunu teslim etmek gerekir ki kentsel yapılaşma tarihsel ve doğal çevre ile uyum içinde olacak şekilde planlanmalıdır. Su kemeri çevresindeki geniş alanlar neticede şehrin merkezine çok yakın iskan potansiyeli olan meralardır. Kemerin kendisi ile birlikte çevresindeki çayırların güzelliğini, uygun bir park-mesken birlikteliği ile korumak mümkün olabilirdi ama bu şans 20-30 sene önce kaybedildi. Şimdi bunu inşaatın sahibinden hoşlanmadıkları için haber yapanların sahtekarlığını görmek gerekiyor diye düşünüyorum.

Şehre su taşıyan bu kemerler zincirinin diğer halkalarını merak ettiniz mi hiç? Bir tepe önce veya bir tepe sonraki kemerlerin akibeti nedir sizce? Bu haberi yapan gazetenin bir de onlara göz atması basın ahlakı adına gerekmez miydi? 

Selamlar.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Biz Türkleri ajite etmek ne kadar da kolay. Ben Esenler&#8217;de büyüdüm. Çocukluğum Avazköy su kemerinin bir km çapındaki çevresinde geçti diyebilirim. 1983 senesinde arkadaşlarımızla uçurtma uçurmaya, piknik yapmaya, saka-iskete yakalayan büyükleri izlemeye giderdik. Günümüzde çekilen resmin sol tarafında gördüğünüz Kemer mahallesidir. Kendisi bile varoş olan Esenler içinde bile varoş sayılan bir yerdi. Sanırım halen de öyle. Seksenli yılların sonlarında, şimdiki inşaat ile kemer arasına beldiye hayvan barınağı yapıldı. Barınağın üst tarafında kalan alan ise Esenler mezarlığı  olarak kullanılmaya başlandı. İnşaatın yapılmasına manşetten karşı çıkanların bu güne kadar nerede olduklarını sormak istiyorum. Şundan emin olun ki inşaatın sahibi Albayraklar olmasaydı ne böyle bir manşet atılırdı ne de küçük bir haber yapılırdı. Gazete, inşaat hakkında haber yapabilmek için bir araştırma yapmış, bula bula da bunu bulmuş. Ben şahsen bir kere daha gördüm ki bizim büyük gazetelerin manşetlerini özel bir okur duyarlılığı ile okumak gerek. Yoksa yönlendirme kurbanı olmamak mümkün değil.</p>
<p>Şunu teslim etmek gerekir ki kentsel yapılaşma tarihsel ve doğal çevre ile uyum içinde olacak şekilde planlanmalıdır. Su kemeri çevresindeki geniş alanlar neticede şehrin merkezine çok yakın iskan potansiyeli olan meralardır. Kemerin kendisi ile birlikte çevresindeki çayırların güzelliğini, uygun bir park-mesken birlikteliği ile korumak mümkün olabilirdi ama bu şans 20-30 sene önce kaybedildi. Şimdi bunu inşaatın sahibinden hoşlanmadıkları için haber yapanların sahtekarlığını görmek gerekiyor diye düşünüyorum.</p>
<p>Şehre su taşıyan bu kemerler zincirinin diğer halkalarını merak ettiniz mi hiç? Bir tepe önce veya bir tepe sonraki kemerlerin akibeti nedir sizce? Bu haberi yapan gazetenin bir de onlara göz atması basın ahlakı adına gerekmez miydi? </p>
<p>Selamlar.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Yazar: Cenk Ünal</title>
		<link>http://www.burkinafasafiso.com/2006/03/03/elveda-mimar-sinan/comment-page-1/#comment-567</link>
		<dc:creator>Cenk Ünal</dc:creator>
		<pubDate>Thu, 09 Mar 2006 10:28:00 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://burkinafasafiso.com/?p=165#comment-567</guid>
		<description>İvriz&#039;in dünya başkenti yerine ikame ettiği kültür ve tarih başkenti ibaresi çok hoşuma gitti.Tebrikler...</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>İvriz&#8217;in dünya başkenti yerine ikame ettiği kültür ve tarih başkenti ibaresi çok hoşuma gitti.Tebrikler&#8230;</p>
]]></content:encoded>
	</item>
</channel>
</rss>

