Ben ne çizgi romancılar gördüm, zaten yoktular…
23 Åžubat 2006
PiÅŸmanım. Hem de hiç olmadığım kadar… Hiç tanımadığım; beni hayatında hiç görmemiÅŸ; yazımı herhalde beÄŸendiklerinden olsa gerek önce sitelerine koyan, ama sonra “basılı bir mecra söz konusuysa, önce dergiden, o da olmazsa yazarından izin almaları gerektiÄŸini ve bunu neden yapmadıklarını” sorduÄŸum için bana kızan insanlardan iki gündür inanılmaz bir ÅŸekilde küfür yiyorum.
Dedim ya; beni tanımıyorlar, ben de onları tanımıyorum. Ama küfrediyorlar…
Sadece ben olsam neyse… 64 yaşındaki, romatizmadan ve sinüzitten muzdarip anacığıma da küfrediyorlar. Onu da tanıdıklarını sanmıyorum.
Bu arada ne yalan söyleyeyim, ebemi de tanımam etmem… Ama koloni mail grubundan bir ÅŸekilde gazı aldıklarını tahmin ettiÄŸim “anonymous” arkadaÅŸlar, onu da tanıdıklarını iddia ediyorlar.
Sonra da benim artık neden yorumları siteden sildiğimi, neden artık onlara cevap vermediğimi sorgulayan yazılar yazıyorlar. Nedenini koloni e-mail grubundaki iki örnekle açıklayayım:
Date: Tue Feb 21, 2006 7:57 pm Subject: Re: [koloni] Fw: Sitenizde izinsiz yayınladığınız yazıma dair…
(…) Bocus dergisi ve popoler bilimlere merak sayanları zaten sevmem. Eeee öyleyse ne duruyoruz ? Hazırlıyalım ellerimizi diÄŸer avucumuzun içine ve gerelim, gerelim, gerelim ve serbest bırakalım ÅŸlakkkkkk diye. Bir daha da o adamın yazısını falan haber yapmayalım.
(…)
Date: Tue Feb 21, 2006 10:03 pm
Subject: Re: [koloni] Re: Sitenizde izinsiz yayınladı�ınız yazıma dair…Hani meÅŸhur hikayedir, adamın oÄŸlu olmuÅŸ, tutmuÅŸ tenasül organını koparmış. Bu vatandaşında
kırk yılda bir yazısı satmayan bir tekel dergisinde yayınlanacağı tutmuÅŸ, ne yapacağını ÅŸaşırıyor. Hangi ÅŸehirde oturuyormuÅŸ bu uyuz arkadaşımız. Gidip bir görüşelim arkadaÅŸla. Bir tanesi de izmir’de çıkmıyor ya kahretsin. kah kah kah.
BaÅŸta söylediÄŸim gibi, piÅŸmanım… Hakkımı kanunlar çerçevesinde aramaya niyetlendiÄŸim için; bunu blog siteme yazdığım için; sonuçlarını öngöremediÄŸim bir tartışmaya girdiÄŸim için; “telif hakkı”, “Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu”, “hak”, “hukuk” gibi kelimeleri aÄŸzıma aldığım için…
Bugün saÄŸolsunlar, bir gazetenin hukuk bürosundan gönderilen iki adet “emsal karar” önümde duruyor. Mahkemenin biri, bir dergiden 6-7 sayfalık yazıyı tarayıp, “izin almaksızın” sitesine koyan webmaster’ı haksız bulmuÅŸ. Üstüne üstlük bir diÄŸer derginin deÄŸil, amatör bir site söz konusu olan!
Ben onlara bakıyorum onlar bana… Sonra “dava açmamaya” karar veriyorum. Olur a, mahkeme salonunda karşılaşırız, ben onlara forumlarındaki bu mailleri sorarım, onlar neden üyelerine müdahale etmediklerini açıklamak zorunda kalırlar!
Hasılı, her iki taraf için de sevimsiz bir durum. Ama onlar için sanırım “biraz daha zor” olur…
Åžaka bir yana, bu arkadaÅŸların mahkemeye dahi gitsek, bundan kendilerine bir ders çıkarmayacaklarını, takkelerini bir kere olsun önlerine alıp “ne yaptıklarını” düşünmeyeceklerini biliyorum artık.
Serüvencilere yayın hayatlarında başarılar ve bol şans diliyorum.
Not: Bu konuda karşı cenahtan gelecek hiçbir yorumu siteye koymayacağımı ve cevap vermeyeceğimi, tekrar ilan ederim. İnanın çok yoruldum.
[ratings]








Bir yazı bu kadar saygılı ama ağır olabilir. Serüvenciler umarım saygınlıklarını
Yeliz Ormancı | 24 Şubat 2006 | 11:42 amBir yazı bu kadar saygılı ama ağır olabilir.
Serüvenciler umarım saygınlıklarını ve inandırıcılıklarını nasıl kaybetmek üzere olduğunu anlarlar.
Bu arada üzmeyin kendinizi Ali Bey, hakikaten deymezmiÅŸ…
İnanamıyorum adamlara kendi forumlarından nasıl küfür edildiğini göstermenize rağmen Levent
Serkan Gürpınar | 24 Åžubat 2006 | 9:16 pmİnanamıyorum adamlara kendi forumlarından nasıl küfür edildiÄŸini göstermenize raÄŸmen Levent Cantek Bey “Küfür olayının gerçek olduÄŸuna inanmıyorum” diyor!
Bu forum sadece üyelerin mesaj yazabildiği, ve bu hakaretleri eden adamlar bu forumun uzun zamandır üyeleri olduğu halde mi?
Levent Bey’in yapması gereken ÅŸudur: Forumun yöneticisi olarak bu hakaretleri eden kiÅŸilerin IP nolarını size iletmek…
Bakalım yapacak mı?
söz konusu güruhun ilk vukuatı değil bu. son da olmayacaktır.
Anonymous | 26 Åžubat 2006 | 1:37 amsöz konusu güruhun ilk vukuatı deÄŸil bu. son da olmayacaktır. küfürlere hiç ÅŸaşırmadım, o küfürleri “etmeyecek” adamlar zaten kaçarak ayrıldılar güruhtan. muhatabınız, tüm “alt kimlikleri” ve fedaileriyle size saldırıp, olayı tersyüz etmeye giriÅŸirse hiç ÅŸaşırmayın. allah kolaylıklar versin…
bu ne adalet ne lahana turşusu aşağıdaki metni her iki tarafın
Bir BaÅŸka Akademisyen | 27 Åžubat 2006 | 7:19 pmbu ne adalet ne lahana turÅŸusu
aşağıdaki metni her iki tarafın da bloguna post edeceğim isteyen yayınlar. ben bertarafım.
(çizgi romanla ilgim sizlerle aşık atacak kadar yok, zaten işin o tarafına hiç girmeyeceğim. tartışmanın etik tarafındayım)
şimdi ali bey arkadaşımız bir yıl falan önce fokusta çıkan yazısının, dergi bayide olduğu tarihte taranıp bu siteye konduğunu tespit ediyor. mahkeme yoluna gitmeden önce, özür dilenerek kaldırılmasını istiyor. buraya kadar güzel.
özür gelmiyor, bilhakis suçlama geliyor. hani neredeyse “kendi kazdığı kuyuya” sürükleniyor ali bey, asıl sen o yazıyı hadi beyden çalmışsına getiriliyor iÅŸ. özür var mı, yok.
peki ali bey neden mahkemeye gitmiyor?
ben de eminim kazanacak. yok hukuçu değilim, çanakkale barosuna kayıtlı değilim. yahu akıl var mantık var. bir derginin içeriğini tarayıp dergi daha bayideyken ister siteye ister başka yere habersiz izinsiz koymak kimin ne haddine?
ama konu bu kadar açıkken, biraz da ali beyin kararsızlığı yüzünden etrafın bulanması, levent beyin laf kalabalığı.
ali beyin kabahati, özür gelmediğinde şak diye davayı açmamış olması.
neden açmıyorsunuz ali bey kardeşim?
öbür “cenah”a gelince:
şimdi bu cenah adına konuşanların yüzde dokdandokuzu aslında cenahın ta kendisi gibi direkt üstüne alınarak konuştuğu için sanırım ki yazıyı koyan o. (yazıyı siteye kim koymuş, ona dair bilgi bulamadım ben mazur görünüz)
ve bu şahıs, yani levent bey, öyle bir laf ediyor ki yeme de yanında yat:
“Yazınız hakkında intihal dendi, kiÅŸisel olarak araÅŸtıracağım, iki ayrı metni karşılaÅŸtıracağım. Dilerim aklanırsınız, haksız yere suçlanmışsanız özür dilemesini biliriz…Hatta isterseniz http://gezegen.linux.org.tr adresinde sonuçları neÅŸredebiliriz. Bilmem siz ne dersiniz?”
iÅŸte güldüğüm yer buraydı benim. duruma bakın: ali bey, levent beyi yazısını izinsiz kullanmakla suçluyor. o da diyor ki, “asıl sizin yazıya intihal deniyor, ben okuyup tahkik edeceÄŸim inÅŸallah öyle çıkmaz”. yani levent bey, ali beyin yazısının hakemliÄŸini yapıyor, o ali bey ki kendisinden özür beklemekte. levent bey demiyor ki, “ikimizin de güvendiÄŸi bir merci, bir kurum, bir ÅŸahıs bulup sizin yazıyı da benim durumu da inceletelim”
umuma duyuralım dediği sonuçlar hangi sonuçlar? kendi vardığı sonuçlar
ben kendim, kirada oturan solcu akademisyen olarak dürüstlük timsali ben, sizin yazının intihal olup olmadığına da karar vereceğim
işte asıl kendisi kuyuya düşüyor burada. soruyorum:
bir yıldır sitenizde ali ışıkgör imzasıyla duran bir yazı var. bu yazının intihal olup olmadığını neden şimdi araşıtırıyorsunuz?
diyelim ki ali bey bunu alenen çalmış, yani diyelim ki intihal. bu sizin durumunuzu ne şekilde değiştiriyor?
yani, intihal olduğunu bildiğiniz için mi ali beyin iznine başvurmadan alabildiniz? öyle ise, hadi beyin iznine neden başvurmadınız? yani madem kendi hakemliğinizle yazının asıl sahibinin hadi bey olduğu kanaatindesiniz, bu durumda ali beyin iddiası ve talebi yine haklı, ama kendisi de hadi beye bu konudan bağımsız olarak bir açıklama borçlu demektir. ali beyin durumu sizin durumunuzu kurtarmıyor ki.
hakemlik ederek intihal yargısına (kirada oturan tüm solcu akademisyenler adına) siz varabiliyorsunuz. peki ama, bu durumda siz bir davada hakim iken başka bir davada yine sanıksınız kardeşim.
size dava açıldığında, dava açana başka konuda dava açmak sizi ilk davada haklı kılmıyor ki.
bir hırsız dükkandan mal çalarken suçüstü yapılsa, sonra dükkan sahibinin de aslında o malı kaçak getirttiği ortaya çıksa, hırsız salıverilir mi.
hani süpermen “truth, justice and the american way” diye gaza getirir ya kendini, siz de kendi hakkınızdaki bir melodram imgelemine kendinizi fazla kaptırmışsınız galiba. her gün ayna karşısına geçip, “kirada oturan, solcu bir akademisyen olan ben” diye garip bir ahlak timsaline dönüşüyorsunuz kendinizce, ben öyle gördüm.
solcu lafının bu kadar kiç bir kullanımına daha şahit olmadım ben. ayıp buldum.
haksızsınız levent bey kardeşim.
ali bey intihal yapmışsa da, yapmamışsa da haksızsınız.
madem ki insanların rızası olmadan yazılarını sitenize koyma hakkınız var, neden ali beyin yazısını kaldırdınız?
sizde de bu kararsızlık var işte. demek ki, herhangi birinin yazısını, o kişi açıkça itiraz etmediği sürece yayınlama hakkınız var diye düşünüyorsunuz.
allah gecinden versin, ölmüş birinin çekmecesinde bulacağınız müsvetteleri bile kitap yapıp içinde adınızla yayınlayabilirsiniz bu mantıkla, eser sahibi kabul etti mi diye düşünmeksizin. nereden bileceksiniz ki.
hani çizgi roman araÅŸtırmacılığı diyorsunuz ya, maccarthy komisyonu tarzı bir “araÅŸtırmacılık” galiba bu. yani biri sizden özür beklerse, onun yazısı intihal mi deÄŸil mi diye araÅŸtırmaya giriÅŸiyorsunuz.
ali beyin yazısının intihal olduğu hükmünüzü, ali beyin ortaya çıkıp özür beklemesine borçluyuz
buyrun bir de ben soru sorayım:
kirada oturan, solcu akademisyen bir intihal hakimisiniz. aslen hadi beye ait olan bir yazıyı, bir yıl müddetle sitenizde ali ışıkgör imzasıyla tutmuşsunuz söyleyin siz bu durumda hadi beye özür borçlu musunuz değil misiniz
madem kendinizi aklamak için bu kadar bulandırdınız etrafı, bir özür dilemek yerine yüz parende attınız, buyrun bunu da kendi mahkemenizde tahkik edip kendiniz karara bağlayın bakalım. huzurunuzdaki sanığın kirada oturan solcu bir akademisyen olması, eminim karara etki etmeyecektir.
bir de tabii, bu yazılanlardan çok yazılmayan ve belki ihtimamla kaçınılan bir şey çekti dikaktimi.
ali bey, bu konularda uzmanlaÅŸma çabasında. kendisine yönelik izinsiz kullanımlara savaÅŸ açmış gibi. levent bey “biz de biliriz bu iÅŸleri” diyor. kendi mahkemesinde verdiÄŸi hükümlerden, tüm solcuları, tüm akademisyenleri, tüm kiracıları da arkasına alarak bahis açıyor.
bir de arslan eroğlu diye bir akademisyen tanıyorum ben, tedbirsizce paylaştığı karaoğlan kitabı projesinin intihale kurban gidişinden muzdarip.
intihal hakimi levent beyin mahkemesinde mi görüldü o dava da?
yoksa o bey de kalabalık bir müdafa ile sindirildi mi.
hakikaten bilmiyorum, o yüzden soruyorum. merak etmeyin. ilk taşı en günahsız, en solcu, en akademisyen, en kiracı olanınız atsın diyecek değilim.
solculuktan ne anladığınızı bilemediğim, bilmek bile istemediğim için, sade akademisyenlik, kiracılık konusunda o taşa uzanır elim. ama uzatmam.
Sayın "Bir Başka Akademisyen": Önceden de açıkladığım gibi, benim için bu
Ali Işıngör | 28 Åžubat 2006 | 1:11 amSayın “Bir BaÅŸka Akademisyen”:
Önceden de açıkladığım gibi, benim için bu tartışma bitmiştir. Nedenine gelince, tartışmanın giderek çirkinleşmekte olduğunu görmemdir.
Saygılarımla
Ali Işıngör
Bu alana yeni bir yorum kabul edilmeyecektir.
Ali Işıngör | 28 Şubat 2006 | 1:13 amBu alana yeni bir yorum kabul edilmeyecektir.
yazmış olduğuz eser gerçekten güzel ama ben sizi başka bir
Hamza Işıkgör | 31 Ağustos 2007 | 1:22 pmyazmış olduğuz eser gerçekten güzel ama ben sizi başka bir nedenle rahatsız edeceğim soyadınız Işıkgör normalde bizimkilerden başka Işıkgör soyadlı kimse yokken ben sizin de soyadınızın Işıkgör olmasına şaşırdım lütfen soyadınızın nerden geldiğini araştırır mısınız? ve mümkünse bunu benimle paylaşır mısınız?