Copyleft muz mudur?

,


Sayın Koray Löker’e cevabımdır:

Birincisi: Copyleft, bir takım metinleri “kaynağını belirtmeksizin” istediğiniz gibi yayınlayabileceğiniz anlamına gelmez. GPL de gelmez, genel ahlak kurallarına da sığmaz bu…

İkincisi: “Ticari bir mecra olan matbu yayınlarda yayınlamak için izin alın” demek, kullanmış olduğum by-nc-sa lisansının bir gereğidir. Yazılarımın benim arzum dışında ticari mecralarda kullanılmasına da izin vermiyorum. Nokta.

Ben ekmeğimi yazı yazarak kazanan birisiyim ve yaptığım iş, bir A. Murat Eren ya da Barış Metin’in hatta sizin kod yazarak yaptığınız işle aynı prensiplere sahiptir. Nasıl siz, kodlamış ve GPL ile lisanslamış olduğunuz bir yazılımın kaynak kodlarını başkalarının kullanımına açıyorsanız, CC lisansı ile ben de açıyorum. Hatta aynı şartlarla: “Kaynağını belirtecek (by), isterse üzerinde oynamalar yaparak çoğaltabilecek ve aynı şartlara dahil olmak kaydiyle dağıtabilecek (sa).”

Açıkçası sizin neye itiraz ettiğinizi henüz anlayabilmiş de değilim. Benim itiraz noktam, başkalarının yazımı kullanmasına değil, bunun kaynak belirtmeksizin ya da ticari kullanımlarda izin almaksızın yapılmasına yönelik…

Allah Allah! Ben mi anlatamıyorum acaba?

Bir nokta daha var: 5846 No’lu Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu çok açıktır: Matbu ve matbu olmayan her türlü ortamda “eserin çoğaltma ve yayma hakkı” eser sahibine aittir. Madde 23 “Yayma Hakkı”nı, Madde 24 ve 25 ise “Temsil Hakkı”nı düzenler. Kısacası Levent Cantek gibi bir yayıncının bilmemesine şaşırdığım bu maddeler, tartışmaya mahal bırakmayacak kadar açıktır.

Üstüne üstlük basın ve yayın kanunlarımız, matbu ortamdaki bir yazıdan yapılabilecek tanıtım amaçlı alıntı miktarını bile düzenler. Şimdi ilgili mevzuat önümde olmadığı için yanılabilirim ama ilgili maddeler içinde “kitap tanıtımında alıntının eserin yüzde 2’sinden fazla olmaması” türünden ilginç ayrıntılar bile vardır.

Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu sadece Ali Işıngör’ü değil, sayısız kitap yazmış Levent Cantek’i de, Umberto Eco’yu da, Nutuk’u günümüz Türkçe’sine uyarlayan çevirmenin de hakkını “emek hırsızlarına, korsan yayıncılara” karşı korur. Ve bunu yazarların yazdıklarıyla hayatta kalması, ve her şeyden önemlisi ekonomik bağımsızlığını koruyabilmesi için yapar…

Bir detay daha var: Burkina Fasa Fiso’da içinde bir görseli kullanılan Ken Parker çizgi romanının Türkiye’deki yayın hakları, sevgili arkadaşım Murat Mıhçıoğlu’nun sahibi olduğu Rodeo Yayıncılığa aittir. Ve tamamen izinlidir :)…

Ayrıca bu resim, Bonelli grubu tarafından internete konan ve CC lisansı ile kullanıma açılmış bir resimdir :).

Not: Bu yazıyı tekrar okuduğumda gereksiz bir şekilde sert ve kırıcı olduğunu gördüm. Yazıyı törpülüyor, ve çevreye vermiş olabileceğim rahatsızlıktan ötürü özür diliyorum.

Blogger, Özgür yazılım

If you enjoyed this post, please consider to leave a comment or subscribe to the feed and get future articles delivered to your feed reader.

Comments

6 Responses to “Copyleft muz mudur?”

Leave Comment

(gerekli)

(gerekli)