<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	>
<channel>
	<title>İstanbul&#8217;un Venediklileri yazısına yapılan yorumlar</title>
	<atom:link href="http://www.burkinafasafiso.com/2005/12/12/istanbulun-venediklileri/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.burkinafasafiso.com/2005/12/12/istanbulun-venediklileri/</link>
	<description>Ali Işıngör'ün politika, açık yazılım, çizgi roman, tarih ve popüler kültür üzerine gündüz sayıklamaları...</description>
	<pubDate>Fri, 25 Jul 2008 01:14:30 +0000</pubDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.5.1</generator>
		<item>
		<title>belgin tarafından</title>
		<link>http://www.burkinafasafiso.com/2005/12/12/istanbulun-venediklileri/#comment-7317</link>
		<dc:creator>belgin</dc:creator>
		<pubDate>Mon, 11 Feb 2008 15:11:32 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://burkinafasafiso.com/?p=138#comment-7317</guid>
		<description>babacığımı hatırladım okuyunca. içkumsal'da bağlı duran o küçücük teknesine gözünün içi gibi bakan babacığım. her pazar avcılar'dan kalkıp göle gidişlerimiz, bokludereden denize açılıp balık tutuşlarımız geldi aklıma: gölün serinliği, çocukluğun dört başı mamur keyifli anları, bir gölü, bir denizi evin bellemenin verdiği rahatlık, suya güvenmenin ve onu sevmenin verdiği iç ferahlığı.. köprüden bokludereye atlayıp eğlenen beyaz donlu oğlan çocuklarının seyredene verdiği neşe ve coşku.. teknede anne kurabiyeleri ve yanında cam şişede coca cola ile ziyafet, ki büyük nimet o zaman... 

bir babanın bütün bu tadları duyabilmek ve ailesine de duyurabilmek için iki işte birden çalışıp bir küçücük tekneciğe sahip olmak için gece gündüz emek verişi, gündüz havaalanında tankerlerin içinde sırtında yakıt hortumlarıyla uçak altlarında, akşamları oto tamirhanelerinde... 

aquacity'nin yekpare betonlarına konuşlanacak zenginler bu duyguları bilirler mi? onların kıyıya bağlayacakları lüks yatları onlara bu tadları yaşatabilir mi? onların bilmediği bambaşka bir istanbul yaşıyor içimizde; banliyö trenleri, göller, dereler, otobüsler, gecekondular... en büyük lüksün bakırköyde çarşıda bir şey almadan şöyle bir bakınmak olduğu, taksim'in, nişantaşı'nın, beyoğlu'nun ilk kez 18 yaşında görüldüğü, küçükçekmece gölünün, büyükçekçemece sahilinin, ambarlı sahilinin, denizin esirgeyen ve ferahlatan ruhunun, çocukluğun yaşadığı bambaşka bir dünya.. 70'li 80'li yıllarda kalan ama bazı yerleriyle hala direnen bir dünya.. bazıları için iç karartıcı, az gelişmiş, kötü beslenmiş bir dünya ama bizim için güzel bir dünya: çünkü o dünya bizim, bizim çocukluğumuz, babamız, evimiz...

küçükçekmece tren istasyonunda o salçalı sosisçi duruyor mu hala, bir de çizgiromanlar, çocuk kitapları satan seyyarlar vardı orada, kasap dükkanlarıyla dolu o küçük meydancık duruyor mu yerinde? benden selam olsun oraların bahçelerinden kilometrelik solucanlar çıkan gecekondularına, bokluderelerine, göllerine, tirenlerine, çocuklarına...</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>babacığımı hatırladım okuyunca. içkumsal&#8217;da bağlı duran o küçücük teknesine gözünün içi gibi bakan babacığım. her pazar avcılar&#8217;dan kalkıp göle gidişlerimiz, bokludereden denize açılıp balık tutuşlarımız geldi aklıma: gölün serinliği, çocukluğun dört başı mamur keyifli anları, bir gölü, bir denizi evin bellemenin verdiği rahatlık, suya güvenmenin ve onu sevmenin verdiği iç ferahlığı.. köprüden bokludereye atlayıp eğlenen beyaz donlu oğlan çocuklarının seyredene verdiği neşe ve coşku.. teknede anne kurabiyeleri ve yanında cam şişede coca cola ile ziyafet, ki büyük nimet o zaman&#8230; </p>
<p>bir babanın bütün bu tadları duyabilmek ve ailesine de duyurabilmek için iki işte birden çalışıp bir küçücük tekneciğe sahip olmak için gece gündüz emek verişi, gündüz havaalanında tankerlerin içinde sırtında yakıt hortumlarıyla uçak altlarında, akşamları oto tamirhanelerinde&#8230; </p>
<p>aquacity&#8217;nin yekpare betonlarına konuşlanacak zenginler bu duyguları bilirler mi? onların kıyıya bağlayacakları lüks yatları onlara bu tadları yaşatabilir mi? onların bilmediği bambaşka bir istanbul yaşıyor içimizde; banliyö trenleri, göller, dereler, otobüsler, gecekondular&#8230; en büyük lüksün bakırköyde çarşıda bir şey almadan şöyle bir bakınmak olduğu, taksim&#8217;in, nişantaşı&#8217;nın, beyoğlu&#8217;nun ilk kez 18 yaşında görüldüğü, küçükçekmece gölünün, büyükçekçemece sahilinin, ambarlı sahilinin, denizin esirgeyen ve ferahlatan ruhunun, çocukluğun yaşadığı bambaşka bir dünya.. 70&#8242;li 80&#8242;li yıllarda kalan ama bazı yerleriyle hala direnen bir dünya.. bazıları için iç karartıcı, az gelişmiş, kötü beslenmiş bir dünya ama bizim için güzel bir dünya: çünkü o dünya bizim, bizim çocukluğumuz, babamız, evimiz&#8230;</p>
<p>küçükçekmece tren istasyonunda o salçalı sosisçi duruyor mu hala, bir de çizgiromanlar, çocuk kitapları satan seyyarlar vardı orada, kasap dükkanlarıyla dolu o küçük meydancık duruyor mu yerinde? benden selam olsun oraların bahçelerinden kilometrelik solucanlar çıkan gecekondularına, bokluderelerine, göllerine, tirenlerine, çocuklarına&#8230;</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>zuhal tarafından</title>
		<link>http://www.burkinafasafiso.com/2005/12/12/istanbulun-venediklileri/#comment-808</link>
		<dc:creator>zuhal</dc:creator>
		<pubDate>Fri, 11 Aug 2006 13:48:50 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://burkinafasafiso.com/?p=138#comment-808</guid>
		<description>yazılanları okurken çok duygulandım gerçekten ve bir an düşündümde içkumsaldan sürülmemiz demek denizin kokusundan, dalgaların verdiği huzurdan ve bana hep balıkçı kasabasını anımsatan semtimden uzak kalıp hayatın karmaşasında çalışıp okurken yada koştururken eve döndüğümüzde o yorgunluğu bu şehre yakın ama şehirden uzak saklı kentte atamamak, huzuru artık bulamamak demek aynı zamanda. bunu düşünmek bile istemiyorum, çünkü ben senelerdir tüm sıkıntılarımı huzursuzluğumu bazen evimin penceresinden marmara denizine yada k.çekmece gölüne bbakarak bazende deniz kenarında küçük bir yürüyüş yaparak, o bölgenin tabiata yakın olmalarından kaynaklanan sıcaklığı ve samimiyetiyle hafiflettim. sadece ticari kaygılarla böyle doğal bir güzelliğin yıkılması, 4000 civarında insanın bu huzur ortamından men edilmesi,i üstelik sonlarının belşirsizliği çok üzücü. ben bunları yazarken bile üzülüyorum ama bu projelerle karşımıza çıkan insanların bunu ve benim gibi binlerce insanın daha bunları hissettiğini anlaması beklemek imkansız. bize düşen sadece küçüklçekmeceye ve içkumsalımıza sahip çıkmak. lütfen herkes sesini duyurmaya çalışsın.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>yazılanları okurken çok duygulandım gerçekten ve bir an düşündümde içkumsaldan sürülmemiz demek denizin kokusundan, dalgaların verdiği huzurdan ve bana hep balıkçı kasabasını anımsatan semtimden uzak kalıp hayatın karmaşasında çalışıp okurken yada koştururken eve döndüğümüzde o yorgunluğu bu şehre yakın ama şehirden uzak saklı kentte atamamak, huzuru artık bulamamak demek aynı zamanda. bunu düşünmek bile istemiyorum, çünkü ben senelerdir tüm sıkıntılarımı huzursuzluğumu bazen evimin penceresinden marmara denizine yada k.çekmece gölüne bbakarak bazende deniz kenarında küçük bir yürüyüş yaparak, o bölgenin tabiata yakın olmalarından kaynaklanan sıcaklığı ve samimiyetiyle hafiflettim. sadece ticari kaygılarla böyle doğal bir güzelliğin yıkılması, 4000 civarında insanın bu huzur ortamından men edilmesi,i üstelik sonlarının belşirsizliği çok üzücü. ben bunları yazarken bile üzülüyorum ama bu projelerle karşımıza çıkan insanların bunu ve benim gibi binlerce insanın daha bunları hissettiğini anlaması beklemek imkansız. bize düşen sadece küçüklçekmeceye ve içkumsalımıza sahip çıkmak. lütfen herkes sesini duyurmaya çalışsın.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Anonymous tarafından</title>
		<link>http://www.burkinafasafiso.com/2005/12/12/istanbulun-venediklileri/#comment-414</link>
		<dc:creator>Anonymous</dc:creator>
		<pubDate>Sat, 17 Dec 2005 18:22:00 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://burkinafasafiso.com/?p=138#comment-414</guid>
		<description>en son darbenin cocukları yüzdü o sularda herhalde ben hayal meyal kıvamında hatırlıyorum oraları istanbulu.meçhule giden bir gemi kalkıyor gidenler gelmiyor makamında bir hüzün çöktü içime.istanbul merkeze çok yakın gibi görünen küçükçekmeceye ve avcılara eskiden çok eskiden merkezden kamp kurmaya giderlerdi bizim kiler güzel günlerdi hayal meyal kıvamında olsada. şimdi herşeyimiz yok oluyor yavaş yavaş bazen son sürat şehir sırrını kaybediyor...</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>en son darbenin cocukları yüzdü o sularda herhalde ben hayal meyal kıvamında hatırlıyorum oraları istanbulu.meçhule giden bir gemi kalkıyor gidenler gelmiyor makamında bir hüzün çöktü içime.istanbul merkeze çok yakın gibi görünen küçükçekmeceye ve avcılara eskiden çok eskiden merkezden kamp kurmaya giderlerdi bizim kiler güzel günlerdi hayal meyal kıvamında olsada. şimdi herşeyimiz yok oluyor yavaş yavaş bazen son sürat şehir sırrını kaybediyor&#8230;</p>
]]></content:encoded>
	</item>
</channel>
</rss>
