Google, medeniyetin sonu mu?
29 Ekim 2005
Ã?oÄ?u meslektaÅ?ımın aksine, interneti Google marifetiyle didiklemek yerine kamusal ve özel kütüphaneleri tavaf eden biriyim. Kütüphaneler son derece ilginç yerlerdir, hiçbir arama motoruna sıÄ?mayacak bilgileri içlerinde taÅ?ırlar.
Hangi arama motoru bize 17. yüzyılda, İstanbul’da yaÅ?ayan bir berberin günlük yaÅ?amını verebilir ki? Biraz daha bu dünyaya dair bir örnekle gidelim: Ã?nce internet, ardından da Google marifetiyle bugünlere gelen “dijital bilgi çaÄ?ı devrimi”; bırakın 17. yüzyılı, bize Aziz Nesin ve YaÅ?ar Kemal hakkında bile ansiklopedik birkaç bilgi kırıntısından fazlasını veremiyor bugün! Vermesini beklemek de anlamsızdır, çünkü 5.000 yıllık insanlık tarihinin yazılı kısmının sadece son 15 yıllık kısmını, onu da eksik ve karmaÅ?ık bir Å?ekilde endekslemiÅ?tir! Kaba bir deyiÅ?le, insanlık tarihinin sadece 3000′de birini içerir!
Niye mi bunu anlattım? Kütüphanelerin Google’dan üstün olduklarını söylemek için deÄ?il elbette. Böyle bir Å?eyi söylemek, elmalar ile armutları karıÅ?tırmak olur sadece… Ama kütüphanelerin gün geçtikçe ziyaretçilerinin azaldıÄ?ını, ilkokul kopillerinin bile ev ödevlerini Google ile yaptıklarını görmeye baÅ?ladım da ondan!
Neyse konuyu fazla uzatmadan, konuyu Umberto Eco’nun bir yazısında yazdıÄ?ı örnekle bitirmek istiyorum. Sıkı bir OrtaçaÄ? uzmanı olan Eco, insanlık tarihinin en karanlık dönemlerinden biri olan bu çaÄ?ın hazırlayıcılarından biri olarak, 7-8. yüzyıllarda ceylan derisinden yapılan parÅ?ömenleri yediÄ?i için hızla beslenerek bir popülasyon patlaması yaÅ?ayan bir çeÅ?it kitap kurdunu (Yanılmıyorsam Stegobium paniceum -AI) gösterir. Gerçekten de çok sayıda el yazmasının bir daha geri dönmemek üzere kaybolduÄ?u 7. ve 8. yüzyıllar, OrtaçaÄ?’ın kurumsallaÅ?maya baÅ?ladıÄ?ı, savaÅ?lar ve kavimler göçü dolayısıyla pek çok klasik eserin yok edildiÄ?i bir dönemdir.
Eco bizi Å?aÅ?ırtan soruyu tam da burada sorar: “20. yüzyılın kurtçuklarının bilgisayar virüsleri olduÄ?unu kabul edersek, her geçen gün daha fazla miktarda sayısal ortama taÅ?ınan bilgi daÄ?arcıÄ?ımızın aslında büyük bir risk altında olduÄ?unu söyleyemez miyiz?”
Eco’nun sorusu Å?aÅ?ırtıcı olduÄ?u kadar, düÅ?ündürücüdür de… Å?imdiye kadar gördüklerimizden çok daha güçlü ve yok edici özelliklere sahip bir bilgisayar virüsü, insanlıÄ?ı “modern bir OrtaçaÄ?”a götürebilir mi?
Benim buna verecek bir cevabım yok. İyisi mi, virüsler medeniyetimizi yok etmeden önce, kütüphanelerin keyfini olabildiÄ?ince çıkarmak! Bu haftasonu yolu bir kütüphaneye düÅ?ecek olanlara, en sevdiÄ?im beÅ? kütüphaneyi anlatayım dedim…
1- İstanbul KitaplıÄ?ı: Ã?elik Gülersoy’un İstanbul’a dair 20.000 kitap ve elyazmasını bir araya toparladıÄ?ı bu kütüphane, tarih meraklılarına rahatsız edilmeden çalıÅ?ma imkânı sunuyor. Biraz samimiyet kurduktan sonra vakfın teras katındaki kafeteryasından çay bile getirtebiliyorsunuz içeri!
2- Ezine Halk Kütüphanesi: Ã?arÅ?ı’nın hemen yanında, bir apartmanın bilmem kaçıncı katındaki bu sessiz mekân, gözden ırak olduÄ?u için pek kimsecikleri aÄ?ırlamaz. Bozcaada’ya biri sabahın köründe, biri akÅ?ama doÄ?ru sadece iki vapurun çalıÅ?tıÄ?ı günlerde, uzun yaz günlerini burada geçirirdim…
3- Beyazıt Kütüphanesi: Yenilendikten sonra bende bir Å?eylerin eksildiÄ?ini hissetmeme neden olan Beyazıt Kütüphanesi, içinde ne ararsanız bulabileceÄ?iniz bir kaynaktır. Ã?alıÅ?anları da bir devlet dairesinde alıÅ?tıÄ?ınızın aksine, her daim güleryüzlüdür. Mermer havuzlu arka bahçesi, yaz aylarının vazgeçilmezidir benim için.
4- Sermet Ã?ifter Kütüphanesi: “KeÅ?ke her kütüphane böyle olsa” dedirten bir yerdir burası… Yapı Kredi Bankası’nın kültür sanat yatırımları geleneÄ?inin en güzel meyvesi olan bu mekâna gitmeden önce, merak ettiÄ?iniz konuya dair “online arama” yapıp, kitabın hangi rafta durduÄ?unu bile öÄ?renebiliyorsunuz. İstiklal Caddesi üzerinde, Kazım TaÅ?kent’in üstünde.
5- Topkapı Sarayı Kütüphanesi: Bu beÅ? kütüphane içinde asıl aÅ?ık olduÄ?um, bazı kitapları elleyebilmek için bile bazen günlerce dil döktüÄ?üm, 18.500 civarında el yazmasını içinde barındıran muhteÅ?em mekân. Oraya her gittiÄ?imde Tanrı’ya, Latince’den beni üç yıl boyunca ikmale bıraktırdıÄ?ı için Å?ükrederim. KızgınlıÄ?ım ise Osmanlıca’nın elenikasını bildiÄ?i halde, bana “anadili”ni öÄ?retmeyen annemedir. Evet, benim annem Fars kökenlidir, oÄ?lu ise Farsça’yı “çat pat” konuÅ?abildiÄ?i halde okumasını henüz sökememiÅ? bir “eÅ?ek kafalı”dır…
Benim kütüphanelerim iÅ?te bunlar… Ya sizinkiler?








Ali Bey, Internet bilgiye olan ulasimi hizlandirsa da kutuphanelerin ayri bir
nazar | 29 Ekim 2005 | 8:18 pmAli Bey,
Internet bilgiye olan ulasimi hizlandirsa da kutuphanelerin ayri bir yeri oldugu konusundaki gorusunuze katiliyorum.
Baskalarini bilmem ama sayfalari hissetmek, elime aldigimda kitap kokusunu duymak ayri bir mutluluk verir bana. Turkiye’de iken vaktimi, okulumun kutuphanesinde gecirirdim cogu zaman. (Okul kutuphanelerine girebilmek icin o okulun ogrencisi olunmasi kosulunun nedenini ise hala anlayabilmis degilim)
Derin Sular’in mart ayinda yazdigi bir yaziyi hatirladim sizin yazinizi okurken.
Bu yazinin ilk yarisi Google’in baslatmis oldugu dijital kutuphane projesi ile ilgiliydi, ve ozellikle Fransa Cumhurbaskani Chirac’dan yapmis oldugu alinti beni uzun sure dusundurmustu. (http://www.derinsular.com/archives/2005/03/kultur_mirasimiz_ve_turk_milliyetciligi.php)
Derin Sular ile aramız bu aralar epey "limoni" olsa da,
Ali IÅ?ıngör | 29 Ekim 2005 | 10:12 pmDerin Sular ile aramız bu aralar epey “limoni” olsa da, bu yazısında bahsettiÄ?i noktalara katılmamak mümkün deÄ?il. Raslantıya bakın ki, aynı konuyu bir baÅ?ka noktadan ele almayı düÅ?ünüyordum ben de…
Neyse, Derin Sular Å?imdi görmesin bunu :)…
KulaÄ?ım çınladı sanki? Hayırdır inÅ?allah...
derinsular | 30 Ekim 2005 | 2:39 amKulaÄ?ım çınladı sanki?
Hayırdır inÅ?allah…
AraÅ?tıracak vakti hep mesai saatlerinin dıÅ?ında olan biri için ne
sick princess | 31 Ekim 2005 | 1:58 amAraÅ?tıracak vakti hep mesai saatlerinin dıÅ?ında olan biri için ne büyük kayıp google a mahkum olmak.
Bilgi Ã?niversitesi'nin KuÅ?tepe'deki kütüphanesi araÅ?tırmacılara güncel kitaplara ulaÅ?ma fırsatı sunuyor.
Osman KöroÄ?lu | 31 Ekim 2005 | 11:27 pmBilgi Ã?niversitesi’nin KuÅ?tepe’deki kütüphanesi araÅ?tırmacılara güncel kitaplara ulaÅ?ma fırsatı sunuyor. Kütüphanenin DVD koleksiyonu da zengin.
Bir gün bir karikatürde görmüÅ?tüm, çocuk soruyor "Anne çorabımın teki
Hakan Uygun | 1 Kasım 2005 | 12:18 amBir gün bir karikatürde görmüÅ?tüm, çocuk soruyor “Anne çorabımın teki nerde?” anne de cevap veriyor “Google’a sor!”. Acaba? dedim. Olur mu ki? dedim. Ve sordum : Ã?orabımın teki nerde?
Sonuç 1 : Google 21 sayfa buldu. Ama gelen cevapların hiç biri soruma yanıt deÄ?ildi..
Sonuç 2 : Bir Å?eyi baÅ?kasına sormadan önce google’a sor
Sonuç 3 : AraÅ?tırma yapmak google sormak deÄ?ildir. ( En azından arada sırada Yüce Bilge Dandolyensus’a da danıÅ?makta fayda olabilir )
Merak ediyorum karikatürün çizeri ( kimdi hatırlamıyorum ) arkadaÅ? acaba google’a sormuÅ? muydu?
sanki sorun dijital ya da analog ortam (bu nasıl bir
pinhanarcat | 2 Kasım 2005 | 3:49 amsanki sorun dijital ya da analog ortam (bu nasıl bir benzetme böyle:)) arasındaki farklar deÄ?il de…
kültürel bir sorun gibi daha çok.
evet kitapların dünyasıyla bilgisayarlar arasında çok büyük farklar var. kıyaslanamayacak noktaları var.
“kütüphane kültürü” diye adlandırayım Å?u an için, ve bu kültürün eksikliÄ?i internet olsa da olmasa da, zaten var.
ulaÅ?ılmak istenilen bilgi, internet üzerinde de olsa, kütüphane raflarında da olsa, ulaÅ?mak isteyen birilerinin varlıÄ?ı lazım.
kiÅ?isel tercihimdir, ulaÅ?mak istediÄ?im birÅ?ey varsa, seçenekleri deÄ?erlendiririm, kararımı veririm.
yeter ki istensin…
mekan çok da önemli deÄ?il, bu istek olduktan sonra.
internette bulabileceÄ?im ama kütüphane raflarında karÅ?ıma çıkamayacak olan Å?eyler de var…
(hmm… tabi “ille de Å?u konular olmalı” gibi bir yönlendirmeyle karÅ?ı karÅ?ıya deÄ?ilsek…)
Hocam zevkli adamsınız vessalam :)) Yolum blogunuza Pazar günü
soner demirer | 17 Eylül 2006 | 12:43 amHocam zevkli adamsınız vessalam :)) Yolum blogunuza Pazar günü İstanbul’da açık kütüphane ararken düÅ?tü. Madem google buyur etti biz de destursuz geldik; siz de biliyorsanız , ki anlaÅ?ılan alasını biliyorsunuz, Å?u garibana Pazar günü İstanbul’da açık birkaç kütüphane söyleyinde eli boÅ? dönmesin.
Ulan Å?u fani dünya da hiç mi bizim adam gibi memurları olan 7/24 açık Å?öyle bir kütüphanemiz olmayacak?
http://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/c/c5/British_Museum_Reading_Room_Panorama_Feb_2006.jpg