Kendini Commonist sanmak!

, ,


Son günlerde acayip eğleniyorum. Arkadaşın biri işi gücü bırakmış, Copyleft’e ve Creative Commons’a dair dehşetengiz bir yazı dizisi yazıyor. Kısa bir süre önce “Korsan kitaplara karşı çıkan Marksistler de varmış!” gibi bir başyapıta imza da atan bu arkadaşı ciddiye alacak falan değilim elbet…

Türkiye’de Creative Commons ve GPL dair yapılan hiçbir toplantıda kendisini göremediğimiz bu arkadaş, son olarak “Commonist” lafına ve kızıl renk CC logolarına takmış. “Kendilerini komünist sananlar” diye uzunca da bir yazı yazdı… :)

Off offf! Geçtiğimiz günlerde Ortadoğu gazetesi tarafından “İstanbul’u Yunan’a vermek isteyen, dış mihrakların AB uzantılı maşası” ilan edilmiştim, şimdi de komünist olduk! Yazıdan anladığım kadarıyla, tam komünist de değilmişiz, kendimizi öyle sanıyormuşuz! Üstüne üstlük sadece ben değil, geçen CC toplantısına katılan tüm ekip zan altında! İbne gibin, puşt gibin bişii’yiz yani… (*)

Öncelikle birisinin bu arkadaşa her gördüğü CC’nin Sovyetler Birliği’nin CCCP’si olmadığını anlatması lazım. O logo eski Aeroflot’un sembolüydü ve Bill Gates abimizin Creative Commons için “Bırakın bu komünist ayaklarını” mealinde bir takım laflar etmesi üzerine, mizahi bir unsur olarak yapıldı, hızla benimsendi. Komünizm ile bir latifeden öte bir ilişkisi yoktur.

“Commonist” olmaya gelince. Bu da hoş bir kelime oyunundan başka bir şey değil. İnsanoğlu ironiden nasibini almamışsa, elbet böyle yanlış anlamalar olabiliyor. Öncelikle “Commonist” olmakla vurguladığımız “masum şey”, materyalist diyalektik ve marksist ekonomi politika falan değil. Creative Commons tamlamasının ikinci kelimesi “Common”ın ta kendisi. Bu kadar basit! Komplo teorileri kurmaya, sayfalar dolusu “komik” tahliller attırmaya gerek yok.

Üstüne üstlük, bu arkadaş, bugüne dek yapılan GPL ve Creative Commons toplantılarına zahmet edip gelmiş olsaydı, bu iki lisansı birbirinden kesin çizgilerle ayırdığımızı, CC’nin “share-alike”lı sürümlerinin dışındaki türevlerinin “copyleft uyumlu” olmadığını sık sık vurguladığımızı bilirdi.

Bu arada buraya kişisel bir not daha yazayım. Creative Commons’ı “copyleft uyumu” için değil, GFDL’e kıyasla çok daha kullanışlı ve esnek olmasından ötürü seviyoruz. GFDL’in eksiklerini kapatan, ihtiyaçlarınıza göre kolaylıkla eğip bükebileceğiniz ve bana göre çok daha anlaşılır bir lisanslama modelidir CC…

(…)

Burada küçük bir itirafta bulunmam gerekiyor. Geçtiğimiz hafta Fazlamesai‘den Boran Puhaloğlu, benden GPL-CC haber grubu için alternatif isim önerileri istediğinde, ilk önerim “Marxist-Lennonist Commonist Party” olmuştu!

Bir kere biz hepimiz John Lennon’u çok seviyoruz. Marksistliğe gelince, en sıkısından Groucho Marx taraftarıyız! İşin Commonist kısmını da yukarda anlattık zaten…

Kısacası fena yakalandık. İbne gibin, puşt gibin bişiiyiz anlayacağınız…

* Not 1: Kemal Sunal “Kibar Feyzo” filminde ağası rolündeki Şener Şen’e “faşist” kelimesinin tarifini böyle yapar: “Ağam, böle ibne gibin puşt gibin bişiii…”

Not 2: “Para sizi mutlu etmez, çünkü mutluluk da zengindir” der Groucho Marx. Kendisiyle henüz tanışmayanlar, Rodeo Yayıncılık’ın çıkardığı Dylan Dog’lardan birini satın almalı…

Politika, Özgür yazılım

If you enjoyed this post, please consider to leave a comment or subscribe to the feed and get future articles delivered to your feed reader.

Comments

14 Responses to “Kendini Commonist sanmak!”

Leave Comment

(gerekli)

(gerekli)