Son yılların en güzel toplantısı
9 Ekim 2005
Uzun zamandır bu kadar çok sayıda “güzel insan”la bir araya gelmemiÅŸtim. Bir hafta kadar öne bana birileri Cafe Kafka’nın üst katında 28 kiÅŸiyi toplayacağımızı ve üç saat boyunca Creative Commons, GPL, FDL gibi konuları tartışacağımızı söyleseydi herhalde inanmazdım! Ama gerçek oldu ve “havanda su dövme”nin dışında, hemen herkesin yeni bir ÅŸeyler öğrendiÄŸi ve elle tutulur önerilerin yapıldığı bir toplantı oldu bu…
Neler öğrenildi peki? Öncelikle toplantıya katılan hemen herkesin Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu‘nun (FSEK) açık yazılıma dair neler getirdiÄŸi konusunda bir fikri oldu…
Öncelikle ilgili yasanın 16. maddesinin ikinci paragrafı son derece ilginç:
“Eser sahibi kayıtsız ve ÅŸartsız olarak izin vermiÅŸ olsa bile ÅŸeref veya itibarını zedeleyen veya eserin mahiyet ve hususiyetlerini bozan her türlü deÄŸiÅŸtirilmeleri menedebilir. Menetme yetkisinden bu hususta sözleÅŸme yapılmış olsa bile vazgeçmek hükümsüzdür.”
Bu madde, GPL gibi “hak devri”ne yani yapılan bir iÅŸin baÅŸkaları tarafından geliÅŸtirilmesine ve aynı koÅŸullar altında üçüncü kiÅŸiler tarafından dağıtılmasına izin veren lisanslarda sorun yaratacaÄŸa benziyor. Şöyle bir ÅŸey düşünelim: Bir açık yazılım yazdınız ve bu yazılımdaki bir hata, dışardan birisi tarafından yamanmış olsun. Bu haliyle kanun, “kötü niyetli” kiÅŸilerin, binlerce insan tarafından oluÅŸturulan Mozilla gibi yazılımları ya da koskoca bir iÅŸletim sistemini bloke etmesinin önünü açabilir!
Son olarak 2001 yılında üzerinde bazı deÄŸiÅŸiklikler yapılan kanunun “sakat” doÄŸduÄŸunu ve Borçlar Hukuku’nun temellerinden biri olan “sözleÅŸme serbestisi” ilkesi ile çeliÅŸtiÄŸini söylemek, pek yanlış olmaz. Kanun içinde baÅŸka ilginç maddeler de yok deÄŸil. ÖrneÄŸin 38. madde:
“Bilgisayar programını yasal yollardan edinen kiÅŸinin programı yüklemesi, çalıştırması ve hataları düzeltmesi sözleÅŸme ile önlenemez.”
Bu ne perhiz, bu ne lahana turÅŸusu! Yasanın bu maddesi kaynak kodlarına eriÅŸim hakkı verirken, Microsoft Windows gibi kapalı iÅŸletim sistemlerine “ters mühendislik” yoluyla müdahalenin önünü açıyor! Aynı yasa içinde, 16. madde ile çeliÅŸen ve son derece “ilerici” bir bir baÅŸka madde!
Sonuç olarak, bir hukukçu deÄŸilim ama FSEK içinde “komÅŸu haklar”ın belirlendiÄŸi bölüme açık kaynak kodlu sistemler için bir “istisna”nın konması gerektiÄŸini düşünüyorum.
Toplantıda konuÅŸulan bir diÄŸer konuysa, Creative Commons’ın bir yapı olarak (belki bir yasal ÅŸemsiyenin altında) Türkiye’ye getirilmesiydi… Henüz ortada fol yok yumurta yok ama bu iÅŸ için “taÅŸ taşımaya” gönüllüler, üç aÅŸağı beÅŸ yukarı belli oldu gibi: Ben, Boran PuhaloÄŸlu, Berkin BozdoÄŸan ve belki de A. Murat Eren…
Benzer bir ÅŸekilde, GPL iletiÅŸim listesi bugünlerde kuruluyor. Bunun da duyurusunu buradan yaparız artık…
Muhtemelen üç hafta sonra buna benzer ama daha geniÅŸ katılımlı bir ikinci toplantıyı, Bilgi Üniversitesi’nde düzenlemeyi düşünüyoruz. Yetkin bazı anayasa profesörlerini ve avukatları davet edeceÄŸimiz bu ikinci toplantı, birincisini kaçıranlara “ilaç gibi” gelecek…
Henüz konuÅŸmak için erken ama kiÅŸisel olarak benim niyetim, muhtemelen nisan ayında Bilgi Üniversitesi’nde yapılacak olan “Özgür Yazılım ve Açık Kaynak Günleri“ne kadar iÅŸin Creative Commons tarafında duracak bir yapıyı ayaÄŸa kaldırmak… Lawrence Lessig’in de katılacağı bir parti ile kutlasak diyorum hani CC Türkiye’nin kuruluÅŸunu, fena mı olur?
Bu arada kimler vardı toplantıda? Yukarda saydığım arkadaÅŸların dışında, benim hatırladığım, Selçuk Erdem (Penguen), Hakan Uygun (serbest yazılımcı), Görkem Çetin (Pardus geliÅŸtiricisi), S. ÇaÄŸlar Onur (Pardus geliÅŸtiricisi), Erkan Tekman (Pardus Proje Yöneticisi), Eray Özkural (Pardus geliÅŸtiricisi), Barış Metin (Pardus geliÅŸtiricisi), Gürer Özen (Pardus geliÅŸtiricisi), Bülent MurtezaoÄŸlu (danışman), Fırat Işıldak (avukat), Osman KöroÄŸlu (serbest gazeteci), Arda Çetin (geliÅŸtirici) ve UÄŸur Devril (öğrenci-blogger) vardı. İsimlerini unuttuÄŸum ya da tanışmaya fırsat bulamadığım arkadaÅŸlardan ÅŸimdiden özür diliyorum…
(…)
Eminim baÅŸka arkadaÅŸların da aklına gelmiÅŸtir ama yine de söyleyeyim. Selçuk Erdem’den Pardus için bir tema istesek, bizi dövmeye kalkışır mı acaba? Dünyanın en güzel tavuk, inek ve penguenlerini çizen adam karşımızdaki… Ayrıca benim kedim de aynı fikirde!








ayrıca toplantıya ait bir kaç fotoğraf da meren tarafından burdaki
Anonymous | 9 Ekim 2005 | 6:12 pmayrıca toplantıya ait bir kaç fotoğraf da meren tarafından burdaki sayfaya konulmuş.
Bu toplantıya gerçekten gelmeyi çok istemiştim ancak yurda taşınmam nedeniyle
Alper KANAT | 10 Ekim 2005 | 1:49 amBu toplantıya gerçekten gelmeyi çok istemiÅŸtim ancak yurda taşınmam nedeniyle gelemedim. 13:00′de dil kursundan çıktığım için de geç kalacaktım… Benim 2 tane arkadaşım gelmiÅŸ. Azer Demir ve Erhan.. Hatta meren’in çektiÄŸi resimlerde de görebiliyorum kendilerini.. Gönül Recai OktaÅŸ’ı ve Serdar Aytekin’i de orada görmek isterdi ama yok sanırım..
Bu arada Bilgi Üniversitesi’ndeki toplantıya zaman açısından sıkıntı da çıkmazsa gelmek isterim.. Bu arada babam meslekte 30 senesini doldurmuÅŸ bir avukattır.. Bu konuları biraz açmıştım dilim döndüğünce.. EÄŸer bu konuda bir çaÄŸrı olursa belki onunla birlikte gelirim ben de..