Piedra Irmağı Kıyısında Oturup Ağlama Tesisleri “gururla sunar!”

, ,


Karşımda bir kitap var. Adı “Öküz arabasını satan derviş”. Allah allah? Ben bu ismi bir yerden hatırlıyorum ama? Neyse… Kitabın kapağı, bir zamanların kötü Kemalettin Tuğcu romanlarını anımsatsa da, üzerindeki isme bakınca konunun üzerinde daha fazla durmadım: “Brezilyalı ünlü yazar Paulo Coelho’nun romanı işte, salak herif! Saçmalamasana!”

Ama beyin saçmalamaya devam ediyor: “Vah! Erdal Öz parasızlıktan böyle kapaklar mı yapmaya başlamış? Zevksizlikten olamaz canım, adamcağız bugüne dek Can Yayınları’nı namusuyla götürdü, herhalde çok parasız kaldı, ondandır…”

Dün Özgür Atanur’u Fotoğrafevi’nin önünde bıraktıktan sonra uğradığım kitapçıda beynim saçmalamayı daha fazla sürdüremedi. Konuyu unuttum gitti… Ta ki, benimle aynı kitaba takılan Ejderha Zamanı’ndaki yazıyı görene kadar!

Şimdi sıkı durun! Kitabı yazan uyanık vatandaşımız, romanının adını Robin S. Sharma’nın “Ferrarisini satan bilge” kitabından araklamış. Kapağın üstüne bir de yazar adı olarak Paullo Ceolho (Paulo Coelho değil!) yazınca olmuş mu sana aslanlar gibi “Tahtakale işi, trikotaj Lakoste” edebiyatı! Vallahi şaka değil!

Ejderha Zamanı bu kitabı yayınlayan Akis Kitap’a birkaç yeni kitap önerisinde bulunmuş. Öneriler şöyle: Samyel Berekket – Godot’u otlatırken, Umberitto Ecko- Gülün Suyu, Danyal Brawn – İbni Sina’nın şifresi.

Akis Kitap bunlara benzer pek çok şahesere imza atmış. Söylemesi zor ama benim favorilerim, “Türklerin uzaylılarla randevusu”, “Ateistler için din kültürü ve ahlak bilgisi” ve “Soğuk bir gazoz ister misin yavrum?” adlı külliyatlar. Sonuncusunun yazarının Nuri Alço olduğunu, sanırım ayrıca belirtmem gerekiyor.

Madem edebiyatımız için birşeyler yapıyoruz, ben de naçizane birkaç öneride bulunarak, Akis Kitap’ın ufkunu biraz daha açmak istiyorum:

Şaka bir yana, işi gücü bırakıp, Paulo Coelho’ya ve yayıncısı HarperCollins’e Türkiye’deki durumu kısaca anlatan bir mail attım. Gelen cevabı sizlerle paylaşacağım, sanırım epey güleceğiz :).


Bu arada Paulo Coelho’nun tüm dünyada satış rekorları kıran kitabı “Zahir“i sabırsızlıkla bekliyoruz. Simyacı’dan bu yana en iyi kitabı olduğu söylenen Zahir, İran’da çıkar çıkmaz yasaklanmış.

Özel istek üzerine not: “Piedra Irmağının Kıyısında Oturup Ağladım” Paulo Coelho’nun bir kitabının adıdır.

Özel istek üzerine not 2: Mutuk, Şarköy-Mürefte civarlarında üretilen ucuz bir şarabın adıdır. Kimisi “köpek öldüren” deyiminin bu şaraptan doğduğunu iddia eder ki, haksız olduklarını söylemek epey güçtür. Mutuk şarabını rahatlıkla “boya sökücü” olarak da kullanabilirsiniz.

Edebiyat, Türkiye

If you enjoyed this post, please consider to leave a comment or subscribe to the feed and get future articles delivered to your feed reader.

Comments

11 Responses to “Piedra Irmağı Kıyısında Oturup Ağlama Tesisleri “gururla sunar!””

Leave Comment

(gerekli)

(gerekli)


Notify me of followup comments via e-mail. You can also subscribe without commenting.