Burkina Fasa Fiso Halk Cemahiriyesi

Ali Işıngör’ün politika, açık yazılım, çizgi roman, tarih ve popüler kültür üzerine gündüz sayıklamaları…
  • rss
  • Anasayfa
  • Diğer maceralar
  • Kampanya
  • İletişim

“Geçerken hayal edilen yer”

9 Eylül 2005
focus, tarih, istanbul


Tüm sevenlere duyurulur. Ekim ayında vereceğimiz “Kayıp kentin sokak haritası” eki için kampa girmiş durumdayım. Evimde, önümde dev bir Bizans şehir haritası, dört bir yanıma saçılmış kaynak kitaplarla boğuşarak aralıksız bir şekilde yazı yazıyorum. Bugün dergiden bana yardıma sağolsunlar, aramıza yeni katılan Emrah Sayar’ı gönderdiler.

Şöyle şeyler yazıyorum:

4- Zeuskippos Hamamları: Hipodrom ile birlikte M.S. 196 yılında imparator Septimus Severus’un vakfı olarak inşa edildi. Pagan dönemin önemli yapıları arasında yer alan Zeus Hippios tapınaklarının yerine yapılmasından ötürü Zeuskippos adını alan bu hamamın ısıtma tesisatlarının bulunduğu kısım, tutukluların yerleştirildiği yer olarak da kullanılmıştı. 15. yüzyıla geldiğimizde kendisinden bir iz kalmayan bu hamamın bulunduğu yerde, ilginçtir, 1556 yılında Mimar Sinan tarafından Haseki Hürrem Sultan Hamamı inşa edildi! Şimdi bu kadar anlattıktan sonra sakın heveslenip elinizde bohça ile Haseki Hürrem Sultan Hamamı’na gitmeyin. Şimdilerde orası, Kültür Bakanlığımızın turistlere “halı ve kilim satış mağazası” olarak hizmet veriyor!

5- Topoi: Kadıköy’ün antik dönemdeki adının, hemen karşılarındaki yeryüzü cennetini görmemelerinden ötürü “Khalkedon” yani “Körler Ülkesi” olduğunu biliyoruz. Peki, Khalkedonlular karşı yakaya baktıkları zaman nereyi görüyorlardı? Tabi ki “geçerken hayal edilen yer” anlamına gelen “Topoi” sahillerini… Kökenini “Topeia” kelimesinden alan Ahırkapı bölgesi için Byzantionlular “Dünya’nın üçe bölündüğü yer” tabirini kullanıyorlardı.

8- Anaplous: Antik dönemde Prookhthoi (Çıkıntı) adıyla anılan bu bölge, zamanla halkın dilinde Brokhoi’ye dönüştü. Boğazın en sert akıntısını barındırması nedeniyle, M.S. 5. yüzyıldan itibaren artık Anaplous (Akıntı) adıyla anılan bu mahalle, sahilinden denize girilememesi ile ünlüydü. Osmanlı döneminde bu akıntılı bölgede nöbet bekleyecek bir cankurtaran ekibinin kurulmasına gerek görülmüştü. Anaplous’un üzerinde bugün Cankurtaran Mahallesi yükseliyor. Bir akıntı, şekil değiştirerek de olsa, bu mahallenin adını 2.000 yıldır belirliyor… Eski Yunanca’daki “akıntı ve ters akıntı” (anaplus ve kataplus) kavramları, 1960’lara kadar İstanbullu balıkçılarının yabancısı olmadığı kelimelerdi.

14- Sterkoraria Pyle: Eski Yunanca’da ahır (Sterkoraria) ve kapı (Pyle) kelimelerinin bileşiminden alan bu semtin adı, şehir Türklerin eline geçtikten sonra bile değişmedi. “Ahırkapı” semti, imparator I. Basileos (M.S. 867-886) tarafından yaptırılan kraliyet ahırlarının hemen yanında kurulmuştu. Schedel Hartmann’ın resimlediği 1493 tarihli Nürnberg Yazmaları’nda da görülen bu yapılar, Osmanlı döneminde padişah atlarının bulunduğu “Has Ahırı”na ev sahipliği yaptı.

Kısacası, bu aralar bana dokunmayın. Şaka bir yana, “geçerken hayal edilen yer”in yani İstanbul’un keyfini olabildiğince çıkarmaya bakın :)…

Not 1: Yukardaki çizim, Buondelmonti’nin 1422 yılında yaptığı Konstantinopolis haritasıdır. Bu ve buna benzer pek çok harita -ki bazıları ilk defa Türkiye’de yayınlanacak- ekim ayında Focus’un ekinde yer alacak.

Kategori
Coğrafya, Tarih
RSS Yorumlar
RSS Yorumlar
Trackback
Trackback

« Bir zorunlu açıklama Piedra Irmağı Kıyısında Oturup Ağlama Tesisleri “gururla sunar!” »

4 yanıt var

Ali Bey yine kampa girmiş... Ben de artık postacı yolu

Bedûh | 10 Eylül 2005 | 4:50 am

Ali Bey yine kampa girmiş…

Ben de artık postacı yolu gözlemeyeyim bari. Yanlış anlamayın Ali Bey sitem değil ufak bir espiri sadece :))

Hadi kolay gele…

yok öyle kampa filan girmek aslanlar gibi yazacaksın hatta hergün

Anonymous | 10 Eylül 2005 | 12:57 pm

yok öyle kampa filan girmek aslanlar gibi yazacaksın hatta hergün yaz

bana ikigünde bir yetmiyor kardeşim boş durma yaaaa…

bune vurdum duymazlık bune ben yaptım oldu zihniyeti….

***

herşey bir gün biter ben küllerimden doğar hayata gene çomak sokarım…

sondurak

Faydası olur mu bilmiyorum, Jacques Pervititch "Sigorta Haritalarında İstanbul" kitabıda

polente | 13 Eylül 2005 | 5:35 pm

Faydası olur mu bilmiyorum, Jacques Pervititch “Sigorta Haritalarında İstanbul” kitabıda enteresan haritalar barındırmakta şehre dair

Dönemsel nedenlerle bu konuya dair pek bir katkısı olmamakla birlikte,

Ali Işıngör | 13 Eylül 2005 | 7:34 pm

Dönemsel nedenlerle bu konuya dair pek bir katkısı olmamakla birlikte, kütüphaneme en kısa zamanda katmayı hayal ettiğim bir külliyattır kendileri :)…

Son sorduğumda 180 milyona yakın bir fiyatı vardı! Eğer alabilirsem, buradan cümlealeme duyuracağıma ve “üç gün üç gece” Pervititch şenliklerini başlatacağıma emin olabilirsiniz :)

Onun yerine, derginin parasıyla kendime, çok muhteşem bir indirimi (128 —> 62 milyon) yakalayarak John Freely’nin “Byzantine Monuments of Istanbul”unu aldığımı ve bu aralar koynuma akşamları bu kitabı alarak uyuduğumu söyleyebilirim. :)

Görmemişin kitabı olmuş efendim, neylersiniz…

Şaka bir yana, bilginiz olsun diye söylüyorum; daha çok Septimus Severus dönemi ile 1200′ler arasındaki bin yıllık dönemi inceliyorum.

Yorum gönder

Bu kodları kullanabilirsiniz : <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

Tersine Dünya


"Tersine dünya okulu eğitim kurumlarının en demokratiğidir. Giriş sınavı gerektirmez, kayıt parası almaz, derslerini bedavaya verir, herkese ve her yerde; yerde ve gökte... Tersine dünya okulunda, kurşun su üstünde kalmayı öğrenir, mantar suya batmayı. Yılanlar uçmayı ve bulutlar yollarda sürünmeyi..."
Eduardo Galeano-Tepetaklak

Biliyor Musunuz?


Son Yorumlar

  • Linux, Tekir ve kırmızı paraşütlü kedi… yazısı için sohbet tarafından yapılan yorum
  • Zeugma ya da Hasankeyf’i görmeyen gözler, İstanbul’u görür mü? yazısı için istanbul kckcekmece satilik daire tarafından yapılan yorum
  • Bir geliştirici olmak… yazısı için istanbul kckcekmece satilik daire tarafından yapılan yorum
  • 10 kaplan gücünde geliyoruz! yazısı için ela kurt tarafından yapılan yorum
  • Blogların gücü adına… yazısı için atakan tarafından yapılan yorum

Yazı Kategorileri

  • Çizgi roman (12)
  • Özgür yazılım (92)
  • Blogger (29)
  • Coğrafya (20)
  • Edebiyat (32)
  • Fotoğraf (11)
  • Hayat (58)
  • Kültür (52)
  • Politika (25)
  • Sanat (9)
  • Tarih (22)
  • Türkiye (14)

Arşiv

  • Şubat 2008 (3)
  • Aralık 2007 (2)
  • Ağustos 2007 (1)
  • Temmuz 2007 (3)
  • Haziran 2007 (2)
  • Mayıs 2007 (5)
  • Nisan 2007 (2)
  • Mart 2007 (2)
  • Şubat 2007 (2)
  • Ocak 2007 (6)
  • Aralık 2006 (4)
  • Kasım 2006 (7)
  • Ekim 2006 (4)
  • Eylül 2006 (4)
  • Ağustos 2006 (2)
  • Temmuz 2006 (8)
  • Haziran 2006 (4)
  • Mayıs 2006 (3)
  • Nisan 2006 (5)
  • Mart 2006 (5)
  • Şubat 2006 (12)
  • Ocak 2006 (7)
  • Aralık 2005 (12)
  • Kasım 2005 (12)
  • Ekim 2005 (20)
  • Eylül 2005 (16)
  • Ağustos 2005 (19)
  • Temmuz 2005 (24)
  • Haziran 2005 (15)
  • Mayıs 2005 (14)
  • Nisan 2005 (8)

Son Yazılar

  • ECMA’dan Dersler: Bas bas paraları Leyla’ya-4
  • ECMA’dan Dersler: Tüh, sandalyemiz kalmadı!-3
  • Zeugma ya da Hasankeyf’i görmeyen gözler, İstanbul’u görür mü? (2)
  • Linux, Tekir ve kırmızı paraşütlü kedi…
  • Danilo Türk’tür Türk kalacak!
  • Özgürlükİçin tasarımcı arıyor!
  • “Enternasyonal Şalala”
  • Şark Tuhafiyesi
  • Milano, tasarım ve birkaç düşünce…
  • Just for fun!

Moleschino Tayfası

  • - Moleschino -
  • A. Murat Eren
  • Ahmet Aygün
  • Arda Uysal
  • Atilla Aktuna
  • Özlem Pak Işıngör
  • Barış Metin
  • Duygu Özpolat
  • Erkan Tekman
  • Hakan Uygun
  • Selma Şevkli
  • Zafer Karkaç

Hastasıyız

Özgürlük için Pardus...

Bunları dinliyorum

Tagboard

Creative Commons License

Bu site Creative Commons Lisansı ile korunmaktadır.
rss RSS Yorumlar valid xhtml 1.1 design by jide powered by Wordpress get firefox