Cennette kesinlikle kablo yok!
3 Eylül 2005
Nihayet yeni dizüstü bilgisayarıma kavuştum. Asıl güzel olan, evimin yakınındaki beş yıldızlı otel ve restoran bolluğundan ötürü 24 saat kablosuz genişband internet erişimine sahip olduğumu keşfetmem.
Conrad Otel, ÇıraÄŸan Kempinsky ve La Maison. Acaba hangisini seçsem? Seçim yapmak hiç bu kadar zor olmamıştı :)…








Hayırlı olsun, kablosuz internetin keyfini evin her köşesinde yaşayınca daha
Ahmet AYGÜN | 3 Eylül 2005 | 9:55 pmHayırlı olsun, kablosuz internetin keyfini evin her köşesinde yaşayınca daha bir keyifleneceksiniz (ben oldum ordan biliyorum).
Kablosuz internet çok zevkli birşey.Bende bir aralar komşununkinden faydalanmıştım.:)
Kazma_Penguen | 3 Eylül 2005 | 10:18 pmKablosuz internet çok zevkli birşey.Bende bir aralar komşununkinden faydalanmıştım.:)
Isingor Resort diyelim. Ben kendi kaynaklarinizi kullanmanizi bekler ve oneririm.
sick princess | 3 Eylül 2005 | 10:48 pmIsingor Resort diyelim. Ben kendi kaynaklarinizi kullanmanizi bekler ve oneririm.
Evde zaten yeterince hızlı bir kablonet bağlantım vardı. Önümüzdeki hafta
Ali Işıngör | 3 Eylül 2005 | 11:00 pmEvde zaten yeterince hızlı bir kablonet baÄŸlantım vardı. Önümüzdeki hafta bu baÄŸlantımı bir kablosuz eriÅŸim noktası ile mahalleye açmayı düşünüyorum :)… Günün 20-22 saati atıl bir durumda duruyordu.
Ben internetin de “paylaşıma açık olanını” seviyorum, ona karar verdim…
Bence birde bölgede ücretsiz erişim olduğunu bildirir işaret koyun evin
Anonymous | 4 Eylül 2005 | 1:14 amBence birde bölgede ücretsiz eriÅŸim olduÄŸunu bildirir iÅŸaret koyun evin duvarına TT delirsin…
Darısı bizim başımıza;)
Ali Baş | 4 Eylül 2005 | 4:40 pmDarısı bizim başımıza;)
"Paylaşmak" ve "Beleş". İnsanı mutlu eden iki zıt kavram. Bu
denisutku | 9 Eylül 2005 | 11:21 pm“PaylaÅŸmak” ve “BeleÅŸ”. İnsanı mutlu eden iki zıt kavram. Bu kablosuz olayı sizi epey keyiflendirmiÅŸtir herhalde.
New York ve Londra sokaklarında laptoplarıyla gezip çevrede bedava Internet arayan gruplar var. Buldukları yere bir sticker koyuyorlar ve ayrıca Internette bir haritada işaretliyorlar. İstanbul için de yapılabilir sanırım bunlar. Ali Bey sizin sözünüzü dinler bu bloggerlar, şu işe bi el atsanız diyorum :)