Kayıp şehrin sokak haritası
26 AÄŸustos 2005
Çok çalışmam lazım, çooook! İki gündür uyku tutmuyor beni. Çok yoğun bir çalışma dönemine girdiğimde dünyanın en huysuz, nalet adamı olur çıkarım. Yine öyle bir döneme girdim.
Dün ekim sayısının gündem toplantısını yaptık ve hayatımdaki en yoÄŸun iÅŸ yükünü aldım üzerime. Bu ay derginin hem kapak konusunu hem de özel ekini ben yapacağım. İyimser tahminlerle 32 sayfalık bir ekin üzerine 9 sayfalık bir kapak dosyası demek bu…
Ekim ayında Focus’un yanında vermek için üzerinde harıl harıl çalıştığım ekin adı: “Kayıp Åžehrin Sokak Haritası”. Megaralılardan bu yana 3.000 yıllık bir yerleÅŸime sahne olan bu kentin ÅŸehir planı, bugün bile bazı yerlerde varlığını hiç deÄŸiÅŸtirmeden koruyor. Öyle ki, bazı sokakların sadece adları deÄŸiÅŸmiÅŸ! Fetih öncesi İstanbul’unu resmeden kimi gravürlerde, oturduÄŸunuz ya da içinden geçtiÄŸiniz bazı sokakların 800 yıl önceki halini görebilirsiniz!
1.200 yıl önceki kilise yazmalarına, 1470′lerden kalma Nuremberg yazmalarına, Matrakçı Nasuh’un minyatürlerine bakarak bir ÅŸehrin kaybolmuÅŸ sokak haritasını çıkartacağız bu ay… Zor, zor olduÄŸu kadar da sayısız arkeolog ve tarihçi ile konuÅŸmamızı, onlara danışmamızı gerektirecek bir ek bu…
Aslında uzun bir süredir merak ettiÄŸim ve üzerine 3-4 yıldır çeÅŸitli bilgi kırıntılarını topladığım bir konuydu bu. İstanbul’un bazı mahalleleri (Samatya, Balat, Küçükpazar, Laleli’nin arka sokakları) ÅŸehir planı açısından, üç aÅŸağı beÅŸ yukarı, 1.000 yıl öncesine kıyasla hiç deÄŸiÅŸmemiÅŸ durumdalar. ÖrneÄŸin, KocamustafapaÅŸa tren istasyonunun arkasındaki Marmara Caddesi ya da Cankurtaran mahallesinin sokakları 1.000 yıldır sadece isim deÄŸiÅŸtirdiler. Örnek mi?
Nuremberg Yazmaları adıyla ünlenen ve 1470 ile 1495 arasına tarihlenen ünlü gravür kitabında yer alan, yukardaki İstanbul tablosunda örneÄŸin, Amiral Tafdil Sokağı’nı görmemek mümkün mü? Hartmann Schedel’in çizdiÄŸi bu gravür, bugün bile bir turistin iÅŸine yarayabilir… Haritadaki gerçeklik muhteÅŸemdir: II. Bayezid zamanında Ayasofya’nın henüz iki minaresi vardır, Hipodrom’un bugün de ayakta duran güney kanadını, Teodosius sütununu, Küçük Ayasofya’yı (?) ve son dönemde arkeolojik kazılarda temelleri bulunan Aya Ekklesia’yı görüyoruz haritada!
Semt isimleri ise baÅŸka bir âlemdir. Bugün kullandığımız bazı semt ve sokak adlarının “Bizans azizlerine” ait olduÄŸunu söylesem ne dersiniz? Belki de bunu yazmamak en iyisi, neme lazım, birileri “istemezüük” diye ayaklanır, 1.000 yıllık sokağın adını deÄŸiÅŸtirilmesine de ben vesile olurum! Eh, bu vebalin altında da yaÅŸanmaz…
Neyse, devamını açıkçası ben de merak ediyorum :)…
Kapak konumuza gelince… Bunu bir süreliÄŸine daha gizli tutmak istiyorum, ama emin olun, herkesten önce siz öğreneceksiniz!
Sağlıcakla-Ali









Gerçekten çok ilginç ve zor konular. Bizans sokaklarına kadar inmek... İstanbul'da
postitler | 27 AÄŸustos 2005 | 2:55 pmGerçekten çok ilginç ve zor konular. Bizans sokaklarına kadar inmek…
İstanbul’da İETT piknikleri ile deÄŸil böyle çalışmalarla İstanbulluluk bilinci yaratılacağını birilerinin İBB’ ye de anlatması lazım.
Daha geç dönemler olsa da aklımda kalan bir kaç detay var, mesala bugünkü Pangaltı semtindeki Camiinin yerinde 1840 larda bir han ve birahaneler varmış. Semtin adı da eski bir bankacı olan Pancaldi’nin buradaki konağından geliyor. Yine Tatavla’nın da (Kurtuluş) hayli ilginç bir kuruluş öyküsü var. Barbaros Hayretin’in Ege Adalarından gemi yapımında çalıştırmak üzere getirdiği 10 bine yakın Rum esir burada iskana tabi tutulur. Kasımpaşa tersanelerinde çalışır, cezalandırılanlar ise Galata kulesi zindanında yatarmış. 1800 lerde ise özel bir yönetmelik ile kendi kendilerini bile yönetmeye başlamışlar. Madam Feri’nin hikayesinide bilmeyen yoktur heralde.
Aslında bunların hepsi bilindik şeyler, bilinmeyense Bizanslı yıllarda İstanbul sokakları.
Zor azizim zor…
Bu işin altından neler çıkacak merakla bekliyorum.
Hadi kolay gelsin. :))
Güzel konu. Bilmediğimiz o kadar çok şey var ki
Dragon | 29 Ağustos 2005 | 11:31 amGüzel konu. Bilmediğimiz o kadar çok şey var ki
Muhtemelen zaten bakmışsınızdır. Henüz bakmadıysanız kesinlikle öneririm. Jacques Pervititch, Sigorta Haritalarında
polente | 21 Eylül 2005 | 10:29 pmMuhtemelen zaten bakmışsınızdır. Henüz bakmadıysanız kesinlikle öneririm.
Jacques Pervititch,
Sigorta Haritalarında İstanbul. Harika bir kitaptır.
Sizin ilgilendiğiniz dönemden biraz daha ilerisini resmetmiş olsa da.
şişli ve nişantaşının arasında kalan pangaltı semtinin haritasını rica etsem.mümkünse
ali kutlu | 27 Ocak 2007 | 4:23 pmÅŸiÅŸli ve niÅŸantaşının arasında kalan pangaltı semtinin haritasını rica etsem.mümkünse tabi?tÅŸkr…