“Kelp ile Tahir”
20 Temmuz 2005
Geçen hafta yazdıÄ?ım, “Ne kendi etti rahat, ne âleme verdi huzur” baÅ?lıklı yazının sonunda, isteklerin artması halinde “bis” bile yapabileceÄ?imi söylemiÅ?tim. Eh, okur istek yaptıÄ?ına ve boynumuz onun önünde “kıldan ince” olduÄ?una göre, sözünü verdiÄ?im diÄ?er Tahir öyküsünü anlatmak Å?art oluyor:
Bu seferki hikâyemiz, yine Osmanlı dönemine, ama biraz daha eskiye dayanıyor… Dördüncü Murat devrinin ünlü Å?airi Nef’i'ye densizin biri, hatta adını da söyleyelim, padiÅ?ahın yakın çevresinden Tahir isimli bir softa, “kelp” yani “köpek” deme gafletinde bulunur!
Nef’i gibi bir Å?airle baÅ? edilir mi? Yazık etmiÅ? kendine… Ã?te yandan, IV. Murat’ın sevgisini kazanan bir din adamına hak ettiÄ?ince cevap vermek, eh, en hafif tabiriyle “biraz cesaret” ister! Ama Nef’i bu, onu kim durdurabilmiÅ? ki? TutmuÅ?, bir dörtlük yazmıÅ?:
Bana tahir efendi kelp demiÅ?
İltifatı bu sözde zâhirdir.
Maliki mezhebim benim zira
İtikadımca kelp tahirdir…
Günümüz Türkçesine çevirmek gerekirse, “Tahir Efendi bana köpek demiÅ?, saÄ?olsun; ama ben Maliki mezhebindenim, Maliki inancına göre köpek temizdir (tahirdir)” anlamına geliyor bu dörtlük. Tabii son satırı, “Asıl köpek Tahir Efendi’dir” Å?eklinde de okuyabilirsiniz!
Osmanlı hiciv sanatının doruk noktalarından biri olan bu dörtlükten sonra Tahir Efendi’nin sesi soluÄ?u bir daha çıkmamıÅ?…. Nasıl çıksın ki? Aradan 400 yıl geçmiÅ? ve hâlâ bu dörtlüÄ?ü konuÅ?uyoruz!
Nefi’nin sesinin kısılması ise bir baÅ?ka vesileyle bu kez sadrazamlardan Bayram PaÅ?a’ya “köpek” demesi yüzünden gerçekleÅ?ir. PadiÅ?ah IV. Murat’a bir daha hiciv yazmayacaÄ?ına dair söz vermesine raÄ?men dilini tutamayan Å?air, ölüm fermanını da kendi imzalamıÅ? olur.
Rivayet odur ki, idam edilmeye giderken kendisine, dalga geçerek “Rahmetli babama da selamlarımı iletirsin” diyen sadrazam Bayram PaÅ?a’ya, “Ben validenizin yanına gidiyorum” diyecek kadar da son nefesine dek “formdan düÅ?meyen” sıkı bir abimizdir kendileri…
Aslında Nef’i üzerine anlatılabilecek daha çok anektod var, ama sanırım tadında bırakmak en iyisi…








Merhabalar, Bir blogunuz oldugunu bilmiyordum, A. Murat Eren sayesinde kesfettim ve
Duygu Ã?zpolat | 22 Temmuz 2005 | 12:51 amMerhabalar,
Bir blogunuz oldugunu bilmiyordum, A. Murat Eren sayesinde kesfettim ve takip ediyorum :) Keyifle okuyorum. Nef’i icin “bis” yapasim var benim esasinda :)
İlk fırsatta Duygu Hanım :)... Bize ne zaman tekrar çeviri
Ali IÅ?ıngör | 23 Temmuz 2005 | 3:13 pmİlk fırsatta Duygu Hanım :)… Bize ne zaman tekrar çeviri yapacaksınız?
TeÅ?ekkür ederim efendim. Ã?eviriyi her zaman keyif ile yapabilirim, sizler
Duygu Ã?zpolat | 23 Temmuz 2005 | 8:35 pmTeÅ?ekkür ederim efendim.
Ã?eviriyi her zaman keyif ile yapabilirim, sizler ne zaman isterseniz. :)
Ben de Nef'inin ölüm anı üzerine bir ekleme yapmak istiyorum: Nef'i
Mert Ercan | 3 Kasım 2006 | 12:09 amBen de Nef’inin ölüm anı üzerine bir ekleme yapmak istiyorum:
Nef’i ölürken kendisini öldürecek cellat baltasını tam havaya kaldırmıÅ? ve savuracakken celladın teri Nef’inin kafasına düÅ?er ve Nef’i”Cellat efendi mürekkebinizini damlattınız” der. Bir süre sonra cellat baltayı sallar ve Nef’inin kafasını vücudundan ayırır.
Nef’i son anında bile formdadır.
Geçen gün öÄ?retmenimiz anlatmıÅ?tı bunu, Nefî gerçekten çok büyük bi
Anıl AKALAN | 16 Kasım 2006 | 10:26 pmGeçen gün öÄ?retmenimiz anlatmıÅ?tı bunu, Nefî gerçekten çok büyük bi Å?air, yaÅ?adıÄ?ı dönemede damgasını vurmuÅ? zaten..
muhterem hocam ılyas çakır sayesınde nefi den de bır meyvenin
vedat ates | 23 Aralık 2006 | 4:55 pmmuhterem hocam ılyas çakır sayesınde nefi den de bır meyvenin tohumunu aldık nerede Å?imdi eskisi gibi hiciv ustaları
bu dörtlüÄ?ü bende çok severim gerçekten zeka ve dilbilgisi ister
sedat | 17 Nisan 2007 | 2:28 pmbu dörtlüÄ?ü bende çok severim gerçekten zeka ve dilbilgisi ister bu dörtlüÄ?ü yazmak…ama hicvettiÄ?i kiÅ?inin ismi tahir deÄ?ilde eÅ?anlamlısı olmayan bir kelime olsaydı ne yazardı onu merak ediyorum… tahir(temiz).