Burkina Fasa Fiso Halk Cemahiriyesi

Ali Işıngör’ün politika, açık yazılım, çizgi roman, tarih ve popüler kültür üzerine gündüz sayıklamaları…
  • rss
  • Anasayfa
  • Diğer maceralar
  • Kampanya
  • İletişim

Türkiye’de kaç atom bombası var?

7 Temmuz 2005
politika, strateji, nükleer


Geçtiğimiz haftalarda İtalya’nın en çok tartıştığı konulardan biri, nedendir bilinmez, Türk medyasında hiç yer bulmadı. Şimdi ne diyeceğinizi duyar gibiyim; “Kardeşim bunu senin bilmen lazım, Hürriyet Medya Towers binasında çalışmıyor musun?”

Aslında bu soruya verebileceğim iki cevabım var. Birincisi, bu satırları yazan “fakir kulunuz”, hiç kimsenin takmadığı, “hadi bir köşede de bir bilim dergimiz çıksın” diyerek varlığına katlanılan, tahammülfersa kadın ve dekorasyon dergilerinin beşte biri kadar yatırım yapılmayan bir yayında çalışan bir “zavallı”… Hürriyet Binası, içindeki günlük gazeteleri ve 30′u aşkın dergisi, Doğan Online’ı, holding yönetimi, Doğan Yayınları ve benim bile henüz keşfedemediğim departmanlarıyla postmodern bir “otomobil fabrikası”… Bu yüzden bu binanın geri kalanındaki yayınların “haber”e karşı nasıl bir refleks geliştirdiğini bilemiyorum.

İkinci cevabım biraz daha acımasız: Serdar Turgut’un yerinde bir gözlemle, “Beyaz Türk medyası” dediği bu yapının, “benzemeye çalıştığı” şeyin kötü bir taklidi olduğunu düşünüyorum. Daha açık anlatmak gerekirse; tatilini Santorini’de geçirip, Petrus şarabını nasıl içtiğini anlatan, Nişantaşı’dan Philippe Starck imzalı koltuk satın alan bu insanlar, o benzemeye çalıştıkları Avrupai burjuvalığı yani şehirliliği hâlâ becerebilmiş değiller.

Nasıl olsun ki? Çoğunun altını kazıyın, kendileri iyi bir kolejde okumuş olsalar dahi, ailelerinin İstanbul’a 1960′larda, hadi bilemediniz 1930′larda geldiğini göreceksiniz! Bu biraz da Türkiye’nin modernleşme macerasıyla ilintili bir konudur, Mustafa Kemal ve arkadaşları bu ülkenin burjuvazisini o yıllarda yaratmaya çalışmışlardı. Bu yüzden de ortaya bazı garabetlerin çıkması doğaldı: Ürettiğinden fazlasını tüketen, hatta pahalı olanı tüketmeyi bir gelişmişlik göstergesi sayan, olaylara neden sonuç ilişkisi içinde bakmayı bilmeyen, AB üyesi olmayı vize kuyruğunda beklememek sanan bir kitle yaratıldı. Bu nedenle bazı “yaşamsal tartışmaların” Türkiye’ye ve Türk medyasına yansımaması, son derece doğal…

İtalyanların bugünlerde hükümetlerine yönelttikleri sorunun Türkiye’de de gündeme gelmemesi, hem korkutucu hem de düşündürücü: “Ülkemin sınırları içinde kaç nükleer başlık var ve bu başlıklar bir ihtiyaç halinde, nasıl ve kim tarafından kullanıma sokulacak?”

İtalyanların bu konuyu kıyasıya tartışmalarının nedeni, Washington merkezli “Natural Resources Defence Council”in yayınladığı rapor. Rapordaki bilgiler, İtalya’nın savunma eski bakanları tarafından da doğrulandı. NATO ülkelerindeki Amerikan üslerinde bulunan nükleer başlıkların inanılmayacak ayrıntılı bir listesini veren 102 sayfalık bu rapor, tam anlamıyla “diken üzerinde” oturduğumuzu gösteriyor.


Rapora göre Avrupa’da en fazla nükleer başlık, 150 adetle Almanya sınırları içinde yer alıyor. Almanya’yı, 90 başlıklı Türkiye ve İtalya izliyor. Türkiye’deki başlıkların 50 kadarı doğrudan Pentagon’un emir komuta zinciri içinde yer alırken; 40 kadar başlık, “sınırları çok katı çizgilerle belirlenmiş” bir dizi ortak kullanım anlaşması çerçevesinde tutuluyor. Raporda “ortak kullanım” sınırlarının nerede başlayıp nerede bittiğine dair fikir verecek bir örnek, 1974 Kıbrıs Barış Harekâtı sırasında Amerikan yönetiminin Yunanistan’ın elindeki nükleer başlık takılabilen Nike Hercules füzelerini “depoya kaldırması” olayı ile anlatılıyor…

Ülkenizde 90 kadar nükleer başlık olunca, ister istemez insanın aklına, “karşı taraf”ın kaç başlığı bize doğru yönelttiği sorusu geliyor. Düşünmesi bile korkunç…

“Heyoo bizim de atom bombamız var!” diye sevinecek şabalakları Can Yücel’in bir şiiriyle uyaralım:

Köpek,
mülkün sahibi değil,
köpeğidir.

Kategori
Politika
RSS Yorumlar
RSS Yorumlar
Trackback
Trackback

« Masal masal matitas… Ütopya ne işe yarar? »

Yorum gönder

Bu kodları kullanabilirsiniz : <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

Tersine Dünya


"Tersine dünya okulu eğitim kurumlarının en demokratiğidir. Giriş sınavı gerektirmez, kayıt parası almaz, derslerini bedavaya verir, herkese ve her yerde; yerde ve gökte... Tersine dünya okulunda, kurşun su üstünde kalmayı öğrenir, mantar suya batmayı. Yılanlar uçmayı ve bulutlar yollarda sürünmeyi..."
Eduardo Galeano-Tepetaklak

Yazı takvimi

Temmuz 2005
Pts Sal Çar Per Cum Cts Paz
« Haz   Ağu »
 123
45678910
11121314151617
18192021222324
25262728293031

Biliyor Musunuz?


Son Yorumlar

  • Güzel bir hafta sonu sabahı… yazısı için devrim tarafından yapılan yorum
  • Dünyanın en devrimci balığı yazısı için İran’ı sevmek için 41 neden - ÖmürDediğin.com tarafından yapılan yorum
  • Aşkın, deliliğin, oturmaz düşüncenin “özgürlüğü için…” yazısı için Özgürlük, bağımsızlık ve gelecek için Pardus | teknoist.com tarafından yapılan yorum
  • ECMA’dan Dersler: Bas bas paraları Leyla’ya-4 yazısı için ForumSefasi tarafından yapılan yorum
  • ECMA’dan Dersler: Bas bas paraları Leyla’ya-4 yazısı için serdar tarafından yapılan yorum

Yazı Kategorileri

  • Çizgi roman (12)
  • Özgür yazılım (92)
  • Blogger (30)
  • Coğrafya (20)
  • Edebiyat (32)
  • Fotoğraf (11)
  • Hayat (57)
  • Kültür (52)
  • Politika (25)
  • Sanat (9)
  • Tarih (22)
  • Türkiye (14)
  • Tekir (1)

Arşiv

  • Şubat 2008 (3)
  • Aralık 2007 (2)
  • Ağustos 2007 (1)
  • Temmuz 2007 (3)
  • Haziran 2007 (2)
  • Mayıs 2007 (5)
  • Nisan 2007 (2)
  • Mart 2007 (2)
  • Şubat 2007 (2)
  • Ocak 2007 (6)
  • Aralık 2006 (4)
  • Kasım 2006 (7)
  • Ekim 2006 (4)
  • Eylül 2006 (4)
  • Ağustos 2006 (2)
  • Temmuz 2006 (8)
  • Haziran 2006 (4)
  • Mayıs 2006 (3)
  • Nisan 2006 (4)
  • Mart 2006 (5)
  • Şubat 2006 (12)
  • Ocak 2006 (7)
  • Aralık 2005 (12)
  • Kasım 2005 (12)
  • Ekim 2005 (20)
  • Eylül 2005 (16)
  • Ağustos 2005 (19)
  • Temmuz 2005 (24)
  • Haziran 2005 (15)
  • Mayıs 2005 (14)
  • Nisan 2005 (8)

Son Yazılar

  • ECMA’dan Dersler: Bas bas paraları Leyla’ya-4
  • ECMA’dan Dersler: Tüh, sandalyemiz kalmadı!-3
  • Zeugma ya da Hasankeyf’i görmeyen gözler, İstanbul’u görür mü? (2)
  • Linux, Tekir ve kırmızı paraşütlü kedi…
  • Danilo Türk’tür Türk kalacak!
  • Özgürlükİçin tasarımcı arıyor!
  • “Enternasyonal Şalala”
  • Şark Tuhafiyesi
  • Milano, tasarım ve birkaç düşünce…
  • Just for fun!

Moleschino Tayfası

  • - Moleschino -
  • A. Murat Eren
  • Ahmet Aygün
  • Arda Uysal
  • Atilla Aktuna
  • Özlem Pak Işıngör
  • Barış Metin
  • Duygu Özpolat
  • Erkan Tekman
  • Hakan Uygun
  • Selma Şevkli
  • Zafer Karkaç

Hastasıyız

Özgürlük için Pardus...

Tagboard

Creative Commons License

Bu site Creative Commons Lisansı ile korunmaktadır.
rss RSS Yorumlar valid xhtml 1.1 design by jide powered by Wordpress get firefox