Veled mazbût velakin memleket puşt!
2 Temmuz 2005Dün akÅŸam uzun bir aradan sonra “eski M5 ekibi” -bir eksikle de olsa- bir araya geldi tekrar… Tabi ne yapılacak? İçilecek elbet! Neyse artık, Feyzi Öktem, uçak mühendisi dostumuz Cevat Sunol, Focus‘a dün katılan Osman KöroÄŸlu, blog aleminin gülü “Mtlda” ve ben aÅŸağı indik.
Çok eğlendik. Boş vakitlerinde uçak ve denizaltı yapan Cevat Sunol kardeşimizle otururken anlatılan bir fıkra, günün mânâ ve ehemmiyetine pek bir uyuyordu:
Petrol ÅŸeyhinin bir tanesi üniversitede okuması için oÄŸlunu İstanbul’a gönderir. Çocuk ilk devreyi baÅŸarıyla bitirdikten sonra notlar düşmeye ve çocuk hafiften serserileÅŸmeye baÅŸlar. İşin kötüsü, memleketten çocuÄŸa gönderilen avuç dolusu paralar da artık yetmemektedir! Åžeyhimiz oÄŸlunu kontrol etmek için adamlarından birini İstanbul’a gönderir.
Adam İstanbul’a gelince bir de ne öğrenir! Åžeyhin okusun diye gönderdiÄŸi oÄŸlu okulu bırakmış, kendini karıya kıza vurmuÅŸtur! Neyse, çocuk BoÄŸaz kenarında salaÅŸ bir meyhanede bulunur:
“Ya seydi, bu ne kepazeliktir! Baban seni merak eder! Kalk gidiyoruz Arabistan’a!”
Çocuk “Ayva seydi” der, “Ama önce bir otur da ÅŸu manzaraya bir bak…”
Åžeyhin adamı “Bunda ne kötülük olabilir ki” diye düşünür ve masaya oturur. Sandalcılar çaparilerini sallamakta, arkadaki tepelerin ardında batan kıpkırmızı güneÅŸ, BoÄŸaz’ı kırmızının tonlarına boyamaktadır. Manzarayı seyrederken, garsonun getirdiÄŸi kavundan bir tane aÄŸza atılır. Ardından peynirin de tadına bakılır. Eh eÅŸek deÄŸiliz ya, ÅŸu aslan sütü denen meredin de bir tadına bakalım derken orada ipler kopar!
Şeyhin oğlu ve Boğaz tarafından ayartılan adam, yorgun ve akşamdan kalma olduğu anlaşılan bir sesle, 15 gün sonra, efendisini arar:
“Ya seydi, veled mazbût velakin memleket puÅŸt!”
(…)
Bizimki de o hesap… İçtiÄŸimiz zaman “keyfimiz”den mi içiyoruz sanıyorsunuz?









Son Yorumlar