1922 yılında Afyon’da “birdirbir” oynamak…

, , ,


Saat 23:25 ve Focus‘un temmuz sayısını nihayet bağladık… Özgür son sayfaları kontrol ederken, benim yorgunlukla yazdığım son dakika resimaltlarım ile dalgasını geçiyor. Tarkan ise, “Şaka maka, bu ay bir sürü aksilik oldu. Dergi elemanlarının biri Amerika’ya diğeri ÖSS sınavına gitti derken ayın büyük bir kısmını iki kişiyle atlattık. Ama bana tek bir yazının iki günlük gecikmesi hariç, tüm işler zamanında geldi! Açıkçası, bu ay kime girdi, onu çok merak ediyorum?” diyor…

Bu ay sanırım bana ve Özgür’e girdi. Bir yanda, apar topar Amerika’ya yolcu ettiğimiz Umida’nın “İstanbul Efsaneleri”nin hammaliyesi; öte yanda ise yazmak zorunda kaldığım iki araştırma konusu… Bunların birinden bahsetmiştim, Volvo Ocean Race… Diğeri ise çok daha zor bir konuydu. Tarih boyunca bizim ders kitaplarımızda okuduğumuz savaşları, acaba “öteki taraf” nasıl yazmıştı? Aslında uzun yıllardır köşesinden bucağından bulup bir kenara attığım notları derlemem açısından yararlı; ulaşılan bilgiler açısındansa ilginç bir araştırma oldu…

Neler çıkmadı ki bu yazıyı yazarken? Çaldıran Meydan Savaşı’nı Şah İsmail kazanmış, Preveze diye bir deniz savaşı hiç olmamış, Balkanların dört asır boyunca Osmanlı toprakları olmasını sağlayan II. Kosova Savaşı’nı ise aslında Sırplar kazanmış! Tabii, bu onların iddiası… Buna benzer 10 ilginç tarihi olayı, karşı tarafın bakış açısını anlatarak aktarmaya çalıştık. “Kim Galip?” başlığını attığımız bu çalışma, bence hoş oldu.

Bu arada bizim tarafta da hiç bahsedilmeyen ya da unutmaya çalıştığımız ayrıntılarla da karşılaştık. Örneğin, yukardaki fotoğraf… Dergide altına malum nedenlerle sadece “Yunan askerleri yerli halk ile birdirbir oynarken!” diyerek geçiştirdiğimiz (anlayan anlar artık) bu kare, “işgal” altındaki bir Türk kasabasında çekilmiş. Tarih, 12 Mayıs 1922. Yani Büyük Taarruz’a sadece birkaç ay kala… “Yerli halk”ın başındaki sarıklardan Türk oldukları anlaşılıyor. Yunan ordusunun IX. Kolordu’suna bağlı askerlerle, “şaka gibi” belki ama, birdirbir oynuyorlar!

Kurtuluş Savaşı’nın bu yüzünü pek bilmeyiz. Bunu yazmaya kalkıştığı için Kemal Tahir’in “Yorgun Savaşçı”sı yakıldı bu ülkede… Mustafa Kemal ve arkadaşlarının Kurtuluş Savaşı’nı sadece düşmana karşı değil, yer yer “bu halka rağmen” kazandıklarını söylemek, onların verdiği mücadeleyi küçültmez, olsa olsa sadece büyütür.

Bunu niye mi anlattım? Bilmiyorum. Belki de iki satırlık kısa bir fotoğraf altına yazamadığım iki kelimenin eksikliğini hissetmem, belki de bloga içimi dökme isteği… Bunun için bana kızmayın, olur mu?

Not: Gelecek yazım, söz, Linux üzerine olacak…

Fotoğraf, Tarih, Türkiye

If you enjoyed this post, please consider to leave a comment or subscribe to the feed and get future articles delivered to your feed reader.

Comments

5 Responses to “1922 yılında Afyon’da “birdirbir” oynamak…”

Leave Comment

(gerekli)

(gerekli)


Notify me of followup comments via e-mail. You can also subscribe without commenting.