“Lungo come la fabbrica del Duomo”
20 Nisan 2005Özlem dün sabah nihayet Milano’dan döndü. Dünya modasının ve mimarinin kalbi orada atar. EÄŸer sizde geçen hafta boyunca Özlem gibi Milano’da olanlardansanız, bunun ne anlama geldiÄŸini anlatmama zaten gerek yok…
Ben bilmeyenlere yine de anlatayım. Her yıl nisan ayının üçüncü haftası düzenlenen “Milano Uluslararası Dekorasyon Fuarı”, dünyadaki tüm mimar ve tasarımcılar için gidilmesi farz olan “hac mevsimi”ni simgeler. Dünyanın dört bir yanından gelen dekorasyon firmaları ve genç yetenekler, fuar alanında “marifet”lerini sergiler. Fuar alanının dışında ise bambaÅŸka bir fuar daha vardır, bir standa dünyanın parasını vermek istemeyenlerin “alternatif fuarı”…
Neyse, iyisi mi birkaç rakam vereyim: Fuar alanı yaklaşık 350 dönüme yayılıyor! İstanbul’daki BiliÅŸim Fuarı curcunası ile karşılaÅŸtırmak gerekirse, 17-18 tane BiliÅŸim Fuarı demek… Ama bu alan bile artık küçük geldiÄŸi için, gelecek yıldan itibaren fuar, ÅŸehir dışında yeni bir mekâna taşınıyor. Geçen yılki 6 günlük fuarda yapılan iÅŸ anlaÅŸmalarıysa, o çok övündüğümüz Türk mobilya endüstrisinin yaklaşık dört yıllık cirosuna yakın! Bu yılki fuara gelen ve akreditasyonunu yapan gazeteci sayısıysa tam 3.500! Yani olimpiyatları izleyen muhabir sayısından daha fazla…
Bu arada küçük bir not: Milano’nun mimarlıkta bu kadar ileri gitmesinin var elbet bir “sebebi hikmeti”… Yandaki resimde görülen Duomo’nun yapımı 1386′da baÅŸlamış ve son ayrıntılarının bitirilmesi 1968 yılını bulmuÅŸ. Milano sakinleri bu yüzden bitmeyen iÅŸler için “Lungo come la fabbrica del Duomo” yani “Duomo’nun inÅŸaatı gibi” der…
Aklıma hemen burada, efenin ağır ağır zeybek oynamasını gören horon ustası Laz’ın “Bu kadar ağırını ben de yaparım” demesi geliyor… Eh, tek bir binayla 600 yıl boyunca uÄŸraşırsan, elbette mimaride iyi olursun!









gerçkten hoş bir blog. hazırlayanların eline kolun a saglık.
mobilya dekorasyon | 25 Şubat 2008 | 1:54 pmgerçkten hoş bir blog.
hazırlayanların eline kolun a saglık.
Bende çok beğendim ellerinize sağlık
İnşaat | 17 Mart 2008 | 7:24 pmBende çok beğendim ellerinize sağlık